seksenlerin hatirlamak bile istenmeyen objeleri

parlak taytlar, ayağın altına geçecek parçası olan taytlar, perma, dev kemerler, plastik tokalar, kabarık saçlar, plastik kocaman küpeler, bol ve kıçı örtecek kadar uzun kazaklar, kazağı pantolonun ya da eteğin içine sokmak, maksi etekler (tesettürü hatırlatması açısından)

upuzun ceketler

serpil çakmaklı tarzı toplanan saç (dolma)kadın ve erkeklerin t-shirt dahil tüm kıyafetlerinde kullanılan vatkaşalvar kot altına renkli spor ayakkabılar.erkeklerde yaygın olan futbolcu kesim saçlar.kadınların avizevari takıları.yarasa kollu kıyafetler.yeşil göz farı+pembe allık+kırmızı rujuyuşturucu batağını konu aldığını sanan absürd türk filmleri

portakaldaki diğer vitaminler, hücre zarı vs.(bkz: portakalda vitamin olmak)

iğrenç, klipsli, iri, sallantılı, sahte altın rengi küpeler.sarıya boyanmış, perma yapılmış, yukarıdan korkunç bir tokayla tutturulmuş saçlar.bir önceki tanımda sözü geçen tokalar. (kendi tanımımda, bkz: bir üst satır)belden sıkılmış bol, vatkalı, iğrenç desenli, korkunç gömlekler.bu gömleklerin altındaki korkunç taytlar, özellikle ayak altından geçen bir zamazingo sayesinde boru gibi duranları.pantalonun içine sokulduğu korkunç çizmeler.korkunç makyaj (daha kötüsü hiç olmadı, olmayacak).bıyıklarına fön çeken erkekler (nuri alço hariç).john travolta model saç kesimi (yukarılar kabartılmış, aşağılar traşlanmış).

hulohop vardı böyle bele takıp sallardınız, neydi o be..

banu alkan'ın evindeki bütün objeler*

zamanında her evin salonunu işgal etmiş kristal avizelerdir efendim bunlardan biri.

timberland içine beyaz çoraptaygır* marka spor ayakkabılar

piç traşı dediğimiz emrah modeli saç. üst ve enselerin kısa olması buna nazaran ensede hayvan gibi bi tomar saçın olması (bkz: macerayı seven adam).

kesinlikle modern talking, zira ben onları obje olarak nitelendiriyorum ve de hatırlamak istemiyorum(bkz: you're my heart you're my soul)

ibrahim tatlises'in ayagindaki kundura.(bkz: ayaginda kundura)

puantiyeli gömlekler ve etekler.

tabii ki besi bir yerde olarak da tabir edilen milli guvenlik konseyi uyelerinin posterleri. millete bol keseden bedava dağıtılmıştı sanıyorsam, hemen her dükkanda vardı, böyle duvarın en görünen yerinde asılı olarak çatık kaşlarla bakarlardı millete, "hazırola geçin lan" diye..

(bkz: uzaktan kumandasız televizyonlar)

permalı simsiyah ya da sapsarı saclar ve şuanda tanımakta zorlandığımız serpil çakmaklı.

(bkz: cet obscur objet du desir)(bkz: that obscure object of desire)

omuzlara vatka takilarak giyilen cirtlak gömlekler

80lerin hatirlandikca nostalji yapilip gulumsenen objeleriyle ayni objeler.

(bkz: stres bileziği)

(bkz: ranbo bıçağı)

o yıllarda kadınlar streç kot denen bir nane giymişlerdir ki halen erkeklerin kabuslarını süslemektedir, hatırlanmaması için özel toplu terapi seansları düzenlenmektedir. bir rivayete göre o yıllarda streç kot giyen kadınlara bakan erkekler hala cinsel sorunlar yaşamaktadır.

kafam kadar gunes gozlukleri.ahu tugba'nin tum jimnastik gardrobu(ozellikle pembe olanlar).hulya avsar dansi

dizaltına kadar inen yarasa kollu örgü elbiseler ve bu elbiselerin altına giyilen berbat görünümlü çizmeler... yüzü gerdirmek suretiyle toplanan saçların kelebek tokalarla kıstırılması, basket potası kadar büyük halka küpeler... hoş bunları hala takan hanım kızlarımız yok değil

(bkz: vatka)

(bkz: disko gencligi)

kesinlikle ayağın altına girecek parçası olan tightlar koca popomuz afişe olmasın gayretiyle üstüne giyilen salaş garip gömlekler.bunlar tightlardan uzun olup popoyu örterdi.armut vücut teyzeler de gömlek içine takılan vatka vasıtası ile popo genişlikleri ile omuz genişliklerini eşitlemeye çalışırlardı.bir de la boom diye bir film vardı sophie marceau teyzenin ilk meşhur olduğu film olsa gerek. oradaki slow şarkıdan esinlenilerek slow şarkılara çakmakla eşlik hareketi yüzünden sigara içmesen bilekonsere giderken çakmak taşınırdı.

yeke yeke ayakkabıları (sadece bir tabandan ve tabana bağlı dandik bir çift kalın lastikten ibarettiler); geniş bir lastiğe sütyen kopçası takılarak elde edilen rengarenk lastik kemerler, orlondan örme etek ve kazak 'takım'ları (ki genellikle cart kırmızı, cart yeşil tonlarındaydılar) bu objelere örnektirler, ve en önemlisi de her ne kadar obje olmasa da her pazar günü yayınlanan ve akşama kadar süren pazar programları ve kutulu yarışmalar da hatırlanmak istenmez.

kolları kıvrılmış beyaz astarlı ceket giyip ortaya çıkan kıllı kollarına kalın altın künye takan kabarık saçlı adamlar

(bkz: lambada tisortu)

vatkali ceketyarim salvar pantolonbermuda sort

(bkz: 2000lerin hatırlanmak bile istenmeyen anketleri)

(bkz: tayt ustu kazak) *

en başlarında 'espadril', 'kar yıkama kot pantolon' ve şal desenli gömlek yer alan liste.

kesinlikle vatkali buluzlar.... kadinlar bi kere kemik yigini seklindedirler, o buluzlar sanki askisiyla beraber giyilmis gibi durur, bir de mutlaka o buluzun beline siki 10 cm kalinliginda kafam kadar tokali bi kemer takilir. tek kabusumdur o yillarin modasinin geri gelmesi...ayrica permali saclara takilan kelebek seklinde mandal tokalar vardir ki tarihten silinmelidirler.

dev güneş gözlükleri, insanların suratlarını görmek mümkün olamıyordu safi gözlük olmuşlardı o dönem

yerlere kadar sallanan inci ya da sahte inci kolyeler. ne yazık ki çirkin bir retro dalgası ile yavaş yavaş geri dönüyorlar.

paçaları 18* bol pantolonlar. bir de genel olarak büyük kardeşe küçük gelen kıyafetlerin küçüklere zorla giydirilmesine de karşıyım, onu da bu platformda belirtmek isterim.

kunyediskolardaki yanar doner toplarrenkli soket corap + naylon corap kombinasyonlari

dönemin sonundan: bileklere çarpılınca şaaak diye dolanan bilezikler.

(bkz: hülya avşar tokası)(bkz: hülya avşar kazağı)

fizo,diskolarda dans eden yaşar alptekin özentileri...hatta diskoda dans eden yaşar alptekin...

kağıttan imal edilmiş, iki saniyede pelteleşip çözülen dandirik kamışlar.

elektrogitar şeklinde konfigüre edilmiş dallama keyboardlar

yeşil polis uniforması.

sokak başlarını tutan tank, panzer, cip ve benzeri araçlar. (politik mod on)

(bkz: anket defteri)

emrah, ceylan ve aynı familyadan gelen diğer humanoid objeler. arabesk.

siyah üzerine fosforlu yeşil veya pembe çizgili taytlarşalvarlarıyla break dans yapan gençler(bkz: allah belanı versin dr alban)

seksen tane büyük boy pil ile çalışan dev kasetçalar.(bkz: omuzda teyp taşımak)

boyuna takılan masa başı çalar saati, mc hammer traşı.

dilleri disarda olan kaba beyaz spor ayakkabilar.

bir kasedi iki defa dinlemeden pilleri bitiren, kutuk gibi walkmanler.

(bkz: kenan evren)*

şu an pek de hatırlayamadığım şeylerdir. demek ki isteyince oluyormuş. (tamam, siz beni sonra ararsınız.)

kesinlikle commodore 64'lerin kasetçalar şeysi. ne çileydi be kardeşim!! yok takılır, okumaz, yok en başa aldığında counterını resetlersin 023'te oyun başlaması gerekir, başlamaz. bi daha başa alırsın falan. kasetlere sahip olan ve mutlu mesut commodore 64 oynayan bir insan tanımadım ben.disketli commodore sahipleri kral muamelesi görürlerdi o zamanlar

(bkz: 80lerde vatka olmak)

(bkz: oduncu gomlegi)

vatkalar,tunikler ve kalın kemerler ,kelebek tokalar,kabartılmış saçlar...

bel çantası. allahım kurtardın bizi şükürler olsun sana.

tek kanalli televizyon ve her seyin asiri planli programli olmasi. persembe aksami dini yonden kuvvetli programlar, cumartesi sabahi cocuk programlari, pazar oglen klasik muzik konseri, her hafta her zaman her sey plan program icindeydi.

aslında hatırlandığı zaman artık nostaljik bir şekilde komik gelen, ancak modanın seksenlere nur yağdırması sonucunda göze göze sokulacak nesnelerdir... ayaktan başlayarak yukarı doğru çıkılırsa:- siyah loafer, yazın timberland veya sebago docksides... ha, kışın hayri'den alınan altı artı şeklinde desenli süet ayakkabılar da caizdir.- adidas stan smith, puma davis cup, nike mcenroe veya adidas top ten de olur... ok yıldızlı deri converseler de olurmuş, mrs camurlusular uyardı...- beyaz havlu çorap (bu durum grease'in cennet vatanımıza geç gelmesinden de etkilenmiştir)- dar kot pantolon (hatta stretch, yanı zımbalı da olabilir, illaki fiorucci veya illaki jordache, teşekkürler karıcığım)- alternatif pantolon: şalvar, kot olabilir, keten de olur...- palaska tipi kemer, rengarenk, renkler cart, kemerin ucu düğümle aşağı sarkıtılmış...- bol gömlek, yakalar küçük, uçları yuvarlak da olabilir (bkz: bebe yaka) hatta mintan tarzı yakasız olanları da görülmüştür.- ince deri kravatlar, örme kravatlar...- baklavalı kazaklar, illaki lambswool olacak, ama shetland da kabul görür...- vatkası abartılı ceketler, tek düğmeli kruvaze takım elbiseler, plili pantolonlar...- klasik damla biçimli ray ban güneş gözlüğü, ortası kemikli, altında halka olanı makbul...- pis sakal- önceleri faberge'den brut 33, pino silvestre ve aramis, sonraları azzaro, jules, kouros ve son dönemde fahrenheit parfümler... (teşekkürler medusa5, gx ve tarator)- steyşın vagon şeklinde kesilmiş saçlar, sigorta atana kadar fön makinesi kullanılmış...

commodore 64'e kafa ayari yapılması için cepte taşınan ne idüğü belirsiz tornavida.

ilkokulda giydiğimiz siyah önlük ve ortaokul-lisede ablalarımızın giydiği lacivert,gri renklerdeki okul jileleri.

yanları zımbalı strech kotların veya taytların üstüne giyilen tozluklar. dönemde aerobik salgınıyla başlamış, oradan sokaklara yayılmıştır.

(bkz: turgut özal çenesi)(bkz: semra özal gözlüğü)(bkz: kenan evren bastonu)(bkz: süleyman demirel'in şapkası)(bkz: bedrettin dalan'ın gözleri)(bkz: metin milli'nin pelerini)

darağaçları.

makas şeklinde küpeler vardı..ablalar takardı..yeşili pembesi...ufacık makas orta yeri 1 santim yok ama o kısım dan kulak gözükürdü..sanki makas kulağı kesmiş hesabı..salakçaydı..arkada gergin toplanmış saçlar evet vardı..ama unutlan şey önde bir tutam saçın alına dökülüp en sert jöle kullanılarak parmaklar yardımı ile göz hizasında kabartılmasıydı..kuaföre düğün öncesi gelinle beraber gelen grubun klasik saçı vardı bi de..saçlar gergin kafada topuz yapılır ama nedense bir tutam saç yandan bırakılır ve mutlaka tel maşa ile kıvırtılırdı..insanda koşup o saçı çekip koparma isteği uyanırdı..

özal'ın kalemi, öyle sosis parmaklar arasında. bak kötü oldum yine.

futbol ayakkabısı şeklinde plastik ve ayakkabının burnundan açılan kalem kutuları.

esem spor lastik ayakkabıları

sırtı yukarı gelecek şekilde duvara monte edilmiş,kırmızı ojeli,avuç içinde mıknatıs bulunan el şeklinde sabunluk

(bkz: rubiks cube)

kadınları uzaylıya veya amerikan futbol oyuncusuna benzeten vatkalar, bunlar bir de kayardı, kaydıgı zaman insanı ozurlu gibi gosterirdi.saca takılan kıskaclar, kelebek seklinde olurdu hemen hemen hern kadın bunu takardı saclarına .(bkz: serpil cakmaklı)leopar desenli kıyafetler, daracık parlayan siyah, mor mavi cesitli renklerde tayt lar gıyerlerdi, altına da puskullu puskullu cizme cekerlerdi, tabi bunların tayt altına buklum buklum olmus spor corap, beyaz spor ayakkabı cekip uzerlerine giydikleri sweat shirt ya da bol kazakların kollarını dirseklere kadar sıvarlardı. bir de saclara elektrige kapılmıs gibi krepeler yapılırdı ki evlere senlik bir goruntuydu bu, yıllarca hafızalardan silinmeyen ornekleri de vardır (bkz: ahu tugba)pedlerin icadı ya da yurdumda yaygınlasmaya baslamasından once kadınların kullandıgı sargı bezıne sarılı pamuklar da en vahim orneklerden biri olarak sayılabilir.

(bkz: komedi dans üçlüsü)

kar yıkama olarak tabir edilen camasir suyuna bulasmis gibi gorunen kot pantalonlar."uvvak uvaak cuk cukcuk" seklinde sarkı soyleyen insanların yer aldıgı lee cooper reklamları

acid dediğimiz gülen surattan oluşan renkli plastik daireler. bunların en çok sevileni klipsli küpe olarak kulağımızda gezdirdiğimiz gülen suratlardı.

-altıgen şeklinde,ortasındaki delikten geçirilen iplikle boyuna asılan silgi

siyah kaygan ve parlak kumaslı okul önlükleriilkokullarda sıraları ortmek icin kullanılan, her hafta sonu bir kisinin eve goturup annesine yıkatıp ütülettigi pembe-beyaz veya mavi-beyaz örtüler.ustu cicili bicili mıknatıslı kalem kutularınumarayı cevirirlken insanın parmaklarını yoran, aranan numara mesgul ise hayattan bezdiren cevirmeli eski telefonlar.bir girenin bir daha cıkmak bilmedigi ve ici sürekli çiş kokan sarı telefon kulübeleri.

(bkz: kalemtiraş)

(bkz: 80 lerde cocuk olmak)

sağda solda fütursuzca kullanılan playboy tavşanı ve playboy tavşanlı altın küpeler..

murat 131 arabalar...(bkz: bana gore)

evin en ücra köşesinde görüp de tırstığım ersen ve dadaşlar plağışöyle ki;http://progressive.homestead.com/files/ersen3web.jpg

(bkz: seksenlerin fenomen havlu çorapları)

ucu ıslandığında eli, yüzü, gözü, üstü, başı boyayan kırmızı kalemler. başlık kalemi. kırmızı parmak uçlarının nedeni..

(bkz: fuzo pantalon)

tavşan şeklinde makaslar vardi bi de.. kulaklarıyla keserdi.. palstik.

barbie bebekli pembe ve kaba spor ayakkabılar, önlüğün altına giyilen renk renk taytlar. uçları dantelli soset çoraplar..

hulya avsar, banu alkan ve film yildizi bir cok unlunun gozdesi sac banti. ozellikle disko sahnelerinde kabarik sac ve bunsuz olunmaz.

(bkz: necefli masrapa)

ablanın aslan yelesi saçları(bkz: 90 kusagi)

angora kazak ve o kazagin erkeklerde gomlekuzerine omuzlara atilip onde çapraz baglanması, hatunlarda döt ustu olmak üzere iki adet kullanım şekli bulunmaktadır.

merdiven trabzanı...kaç kere yuvarlanıp çarptığım gelir aklıma, ağlarım...

her ne kadar unutmak, yaldızlı dijital sandıklara gömmek, üzerlerine 21. yüzyılın kokuşmuş toprağını örtmek istesek de bir kısmı kısa bir süre içinde geri dönecek olan nesne, eşya, giysi ve aksesuarlar. günahı da sevabı da moda döngüsünün boynuna.

üzerinde birsürü düğmesi olan ve her her düğmeye basıldığında orasından burasından ayrı bişiyler fışkırtan kalemkutuları. bi düğmeyle ön sıradaki uyuz çocuğun ensesini kızartabiliyoduk valla benimkisi fişek gibi kalemtraş fırlatırdı.

kot etek ve ceketlerde bulunan fırfırlar, çoklu olarak takılan fosforlu yeşil, asit sarısı, çingene pembesi ince plastik bilezikler.

kaset seklinde film kullanan fotograf makineleri , (bkz: kodak 600)ayrica 8bit bilgisayarlar, (bkz: laser 200)

mekap'in m si

- başta mal mülk ne varsa içine sokulan yüksek belli pantolonlar olmak üzere, moda dünyasının büyük isimlerince de büyük bir fiyasko olarak kabul edilen 80'lerin modasına ait ayrıntılar.- darbeli matkap gibi patapata ses çıkararan motosikletler.- kömür kamyonları, bakılan her bacadan çıkan dumanlar ve her gece haberlerde hava kirlilik durumu.- uzaktan kumandasız televizyonlar.

belleri göğüslere kadar tırmanan kot pantolonlar.

saçları o komik dolma şekline ya da üstü kabarik yanlari gergin ötesi modele büründüren, başta kelebek toka olmak üzere her türlü alet edevat

bakkalarda bile satilan orglar.

kaynak:80 leri tam anlamıyla yaşayan bir arkadaşın gözlemlerinden derlenerek yazılmıştır..erkeklerin seksenler ile ilgili en nefretle hatırlayacağı "espadril" denen ayakkabımsı şeydir,rengarenk olur birde içine tezat renkten havlu çoraplar giyilirdi..sarı espadril içine kahverengi havlu çorap gibi.."travolta" dan sonra bir kot şekli cıktı ortaya .. paçalar dapdar ayak bileğinin zor geçtiği,beli dolaşım sistemini bozacak kadar kemerle büzülen basen baldır bölümü bol kotlar.. kotlarda yukarıdan aşağıya doğru yan tarafta sedefli çıt çıtlar sıra sıra dizilirdi..bol kazakgiyilir pantolonun içine sokulurdu..ve tabiki seksenlerdeki erkeklerin gönlünde taht kuran önce betamax ile başlayan daha sonra vhs ye terfi eden video kasetleriydi..o kadar seyredilip kopya yapılmıştır ki bu porno kasetler çiziklerden görüntü neredeyse kaybolurdu ama seksenlerdeki erkekler decoder siz cine 5 tadındaki o görüntüleri bile plazma tv tadında seyrederlerdi..aslında seksenlerdeki erkeklerin en buyuk sorunu pek tabi karşı cinsti..onlar için ne maymunluklar yapılırdı..kızlar da ağırdan satardı..çıkma teklifi bir erkeğin hayatındaki dönüm noktalarından biriydi..bunun için bir kulağında evet bir kulağında hayır yazan ve hangisini tercih ediyorsan yırtıp karşı tarafa vereceğin kartvizitler peydah olmuştu..kartvizitin ortasında sizi çok beğeniyorum siz de benimle çıkmak isterseniz evet yazan kulakçığı yırtıp geri iade edin şeklinde..tam anlamıyla kabustu..cumartesi "çay" ları..her 1 kıza ortalama 17 erkek düşen o çaylar..breakdance yapmaktan telef olmuş erkekler kızlar baktıkça dansa devam ederlerdi..neredeyse ruhlarını dans pistinde terk edeceklerdi o zamanın erkekleri..bloodymary lerin ağır abi içkisi olduğu cin tonik-cin mental gibi içkilerin ufak ufak içildiği dönemlerdi..erkek güruhu bir yanda kızlar bir yanda kesişmeler başlardı çaylarda..sonuç elde var sıfır olurdu..ne o eğlenmeye gittin..ve de olmazsa olmaz ''abi kızı bi kestim hasta oldu bana''palavraları.. ve seksenlerin araba dönemi..''çıs tak''dönemi de denebilir.tofaş şahin ler en parlak döneminde ülkede.. "pako" denen bir aksesuar firmasından satın alınarak arabaya yapılan eklemeler..''momo''jantlar,küçük direksiyon simitleri..ve tabii pioneer teypler..kx-73 teyp,gma-200 anfi,ts 2000 hoparlörler o donemin ideal konfigurasyonu idi..çıssss taakk çıss takkk şeklinde aşiyan dan bebek e doğru gidilir,aşiyanda park edilir..kapı bagaj açılır müzik dibine kadar fora edilirdi..sistem atışmaları ''kimin sistemi daha güçlü'' şeklindeydi..salak kızlar ortada kime yamansam kimi yanlasam şeklinde dolanırlardı.. birde araba ile turlamalar vardı..anlamadım anlayamacağım şekilde 4 erkek bir arabada sap sap dolanır manita yapma derdiyle yanıp tutuşurlardı..camdam sarkmış 4 sap..kız dese ki ''tamam seni beğendim'' arabada bincek yer yok..hangi akıllı insan evladı kız 4 yamyamın olduğu bir arabaya biner ki..ne o ''zamparalık yaptık''..''baba turladık gene''.. ''abi ne hatunlar vardı kestim hepsi hasta oldu bana haftaya tamamdır'' lafları..

hatırlandığında tüylerin kalktığı, herhangi bir şekilde görülüp, temas edildiğinde beyinde kalıcı hasara sebep veren alet/edevat bütünü. abuk subuk renklerdeki bandanalar, deri eldiven ve ceketler, bileğe takılan bilimum unisex incik boncuk ve türevleri bu kategorinin ağır toplarındandır.

cillop gibi bir montum vardı benim.arkasına kocaman bişi diktirmiştim onun. "metallica-ride the lightning" albüm kapağının tekstil versiyonu.o albüm hala süper de,o ne çirkin bir objedir...o ne iğrenç bir kılıktır allahım...

kısa paçalı şalvar kot, beyaz çorap, bağcık yerinde püskül olan ayakkabılar, tavuk götü tabir edilen saçlar.

ahu tuğbanın filmlerinde cengiz demesi...

örgü şeklinde saç bantları, dolma modeli saç yapmaya yarayan kelebek tokalar....

simon.. saçların perçem kısmına yapılan kuş yuvası gibi bir model. hangi akla hizmetti bilmiyorum

(bkz: sinclair zx spectrum) powerbook vardı da almadikmi.

(bkz: poşet su)

dolmuslardaki aksesuarlar ve calinan butun arabesk sarkilar, devran caglar, butun kucuk sifatli sarkicilar ve tabiki kucuk emrah filmleri, herkesin giydigi lacivert renkli yanlari beyaz seritli esofmanlar, esem ayakkabilar, hikmet simsek, uzay gemisinde gecen kayahan'li igrenc cocuk programi, bi de sarki soylerdi utanmadan o aluminyum folyodan yapilmis kiyafeti ile, bir alisveris bir fis, fisini de al mustafa ali sloganli reklamlar, turkiye'de yasayan insanlari salak yerine koyan, dogruyu yanlisi ogretme amacli yapilmis skecler, kabus gibi olan reklamlar.

-asala eylemleri`!* *-konusan bir obje olarak kenan evren!-universite kantinlerinde siralanmis yesil uniformali ve tahta coblu polisler!-sekiz sutuna manset yenildik ama ezilmedikler !. *

annelerin, babannelerin, halaların, teyzelerin adeta yaratıcılıklarını konuşturdukları kazaklardır benim için bu objeler. resim çizer gibi kazak yapılırdı o zaman. kompozisyon işlenirdi resmen. çıkar gezerdim sokakta reklam panosu gibi.

kesinlikle kelebek tokadır. saç diplerini acıtır insanın ama azimle takmıştır bunu her film yıldızımız nedense.. gırtlağa kadar çekilmiş düzeyde yüksek bele sahip olan pantolonlar da unutulmamalı tabii.

öncelikle vatkalar,sonra taytların üstüne giylien kıyafetler,bir de aslan yelesini (veya fino köpekleri)anımsatan saç kesimleri.hiçbiri umarım geri gelmez.modacılara buradan sesleniyorum,yapmayın etmeyin yazık bizlere.

bi yaz cocuktuk tabi ablamla en buyuk eglencemiz etekli kisa taytlarimizi, puskullu kollu tuhaf t-shirtlerimizi ve devasa fosforlu anahtar kolyelerimizi takip sabah sabah tv'de nazan oncel'in 'ayni nakarat' sarkisiyla uyanmakti. sonra da beyaz cizgili coraplarimiz ve cirt cirtli beyaz spor ayakkabilarimizla algidaciya gider, pazar gunleri cama dayanan baloncudan balon alirdik. erkekler kollarini iki kere kivirdiklari beyaz dar t-shirtleriyle deodorantlarini sikip ateri salonlarina giderlerdi.* ablacim iyice bi rukus takilirdi dize gelen bol ustler, cizgili taytlar, bendeniz ressam sapkasi, sezen aksu model kut kisa saclar, dev tasli siyah yuzuk, 5kiloluk kupeler benim ayagima uzanan mor boncuklu kolye, swatch'un devasa fosforlu saatleri, oduncu gomlekleri, kipkirmizi ruj..

(bkz: mullet)

(bkz: tüftüf)

-seiko 5 saatler-arabalarin arkasindaki karpuz goruntulu yastiklar-arabalarin onundeki kara simsek lambasi-sokaklardaki tas dosemeler -normal dogal tas--bmc motorlu ford minibusler not: bir aralar cok meshurdu, bu sonradan bmc moturu takilan ford minibuslerden hani sultan filmindeki ve balta burun da denilen benzinli ford minibusler benzin fiyatlari cok artinca, eski arabaya nispeten ucuz olan dizel bmc-levent motorlari takilir, fordun burnu kucuk yada bmc'nin motoru buyuk oldugu icin, minibusun onunde cikinti yapilirdi sanki araba hamile gibi gorunurdu bizim vardi ordan biliyorum, yazin hararet yapar, kisin ise calismazdi bir de bu bmc motorlu minibusler edit: simdi aklima geldi, aslinda motor tam sigiyordu ama radyetor motora uzak olsun diye radyetorle motor arasinda mesafe birakmak icin aracin burnu uzatilir boylece hararet ihtimali birazcik dusurulurdu

yürüyebilen çamaşır makinesi

her nekadar obje olmasa da;(bkz: herıld yani)

tunik tabir ettigimiz tisortler (illa ki puskullu)...kalcadan elbise lakapli sadece oyun havalari esliginde popo sallamayi seven kizlarimiza ozel moda reformu...evdeki agbi, dayi, amcaya askerdeyken gelen bilumum sarkici (sarkici kadin ise ciplakimsi poz vermis) kartpostali koleksiyonu...dugun davetiyesi koleksiyonu...ve benim cocuklugumu yemis, kabusa donusturmus duvarda asili arap kadin ve adam seysi.bir de uzerinde basi agriyan kadin resmi olan ve anneannemin isrararla bakkala gonderip aldirdigi gripin.hatirlamak istemedigimizden degil tabii ama, bir de her evde babaanne ve dede vardi o zamanlar...

bebek bezleri, tam hatırlamıyorum ama o koku gitmez burnumdan hiç. her bebek görüşümde o günlere geri dönerim.. bir de pudralar vardır, sonra emzikler, biberonlar.. of of seksenlerer kötüydü be dostlar, bilincim bile açılmamıştı. neyse en azından clementine i kaçırdık, psikoloji pek etkilenmedi.. buna da şükür.

söz konusu dönemde erkeklerin takım elbiseleri ve hatta aksesuarları komple bu kategoride yer almaktadır.

el şeklinde sabunluk

hatirlayacak arkadaslarin yuzlerindeki tebessum icin katilacagim ankettir.- agizda patlayan renkli toz sekerler (yazinca garip geldi ama caya atilan toz seker degildi onlar)- tepesindeki silgiyle yazdiklarinin silinbildigi emar marka tukenmez kalemler.- yirmi bin liraya alinabilen uc renk alternatifli amerikan eagle marka spor ayakkabilar, ilk cirtli ayakkabidir ayrica.- casio marka dijital kol saatleri, sayi vurma oyunlu olan modeli yikip gecmisti o donemi, tey tey.- toblorene marka cikolatanin karizma yerlerde satisa cikmasi.- kirtasiyelerdeki ithal kokulu silgiler.

hemoroit azdıran cin tonik, 80'lerin başı ithalat henüz patlamamış oto teybinden yapılan müzik sistemlerine takılan üç ışıklı modülatör. müziğin ritmine göre yanıp sönen sarı, kırmızı, yeşil lambalar.

(bkz: laklak)

(bkz: lambada ayakkabıları) (bkz: lambada çorabı)(bkz: lambada eteği)(bkz: lambada külodu)*lambada ayakkabısı süngerden imal edilmiş bir nevi sandaletti, her rengi bulunurdu. lambada külodu ise normal beyaz bir külot, yanlarında fosforlu renklerde dantel desem diil, fırfır desem diil, bi çeşit süs olurdu. semt pazarlarında kapış kapış giderdi bu ürünler, özellikle çocuk giyiminin vazgeçilmezleriydi. *

- melamin tabaklar.hatırlarım araba ile gelirlerdi oturduğumuz siteye. annem dahil olmak üzere sitedeki hemen hemen bütün kadınlar alırdı: melamin tabaklar, tepsiler, çay takımları... mutfaklar çiçekli böcekli melaminler ile dolardı. kırılmazdı bi de kolay kolay bu meretler, değişmesi için renklerinin solması gerekirdi.

türk takımlarının avrupa maçları..zira 90 lara kadar olanların hepsini hafızadan silmek lazım gelir..

dügmesine basınca acılıp kapanan...tamamı demir den yapılmış...''şak şak'' diye ürkütücü ses cıkarmayı başaran kültablaları...

baklava desenli kazakserpil cakmakli'nin sıkça kullandığı gozleri hafif çekik yapmaya da yarayan kıskaçlı büyük toka

fame city'den kazanilan ve evdeki oyuncak nufusunu gereksiz yere arttiran oyuncak tavsanlar.

umutlara ve hayallere vurulmuş cop, kilit ve kelepçeler..

(bkz: hatırlamak bile istemiyorum)

paçalarında lastik olan, o lastiklerin ayak topuğu civarlarına geçirildiği, bacakta boru gibi duran taytlar...

pet şişelerinin altında çıkabilen mavi parçaları , yollarda komançero diye bağıran adamlar .....

(bkz: lava lamp)

"uvvah uvvah lii kuupirr, uvvah uvvah lii kuupirr" denen reklam.(bkz: lee cooper)

benettonun 10 kisinin 9 unda olan gullu gomlekleri..

abüüüüüüübee melodili çalan kornalar ve onu taklide kalkışan ahali...

seksenli yılların ta en başlarında kullanılan "derinlikli" bir objeyi yazarak katılabileceğim liste: otomobil camına yapıştırılan plastikten sallanan el...aslında o zamanlar, sevdiceklerimize eyvallah demekten imtina edecek kadar tembel de değildik. fakat beri yandan, trafikte seyredenlerle işveleşme, cilveleşme hallerimizi bu yolla mı açığa çıkarıyorduk diye sormadan duramıyorum. bir de şu soru geliyor aklıma: bunu icat eden beyefendi kaç para kazandı? bir başka deli kazanç kapısı çim adam da ister istemez parlıyor hafızamda, gerçi o 90'lı yılllardan kalma bir fecaattir ya, neyse...

oymalı kakmalı mobilyalar..

(bkz: tavuklu saat)**

boluspor'un kırmızı beyaz* enine çizgili daltonlar forması.

(bkz: kitsch)

lacivert-beyaz renkteki panter marka lastik ayakkabilar

banu alkan,ahu tuğba,hülya avşar,güner ümit hede hödö.. uzar gider bu böyle...ne gariptir ki bu şahsiyetleri bizim kendi halkımız ısıtıp ısıtıp tekrar başımıza çıkartıyor, yine herkesin odağı oluyorlar.eskisi gibi dugdu sömürüleri, şaklabanlıklar, kandırmacalar...herkesin de işine geliyor ki yine gündemdeler, bir 25 yıl daha da başımızdan eksik olmazlar.

(bkz: bir obje olarak insan)

(bkz: ozal in prensleri)

-gazete kuponu ile ev, araba verilmesine tanık olmak,-voltran, he-man,denver, ninja turtles, clementine izlemek,-ilkokul 5'te anadolu liseleri ve kolejler sınavına hazırlanmak,-bilye, gülle,gazoz kapağı,taso... vs oynamak, -commodore 64 efsanesi,-solo test'te 1 tane bırakıp bilgin olmaya kasmak,-edi ile büdünün hastası olmak,-kontrapedal bmx bisiklet sahibi olmak,-moonlighting, hayat agacı, cesur ve güzel izlemek,-atari salonlarına gidip, 10 jetonu daha ucuza almak,-pazar 88, pazar 89, pazar 90... ,-star tv'deki turnike'yi, parliement pazar gecesi sineması izlemek.daha çok seksenlerin sonlarında vuku bulmuş aktivitelerdir...

turgut özal'ın ta kendisi

altin bileklige ya da kolyeye takilan mavi boncuklar... nazar boncugu da degildi baska bir seydi o. sonra polis el koydu da, toplatti herkesten sanirsam.

(bkz: kenari fosforlu cizgili tayt)

Rasgele

+ jambo
+ on sirada oturan bolum birincisi
+ gubardatmak
+ digiturk 209 izliyorum otuzbir cekiyorum
+ sikinin dogrultusunda gitmek
+ universiteye para veriyorum idaresine de karisirim
+ icme su zikkimi
+ turk kizlarinin yabanci erkek meraki
+ lascivete
+ moda camiler
+ sivri fare
+ download
+ okul etegi
+ toz sekerden pudra sekeri yapmak
+ sevgiliye sorulmamasi gereken sorular
+ islemciye kola dokmek
+ veda hutbesi
+ haftada kac kez kuran okursunuz
+ soylemesi zor kelimeler
+ mel collins

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam