linux

linus torvalds'in bol bol tanenbaum kitabi okuyarak yazdigi minix temelli işletim sistemi. ismini de belki de inanmayacaksiniz ama bizzat yazari linus'tan almiştir. open source olmasindan ve fsf tarafindan bin tane tool'un port edilmesinden dolayi cok destek gormuştur. piyasadaki en saglam os'lardandir. yine de static kernel sucks. (bkz: static kernel)

yeni neslin secimi.eko dinamik bir aaletsevisirken yemek yiyip ayni zamanda sigara icerken nefes alip,veren insan misali multi tasking yetenegi olan bir aaletlinux : ay işiginda sevkilinle dans eder gibi...

(bkz: gnu hurd)

dagitimlarinin kurulumunun windows surumlerinden daha kolay oldugu iddiasi kulliyen gercek disi olan isletim sistemi cekirdegi. unix sevisgeni olmak ile unix bagnazi olmak arasindaki farki da bu sihirli iddia da yakalamak mumkum. sorulan her soruya "peki abi" denilerek kurulabilen bir isletim sisteminin partitiondur packagedir lilo dur sudur budur soran bir isletim sisteminden daha zor oldugunu iddia etmek, en buyuk amaci ve iddiasi (ki bu amac performansdan guvenlikten stabiliteden bile oncedir) kullanim kolayligi olan bir firmanin yazilimcilarin yaninda insan bilimlerinde uzman kisilerin de yardimlari ile arabirimi ozenle tasarlanan bir osden daha kolay olmasi olabilecek bir sey degil pek. zaten bugun kurumlar windowsdan linuxa geciyorsa bunun sebebi kullanim kolayligi vs filan degil, eger devlet kurumu ise guvenligi saglamak, eger ozel bir sirketse lisans ucretinden siyirmaktir.

son 5 yıl içerisinde kurduğum onun üzerinde farklı dağıtımda ya ses kartında kıllık yapan, ya usb modemimi tanımayan ve şimdi de kablonete girmeye çalışırken beni fıtık edip galeyana getiren işletim sistemi* şeysi...hiç çökmez derler, kurduktan sonra bi kaç gün içerisinde çökertmediğim dağıtımı yok henüz(mandrake 10 2. gününde)* *

kullanmayi bilenin elinde aylarca tik demeden catir catir calisabilen bir isletim sistemi cekirdegi (yillarca demedim cunku arada kerneli degistirmek gerek, eh bu da solaris olmadigindan reboot gerektiriyor)

kesinlikle kullanıcı dostu olmayan bir ostur.iki enterle standart bir moronun kurabilecegi kadar kolay felan degildir.bir ekran kartını tanıtmak,iki üc driver yüklemek imkansız gibi birseydir.stabilitesi,hızlılıgı konusunda elestiri bile yapılamaz ama ne hız kullanılabiliyor ne de stabilitesi iki driver yüklerken göcmemeye dayanamıyor yada geri dönmeye izin veriyor.elbetteki windowsu terkedip böyle bir osu herkes kullanmak ister,yalnız kullanamadıktan sonra,iki üc islem yapmanın,yada herhalta oturup komut yazmanın kimseye lezzetli gelecegini sanmıyorum.birkac sene sonra kullanımı normal seviyeye inerse cok seylere yapacaktır.ama su an icin sadece bir oyuncaktan öteye gidememektir malesef.sonucta önemli olan iki tıkla kurulması degil,ise yaramasıdır,istenileni yerine getirmesidir bir ostan beklenen.bir oyun cd yüklemek,akabinde oynamak neredeyse imkansızken sevgili halk dostu linuxta kim korkar hain windowstan.

evde ve ofiste zevkle kullandığım ve kendi işim için hiçbir eksiğini göremediğim işletim sistemidir. eskiye göre kurulum ve kullanım kolaylık ve olanaklarının arttığının en büyük göstergesi, artan ivmeyle yaygınlaşmasıdır. kullanım kolaylıkları arttıkça ve diğer işletim sistemlerinde yazılan kullanıcı dostu programların linux sürümleri ya da muadilleri çıkmaya devam ettikçe (bkz: linux un eksikleri)daha da çok kullanım alanı bulacaktır.ne demişler: anlayana linux saz, anlamayana winxp az...

ulular der ki : "linux kullanici dostudur, sadece dostlarini iyi secer"*.

bir ulu da der ki "why use windows if there's a door?"

işletim sistemlerinin erdener abisi

linux bir sürü rastlantı eseri bu günlere gelmiş güçlü bir işletim sistemi çekirdeği projesidir.büyük kısmı linus'un kendi ağzından kaleme aldığı ve linux'un doğuşu ve kısa tarihi ile ilgili bilgiler içeren just for fun isimli kitap insanın damağında hayli keyifli bir tat bırakan bir geek kitabıdır.kitabı okuyanlar bilirler ki:- linus bu projeye yeni aldığı pc'si üzerinde çalıştırdığı ve üniversitedeki sunucuya bağlanmak ve mesajlarını okumak için kullandığı minix'in terminal emülasyonundan hiç hoşlanmadığı ve kendi istediği gibi stand-alone bir terminal emülasyonu yazabilmek için başlamıştır. amacı sadece bilgisayarı açabilen ve modeme numara çevirterek karşıdaki sunucudan okuduklarını ekrana basan, klavyeden okuduklarını sunucuya gönderen iki thread'lik bir process'ten ibaret bir uygulama yazmaktır (6 ay gibi bir sürede yazmayı başarır da).- linus bir ara -projesini duyurmadan önce- proje ile ilgili tek yaptığı işin debugging olmasından fena halde sıkılarak projeden vazgeçmeye karar vermiş fakat yanlışlıkla modeme numara çevirtirken modem kontrol komutlarını /dev/ttys1 yerine /dev/hda1'e gönderince minix partition'unu uçurmuş, "bu sistem üzerinde hayatımı devam ettirebilirim" inadı projeye devam etmesini sağlamıştır..- daha sonralarında bir işletim sistemi çekirdeğine dönüşen projenin insanlara duyurulması esnasında isim olarak linux'un tercih edilmesi, üniversitede linus'un bölümünde görev yapan bir asistanın linus'a verdiği ftp accountuna ait subdomaine linux.helsinki.fi olarak karar vermesinden ibaretir. linus'un tercihi ise linux'a göre hayli saçma olan freax'tır esasında.

gazetelere verdigi tam sayfa ilanla microsoftun ipini cekmiştir...

energzer pilleri kullanan ve beyzbol sopasıyla billgates in kafasini ucuran kucuk oyuncak penguen.

gnu projesinde kernel'i oluşturan component..

application destegi nedeniyle tek başina kurulmasinin ozellikle son kullanici icin yanliş oldugu,yaninda en fazla 800 mb uzerinde calişan bir win98 gerektiren bir işletim sistemi.slackware en makbuludur kanimca.redhat sux.

93 ekim'inden beri duzeyli bir ilişkimin oldugu, kimi seminer'lerde başima bela olan ve bana amator ruh'u aşilayan işletim sistemi..

arabirimlerine adam gibi font yapilamayan isletim sistemi.. hepsi uyduruk..

(bkz: penguen)

öğrendikçe özgürleşebildiğimiz unix tabanlı linus torvalds'ın biricik tux'unun sembolize ettiği işletim sistemi. slackware 10.0'un an itibariyle en kararlı dağıtımlardan olduğuna karar vermiş durumdayım.

linux sistemlerinin kernelidir. i386, amiga, sparc, alpha, arm, parisc, s390, power pc, motorola, mips ve itanium mimarilerinde calisir. moduler bir kerneldir. bir cok parametresi yeniden derlemeden, veya sistemi restart etmeden degistirilebilir (bkz: sysctl)(bkz: proc)

çeşitli devlet dairelerinin windowsu bırakıp linuxe geçişlerinden sonra ilk kez bir özel şirket linuxe terfi ettiğini açıkladı.ünlü amerikan şirketi hp bundan sonra tüm dizüstü bilgisayarlarında linux işletim sistemi kullanılacağını açıklamış. sunucu ve teknik servisinde de bu yönde bir yenilemeye gitmiş.

fedora core 3 ile driver tanıma olayında aşmış sistem. ayrıca gittikçe orta düzey kullanıcılar için cazip hale getirilmeye çalışılıyor. (bkz: #7041780)

http://www.ntvmsnbc.com/news/242486.aspbizim hükümetimiz de çin gibi uyanabilse.

cvsine erisimi olan bir hirto tarafindan zekice modifiye edilip arka kapi acilmaya calisilan kernel.http://www.ussg.iu.edu/...nux/kernel/0311.0/0635.htmlhttp://www.ussg.iu.edu/...nux/kernel/0311.0/0621.html

eger fight club'taki gibi gezegenleri firmalar alıp kendi dunyalarini kurarlarsa yasamak istedigim gezegenin adı olacagindan eminim cunku acik kaynak.

kullanmak icin ne kadar makul ve mantikli oldugu tamamen ne icin kullanildigina gore degisen cekirdektir...zira bugun mevcut linux dagitimlarindan en ciddi kullanilanlar (debian, redhat, suse) kucuk ve orta olcekli sunucu ihtiyaclari icin yeterli ve "cok iyi" denebilecek cozumler sunabilirken, domain yonetimi, desktop ortamlari, buyuk olcekli sunucu/sunucu agi ihtiyaclari (buyuk olcekli sunucu deyince aklina 4 cpulu 4gb ramli pentium makinelerden otesi gelmeyenler varsa onlari biraz dunyayi tanimaya davet ediyoruz) icin hala cok cok yol katetmesi gerekiyor.

çok sevdiğim, çok akıllı ve hoş sohbet, liseden beri arkadaşım, ege bilgisayarda okuyan suser.

2.6.8 numaralı versiyonu 19 temmuz 2004 itibarıyla rc2 olmuş kernel.(http://linuxtoday.com/developer/2004071901126nwkn)

bu işletim sisteminden para kazanmak dişinda kendi keyfi icin kullanan adamlarin %99'unun bilgisayarla alakali konular başta olmak uzere hayatin herhangibir alaninda size dogru yolu gostermek icin cildiran adamlardan oluştugu fikrimi beta aşamasindan cikartip resmen release etmek uzereyim..

(bkz: gsulinux)

microsoft ile birlikte diğer unix pazarlarınından pay çalmış olduğu doğru olan kerneldır velakin bunun sebebi taş gibi olması değil "taş gibi kernel"dan beklenenlerin belirli bir sınırda kısıtlanmış olduğu durumlarda linuxun iş görmesidir. -evet microsoftdan ürünlerinden daha fazla iş görmesi demek istiyorum- taş gibi kernel arıyanın zaten ne windows ile ne linux ile işi olur solaris dururken.

genelde kucuk çaplı şirketlerin sermayeden çalarak kullandıkları cok guzel firewall ve proxy görevlerini yerine getirebilen güzel kurulduğu sürece cokme ihtimali windows tan daha az olan non-license işletim sistemi

http://www.ntvmsnbc.com/news/223267.asp

(bkz: linux hakkindaki batil inanclar)

adam gibi şöyle bir warcraft 3 bir no one lives forever 2 oynayamadığın işletim sistemi

process açtıkça şişmeyen bir memory management'a sahiptir (yamuluyorsam itina ile ayarlayınız lütfen). x çalışırken "dur şu makineye işkence edeyim bir miktar diyerek "aklıma gelen her programı açmış olmama rağmen (iki farklı kullanıcı ile ayrı session'lara login olarak) sanki kde'ye yeni login olmuşum gibi her programı kısa sürede açmıştır kendisi (bu arada kontrol ettiğim kadarıyla 512mb'lık ram'in neredeyse tamamı doluydu ve 512mb'lık swap'in de yarısı kullanımdaydı). yakaladığım tek kusur olarak ikinci açtığım kde'de 20-30 kadar program çalışırken programları kapatmadan logout olmayı denediğimde kde'nin logout olmadan programları benim kapatmamı kibarca beklemesiydi.düzeltme: linux'un çalışırken hemen her zaman memory'nin tamamına yüklendiğini belirtmek gerekir (physical memory bitmeden swap'e el atmaz ancak). *.

(bkz: #6015973)

venezuela yonetiminin onumuzdeki iki yil icinde gecişini tamamlayacagi işletim sisteminin cekirdegi. kendilerinin linux ve ozgur yazilim kullanma gerekceleri olarak yerelleştirme, politik cikarlar ve yerel iş olanagi saglamakmiş. hayirlisi olsun.http://news.zdnet.co.uk/...0,39020390,39182957,00.htm

* guest4570 has joined #linux<guest4570> şiir odası gercek burası mı<integer> ne?<guest4570> şiir odası mı<integer> burası mı?<guest4570> evet <integer> way beee evet abicim işte bu!!! linux şiir gibi birşey.. bakın insanlar şiir odası sanıyor #linux'u...<guest4570> değilse özür<integer> guest4570 :) no prob.

2.6.x (x>~7) itibariyle modul desteginin _agzina_sicmis_ kernel. aslinda 2.6.0 itibariyle makefile degisip dummy user-friendly oldugunda ve insert edilecek modul objelerinin formati degistiginde bir seylerin degismek uzere oldugunu fark etmeliydik...an itibari ve modul koymak icin gereksinimleri ile gozumden dusmektedir.edit: bilmemkac saat ugrastiktan sonra modulumu compile etmeyi becerdim ama bu gercegi degistirmiyor.

acilişta "ebda is big; kernel setup stack overlaps lilo second stage" mesaji veren ve acilmayan bir programdir artik benim icin...hayır, yardim isteme maksadiyla yazmadim... küstüm cünkü linuxa... zaten ne o oyle kedi adi gibi...

bana "kernel panic" diyerek windows un banal hatalarindan kurtuldum dedirten isletme sistemi(bkz: kernel panic)(bkz: banal)(bkz: mavi ekran)ha bi de copyleft mantiginda adamlar

gurunun kankasi.

kendisi *çok sağlam olmasına rağmen görsel arayüzleri genelde hızlı ve sağlam olamadığı için * son kullanıcılar tarafından stabilitesi ve güvenliğinin tadına uzun süre daha varılamayacak olan işletim sistemi, aslen çekirdek. buna rağmen şu anda son kullanıcının en rahat kullandığı görsel arayüz olan kde 'yi türkçe'ye çevirmemin sebebi insanların en azından bilgisayarı windowstan ibaret sanmamalarını istememdir *. linux çevirisi yapan insanlarda da "aşırı türkçe'yi kullanmayı pek sevmek" genelde rastlanan bir tutum ancak kullanılan türkçe'ye özen gösteriliyor, yani #2872606 'da verilen örnekler linux türkçesi değil microsoft türkçesidir.

http://www.kernel.org/...nel/v2.6/linux-2.6.5.tar.bz2http://www.kernel.org/.../kernel/v2.6/changelog-2.6.5

her ne kadar saglam bi işletim sistemide olsa bazi farklilik arayan dünyam gençliginin terminalinden habersiz "ay ne şirin ikonlari vağrr" diyerek x windows ile kullanip "hah hah haaayt! kirdim windowsun tekelini süperim ulan! dagilin!" naralari atmak için kullandigi os.. kullanimi zormuş user friendly degilmiş.. pek home userlar için saçma olur gibime geliyor.. x windows ise zaten ayri eziyet..

(bkz: winex/#3623477)

en hızlı web sunucusu, en hızlı veritabanı sunucusu gibi rekorlari elinde bulunduran isletim sistemidir kendileri.*

high end işlemlerde henüz kesinlikle tercih etmeyeceğim* ama bu sınıfa girmeyen işlerde alternatif göremediğim kernel.

tam mikrosoftun mavi ekranindan kurtuldum derken "kirmizi ekran" veren, yine de hatalari ve gunahlari ile hastasi oldugum isletim sistemi

anti-windows olarak kabul gören os.

(bkz: linux ile calişan minibus)

bilişimde master yapmakta olan bi arkadaşım ısrarla bana öğretmeye çalıştığı fakat çok karmaşık anlamam die reddettiğim ilerde öğrenmediğime çok pişman olacağım program..duyduğuma göre bill gates bunun seminerlerine gizlice katılıyormuş ..hmm

linux ile ilgili linkler: • http://www.linuxlinks.com/• http://home.sprynet.com/~mebrown/• http://loll.sourceforge.net/linux/links/• http://www.linuxquestions.org/• http://www.faqs.org/docs/lnag/index.html• http://linux-newbie.sunsite.dk/• http://www.newsforge.com/• http://linuxhelp.blogspot.com/• http://www.linux-mag.com/• http://vias.org/linux-knowhow/index.html• http://www.linuxdevices.com/index.html• http://linux.sys-con.com/• http://www.linuxnewbieguide.org/ (yeni başlayanlar için linux)• http://linuxappfinder.com/ (linux uygulamaları)• http://www.linuxtoday.com/ (haberler)• http://www.linux-watch.com/news/index.html (haberler)• http://distrowatch.com/ (linux distroları)• http://www.linuxproblem.org/ (linux sorunları ve çözümleri)

(bkz: xmllinux)

tum 2.2 , 2.4.29-pre3 e kadar olan tum 2.4.x ve tum 2.6.x serisinde hayvan gibi bir security acigi cikmis olan kernel. bu acikta siradan bir local user, klasik olarak root olabiliyor. uml, vserver vs kullanilmasi farketmiyor. http://isec.pl/vulnerabilities/isec-0021-uselib.txt

(bkz: picotux)

windows'un intihara sebebiyet verebilecek özelliklerinden koşarak kaçmak isteyenler için kurtuluş yolu.

son zamanlarda büyük şirketlerin abilik yapmaya kalktığı sistem.

us. 'dayken "bağlantım nede olsa hızlı" deip hdd me çektiim 2. os. xp ile bunu dual boot yapıordum. bilgisayardan ortalamanın üstünde anlayan biri olduunuzda, windowsu bırakıp onu kullandıınızda "aha bu çok daha güvenli ve rahat" dediiniz bir sırada bütün keyfiniz patch olayına bakınca kaçıran os. kendinden sp1 kurulu windows xp için bugün taş çatlasa 50-60mb lik bir patch çekecekken , linuxte red carpet aracılııyla 540 mb security patch görmemle birlikte hdd 'den sildiim os. eer kullanım potansiyeli tüm dünyada windows kadar çok olsaydı, bugün hepimiz daha fazla o,bu,şu virüs veya exploitten etkilenior olurduk. o kadar büyük güvenlik patch paketini her baba yiit çekemez çünkü. fazla şişirilmiş balon...

kizgin kumlardan serin sulara atlamak gibin

linux da kernel panic alabilmek pek kolay birşey değil, kernel derleme işlemi sonunda yanlış derlenmiş bir kernel verebilir, kernel derleyecek kadar da linux bilen adamın bundan yakınması pek normal değil....

bu kelimenin okunuşu konusuna gelince,kelimeyi bulan kişi yani linus torvalds gibi okumak en mantıklısı zannımca, yani linuks şeklinde okunmalı... linaks, laynaks gibi amerikanvari ingilizce kullanmak yersiz ve anlamsız...

linux, temelde çok kullanıcılı çok görevli bir işletim sistemi olan unix'in çok gelişmiş bir türevidir. linux'u sadece bir işletim sistemi olarak tanımlamak yeterli olmaz. linux, yükselen bir değer ve başlı başına bir oluşumdur. canlıdır her an gelişmesine devam etmekte olan yaşayan, açık bir sistem olarak ifade edilebilir. kısaca, linux geleceğin işletim sistemi olmaya bugünden en güçlü adaydır.

(bkz: user mode linux)

open source olduğundan ne nasıl çalışıyor bakarsın bazı şeyleri değiştirip yeni şeyler ekleyebilirsin.system call ekleyebilirsin sisteme bunları yapmak epey kolay.ancak değişikliklerin çalışıp çalışmadığını kontrol edebilmek için compile edince iş çığrından çıkıyor.pentium 100 bir makine'de compile süresi 30 dakika civarında sürüyor.niye pentium 100 makine dedim çünkü ne yazık ki okulda çalıştığım makine bir pentium 100.bilgisayarımı geri istiyorum.

yüksek lisans tezim için kerneline ufak bişiler yazdığım, kullanımı oldukça keyifli ve her türlü windows'a tercih ettiğim leziz, beleş, marifetli işletim sistemi.

başka hiçbir sistemin yapamadığı şeyleri hiçbir marifet değilmişcesine çattadanak* yapan os türevleri.(bkz: knoppix)(bkz: süper)(bkz: mis mis)

2.4.2 sürümünde kaynak kod satir sayilari sekilde dagilmis olan kernel:c: 2288234 (93.74%)asm: 144552 (5.92%)sh: 3035 (0.12%)perl: 2022 (0.08%)yacc: 1147 (0.05%)cpp: 731 (0.03%)tcl: 576 (0.02%)lex: 302 (0.01%)awk: 248 (0.01%)sed: 72 (0.00%)istatistigi cikaran uygulamayi yazanlara kernel icerisinde sed ve tcl kodu ayiklayabilecek programi nasil yazdiklarini bilahare sormak ve hatta alinlarindan opmek istiyorum.

ilginc bir bilgi olarak, ozgur yazilimin bayrak gemilerinden, bu felsefesinin basarili urunler sunabileceginin en canli kanitlarindan olan bu kernel, mysql, rsync, tcl, asterisk ve daha bir cok yakindan bilinen ozgur yazilim ile birlikte lisansi kapali olan bir source serverda tutulmaktadir. (bkz: bitkeeper) listelerde olusumun idealizmine paralel olarak cvs, subversion gibi ozgur source management serverlarin kullanilmasi gerektigine dair donen tum tartismalar hice sayilmis, hic bir oylama vs. yapilmadan sadece linus'un istegi dogrultusunda boyle yapilmistir. ayrica linux, bazi fs projeleri ile beraber, gpl lisansinin cikabilecek tum versiyonlarini degil (gpl de bu sekilde yazar default olarak) sadece ve sadece gpl v2 yi kabul ederek gpl in gelecekte alabilecegi forma ne kadar guvendigini de gostermistir.

aşağıdaki yazı linus torvalds'ın ilk linux'u mail ile release ettiğinde attığı maildir. notes for linux release 0.01 0. contents of this directorylinux-0.01.tar.z - sources to the kernelbash.z - compressed bash binary if you want to test itupdate.z - compressed update binaryrelnotes-0.01 - this file 1. short introthis is a free minix-like kernel for i386(+) based at-machines. fullsource is included, and this source has been used to produce a runningkernel on two different machines. currently there are no kernelbinaries for public viewing, as they have to be recompiled for differentmachines. you need to compile it with gcc (i use 1.40, don't know if1.37.1 will handle all __asm__-directives), after having changed therelevant configuration file(s). as the version number (0.01) suggests this is not a mature product. currently only a subset of at-hardware is supported (hard-disk, screen,keyboard and serial lines), and some of the system calls are not yetfully implemented (notably mount/umount aren't even implemented). seecomments or readme's in the code.this version is also meant mostly for reading - ie if you are interestedin how the system looks like currently. it will compile and produce aworking kernel, and though i will help in any way i can to get itworking on your machine (mail me), it isn't really supported. changesare frequent, and the first "production" version will probably differwildly from this pre-alpha-release. hardware needed for running linux: - 386 at - vga/ega screen - at-type harddisk controller (ide is fine) - finnish keyboard (oh, you can use a us keyboard, but not without some practise :-)the finnish keyboard is hard-wired, and as i don't have a us one icannot change it without major problems. see kernel/keyboard.s fordetails. if anybody is willing to make an even partial port, i'd begrateful. shouldn't be too hard, as it's tabledriven (it's assemblerthough, so ...)although linux is a complete kernel, and uses no code from minix orother sources, almost none of the support routines have yet been coded.thus you currently need minix to bootstrap the system. it might bepossible to use the free minix demo-disk to make a filesystem and runlinux without having minix, but i don't know... 2. copyrights etcthis kernel is (c) 1991 linus torvalds, but all or part of it may beredistributed provided you do the following: - full source must be available (and free), if not with the distribution then at least on asking for it. - copyright notices must be intact. (in fact, if you distribute only parts of it you may have to add copyrights, as there aren't (c)'s in all files.) small partial excerpts may be copied without bothering with copyrights. - you may not distibute this for a fee, not even "handling" costs.mail me at "torvalds@kruuna.helsinki.fi" if you have any questions.sadly, a kernel by itself gets you nowhere. to get a working system youneed a shell, compilers, a library etc. these are separate parts and maybe under a stricter (or even looser) copyright. most of the tools usedwith linux are gnu software and are under the gnu copyleft. these toolsaren't in the distribution - ask me (or gnu) for more info. 3. short technical overview of the kernel.the linux kernel has been made under minix, and it was my original ideato make it binary compatible with minix. that was dropped, as thedifferences got bigger, but the system still resembles minix a greatdeal. some of the key points are: - efficient use of the possibilities offered by the 386 chip. minix was written on a 8088, and later ported to other machines - linux takes full advantage of the 386 (which is nice if you /have/ a 386, but makes porting very difficult) - no message passing, this is a more traditional approach to unix. system calls are just that - calls. this might or might not be faster, but it does mean we can dispense with some of the problems with messages (message queues etc). of course, we also miss the nice features :-p. - multithreaded fs - a direct consequence of not using messages. this makes the filesystem a bit (a lot) more complicated, but much nicer. coupled with a better scheduler, this means that you can actually run several processes concurrently without the performance hit induced by minix. - minimal task switching. this too is a consequence of not using messages. we task switch only when we really want to switch tasks - unlike minix which task-switches whatever you do. this means we can more easily implement 387 support (indeed this is already mostly implemented) - interrupts aren't hidden. some people (among them tanenbaum) think interrupts are ugly and should be hidden. not so imho. due to practical reasons interrupts must be mainly handled by machine code, which is a pity, but they are a part of the code like everything else. especially device drivers are mostly interrupt routines - see kernel/hd.c etc. - there is no distinction between kernel/fs/mm, and they are all linked into the same heap of code. this has it's good sides as well as bad. the code isn't as modular as the minix code, but on the other hand some things are simpler. the different parts of the kernel are under different sub-directories in the source tree, but when running everything happens in the same data/code space.the guiding line when implementing linux was: get it working fast. iwanted the kernel simple, yet powerful enough to run most unix software.the file system i couldn't do much about - it needed to be minixcompatible for practical reasons, and the minix filesystem was simpleenough as it was. the kernel and mm could be simplified, though: - just one data structure for tasks. "real" unices have task information in several places, i wanted everything in one place. - a very simple memory management algorithm, using both the paging and segmentation capabilities of the i386. currently mm is just two files - memory.c and page.s, just a couple of hundreds of lines of code.these decisions seem to have worked out well - bugs were easy to spot,and things work. 4. the "kernel proper"all the routines handling tasks are in the subdirectory "kernel". theseinclude things like 'fork' and 'exit' as well as scheduling and minorsystem calls like 'getpid' etc. here are also the handlers for mostexceptions and traps (not page faults, they are in mm), and alllow-level device drivers (get_hd_block, tty_write etc). currently allfaults lead to a exit with error code 11 (segmentation fault), and thesystem seems to be relatively stable ("crashme" hasn't - yet). 5. memory managementthis is the simplest of all parts, and should need only little changes.it contains entry-points for some things that the rest of the kernelneeds, but mostly copes on it's own, handling page faults as theyhappen. indeed, the rest of the kernel usually doesn't actively allocatepages, and just writes into user space, letting mm handle any possible'page-not-present' errors.memory is dealt with in two completely different ways - by paging andsegmentation. first the 386 vm-space (4gb) is divided into a number ofsegments (currently 64 segments of 64mb each), the first of which is thekernel memory segment, with the complete physical memory identity-mappedinto it. all kernel functions live within this area. tasks are then given one segment each, to use as they wish. the pagingmechanism sees to filling the segment with the appropriate pages,keeping track of any duplicate copies (created at a 'fork'), and makingcopies on any write. the rest of the system doesn't need to know aboutall this. 6. the file systemas already mentioned, the linux fs is the same as in minix. this makescrosscompiling from minix easy, and means you can mount a linuxpartition from minix (or the other way around as soon as i implementmount :-). this is only on the logical level though - the actualroutines are very different. note! minix-1.6.16 seems to have a new fs, with minor modifications to the 1.5.10 i've been using. linux won't understand the new system.the main difference is in the fact that minix has a single-threadedfile-system and linux hasn't. implementing a single-threaded fs is mucheasier as you don't need to worry about other processes allocatingbuffer blocks etc while you do something else. it also means that youlose some of the multiprocessing so important to unix.there are a number of problems (deadlocks/raceconditions) that the linuxkernel needed to address due to multi-threading. one way to inhibitrace-conditions is to lock everything you need, but as this can lead tounnecessary blocking i decided never to lock any data structures (unlessactually reading or writing to a physical device). this has the niceproperty that dead-locks cannot happen. sadly it has the not so nice property that race-conditions can happenalmost everywhere. these are handled by double-checking allocations etc(see fs/buffer.c and fs/inode.c). not letting the kernel schedule atask while it is in supervisor mode (standard unix practise), means thatall kernel/fs/mm actions are atomic (not counting interrupts, and we arecareful when writing those) if you don't call 'sleep', so that is one ofthe things we can count on. 7. apologies :-)this isn't yet the "mother of all operating systems", and anyone whohoped for that will have to wait for the first real release (1.0), andeven then you might not want to change from minix. this is a sourcerelease for those that are interested in seeing what linux looks like,and it's not really supported yet. anyone with questions or suggestions(even bug-reports if you decide to get it working on your system) isencouraged to mail me. 8. getting it workingmost hardware dependancies will have to be compiled into the system, andthere a number of defines in the file "include/linux/config.h" that youhave to change to get a personalized kernel. also you must uncommentthe right "equ" in the file boot/boot.s, telling the bootup-routine whatkind of device your a-floppy is. after that a simple "make" should makethe file "image", which you can copy to a floppy (cp image /dev/ps0 iswhat i use with a 1.44mb floppy). that's it. without any programs to run, though, the kernel cannot do anything. youshould find binaries for 'update' and 'bash' at the same place you foundthis, which will have to be put into the '/bin' directory on thespecified root-device (specified in config.h). bash must be found underthe name '/bin/sh', as that's what the kernel currently executes. happyhacking. linus torvalds "torvalds@kruuna.helsinki.fi" petersgatan 2 a 2 00140 helsingfors 14 finland

bir son kullanici olarak ben linux kullanirim edasi'ndan kesinlikle uzak durmaya gayret ettigim unix turevi. beni linux konusunda heyecanlandiran, "kapali kutu" yerine herkesin ulaşabildigi, işlevi gayet acik olan, herkesin katkida bulunabilecegi bir sistem oluşudur. işletim sistemi maliyetini bir kenara birakacak olursak bugun ofislerinde openoffice.org kullanan yahut evinde oyun oynamayip geri kalan işini de linux altinda gorebilen binlerce kullanici vardir dunyada. elbette "server olarak herkes linux/solaris/bsd kullansin" diyemiyorsak "server işletmeyen herkes windows kullansin. kde de gnome da dunyadan yok olsun." demek mantiksizdir* elbette linux'u yahut başka bir *nix turevini gercek anlamda bilmek kolay degildir (ben bilmiyorum, muhtemelen de omrum yetmeyecek ogrenmeye).

bilgisayara yeni başlayan kullanıcıların asla tercih edemeyecekleri, biraz işi bilenlerin kde, gnome ve bluecurve ile oyalanıp kendilerini tatmin ve çevresindekilere hava atması, işi iyi bilenlerin tek cd ile kurulum yapıp console dan tüm işleri hallettikleri ve server olarak kullandıkları süper os. client olarak sanırsam asla bir yerlere gelemeyecek os. support u olmayan, olsada supportdaki kişilerin aşmış seviyelerine ulaşmanın yıllar aldığı os. tr deki desteğin %3 olduğu ve kendi kernellarını yazacaklarını idda ettikleri dernek ve şirketlerin zavallı durumlarını izlediğimiz os. tr 96 da ilk kez linux kurup deneyen bizlerin ağlamaklı hallerimiz. '^?%'^£#@

tum linux sistemlerinin merkezi yazilim bilesenine verilen isim. degisik islemciler icin bulunabilecek 'kernel' yerleri su sekildedir:islemci (yer) --------------------------------------------------------------------------------x86 ( http://www.kernel.org/ )arm ( http://www.arm.linux.org.uk/developer/ )powerpc ( http://penguinppc.org/ )mips ( http://www.linux-mips.org/ )superh ( http://linuxsh.sourceforge.net/ )m68k ( http://www.linux-m68k.org/ )edit: bu entry 'linux kerneli' basligindan tasindi

(bkz: #3701217)

linuxun artik biktiran security aciklarina bir yenisi eklendi...haydin tum serverlarimizin kernellarini (2.4.x, 2.6.x) yeniden derleyelim..super..http://linuxreviews.org/...11_kernel_crash/index.html

kullaninca rm -rf windows dedirten işletim sistemi

yeni logosu için biri şu resmi önermiş ama kabul etmemişler:http://ice.nice.ru/ruslinux.jpeg

2.6 sürümü ile daha bir güzel olan, daha bir gönlümü çelen kernel...

neymis linux parasizmis, bedava sürümmüs, ulan bunu bi sirkete network kuracak system admin söylese neyse, götü boklu üniversite ögrencisinden duyunca delleniyorum arkadas, lan serefsiz evladi sanki microsofta windowsa bugüne kadar 1 kurus para verdin de ötüyosun bik bik. gittin aldin yazicioglu'nun önünden 2 sosisli parasina kac paralik cd yi...neymis linux cökmezmis... ben de windows'umda notepad'den baska bisey kullanmazsam cökmez tabii mna koyim...not:alkollüyüm nefret kusuyorum...

bir bilgisayari actigimda karsima cikabilecek en guzel sey

2.6.9 surumunun debian tarafindan paketlenmis hali sonunda pilimi gorebilen cekirdek. hatta echo 3 > sleep dedim uyudu bile alet. uyandiramadim ama olsun. deneme yanilma yaptigimdandir.http://sourceforge.net/projects/acpi4asus/

artık patentli mi patentli, mis gibi mi temis gibi bir deterjan markası. bakkalınızdan, marketinizden sual ediniz. bu arada http://www.roesch-swiss.ch adresine de bir göz atmakta fayda var..mışş...

"linux ; cause i reboot less than a windows user re-install.."kaynak: bilmiyorum...

zero-kul'un derkediği yaziyi, tanim olmasi acisindan aktariyorum:/*linux ile ilgili yeni baslayan veya basliyacak olan arkadaslara onbilgi olmasi amaciyla bu bilgileri veriyorum. bu bilgiler cesitli kaynaklardan alinarak yazilmistir.linux sistemini finlandiya’da 21 yasinda bir üniversite ögrencisi oluşturdu.linux, dünyanin ilk serbest dagitilan yazilimi degil.serbest yazilim vakfi diger birçok kurum, henüz pc icat edilmeden önce, bilgisayar yaziliminin ücretsiz dagitilmasi fikrini benimsemis kisiler yazdigi programlari bir araya getiriyor ve dagitiyordu. yakin zamana kadar linux da tamamen ücretsiz edinilebilirdi. fakat bir bilgisayar isletim sistemi yazilimini kernel adi verilen çekirdek programi kendi donanimina göre derlemek tabir edilen islemden geçirerek kurabilecek çok az kullanici bulundugu için, birçok firma, bir linux’u bilgisayara kurma programi üreterek bunu satiyor. bu tür linux kurma programina, linux dagitimi (distribution) adi veriliyor. dagitim paketleri üreten firmalar, kendi paketlerin daha cazip hale getirmek için, sunduklari ürünün bir linux sisteminde bulunmasi gereken birçok yan ürün içermesine de özen gösteriyorlar. serbest yazilim ruhuyla hareket eden linux’u kendi yazilimlari için en elverisli ortam diye gören birçok bireysel programci da programini ücretsiz dagitiyor. ayrica linux’un yayilmasi fikrini savuna dernekler ve kullanici guruplar tarafindan ücretsiz verilen dagitim paketleri da var. bunlari internet’ten indirerek,kurmaniz mümkün. linux, bir unix programi midir? bu sorunun cevabini vermek için unix programi nedir? diye sormak gerekir. unix sistemini gelistiren bilim adamlari ve bilgisayar isletimcileri, bu ad altinda çok sayida isletim sisteminin ortaya çikmasi üzerine, oturup birtakim standartlar gelistirmis, hatta bir bir sistemin unix oldugunu onaylama süreci belirlemis bulunuyorlar. bu ilkeler dikkate alinirsa, linux bir unix-türevidir; ama linus torvalds programi için hiçbir zaman bu onayi istemedigine göre, linux bir unix degildir. linux’un ilk kullanim alani pc, ve ilk kullanicisi da bilgisayar bilimi ögrencisi iken bugün firmalarin ag yöneten bilgisayarlarinda (server) ve hatta üniversite ve arastirma kurumlarinin süper-bilgisayarlarinda bile bu sisteme rastlamaniz mümkün. iss’ ler firmalar arasinda da linux kullanimi hizla yayilmaktadir. bir lisans karsiligi dagitilmadigi için linux kullanicilarinin kaydi hiçbir yerde tutulmuyor. ticari dagitimlarin yayginlasmasi ile bu firmalarin satis rakamlari, internet’ten yapilan indirmelerin sayisi ve çesitli konferans ve kullanici guruplarin derledigi verilere bakilirsa, bugün 15 milyon bilgisayar kullanicisinin linux sistemine sahip oldugu söylenilebilir. linux, çekirdek program olarak, dos gibi, komut satirindan yönetilir. fakat günümüzde birçok kisi, kurum ve kurulus ücretsiz, ticari firmalar ise ücretli, grafik kullanici arabirimi veya windows benzeri masaüstü programlari üretiyor, dagitiyor ve satiyorlar. linux sisteminin edindigi ilk kullanici arabirimi, x windows sistemi idi. bu, microsoft firmasini windows isletim sisteminin masaüstü ve her program için bir pencere yaklasimina benzetilebilir. kisaca x denilen bu arabirim, daha sonra yaygin olarak kullanilan birçok linux masa üstünün temeli oldu. linux, microsoft windows, ibm os/2 ve diger bir unix sistemi ile dosya alis verisi yapabilir; bu sistemlerle tcp/ip protokolü ile dosya alisverisinde bulunabilir. dolayisiyla bir linux sistemi, hem web server hem de web browser için isletim sistemi olabilir. linux’un bir ag ortaminda, ag merkezi veya yazici veya dosya sistemi paylasimini saglayan merkez olarak kullanilmasi için, diger sistemlerle iletisimini saglayan protokolleri vardir. bugün birçok gönüllü kisilerin katkilariyla, linux veri tabani yönetimi ve dagitimi yapabilen güvenli ve istikrarli bir isletim sistemi haline gelmis bulunuyor. linux da diger birçok isletim sistemi gibi, gelismekte olan bir yazilimdir; ücretsiz dagitilan çekirdek kodu ve ücretli-ücretsiz ekleri, arabirimleri, yükleme programlari, ...birazda linux dagitimlarindan bahsedelim ; caldera: özellikle büyük firmalarin ve ag sunucusu ve is istasyonu bilgisayarlari için ticari linux dagitimi yapmaktadir. novell ag yöneticisi programlari ve sürücülerinin lisansini alarak, kendi dagitimi il birlikte vermektedir. bu firmanin dagitiminda, windows 3.1 için yazilmis, 16 bit’lik windows programlarini linux ortaminda çalistirmayi saglayan wabi adli grafik kullanici arabirimi de bulunmaktadir. debian: birçok gönüllüyü bir araya getiren bir örgüt olan debian grubunun (http://www.debian.org/) dagitimi olan debian gnu/linux, internet’ten edinilebilecegi gibi, cd-rom olarak da bulunabilir. dlx: erich boehm tarafindan gelistirilmis, tam bir linux sistemidir. 3.5 inç’lik bir disketle dagitilir. grafik arabirim ve uygulama programi içermez. dos linux: kent robotti tarafindan gelistirilmis bir linux sistemidir, msdos, pcdos, opendos ve windows-95’in dos kipinde çalisir. hal91 floppy: qyvind kolas tarafindan gelistirilmis olup, floppy diskete asgari linux kurulumu yapar. isletim sisteminden baslangiç ve acil durum disketi olarak yararlidir. infomagic: kendi linux dagitimi olan bu firmanin (http://www.infomagic.com/) piyasaya sürdügü dagitimdan bulunan linux, ag ortami için hazirlanmistir; özellikle apple firmasinin bilgisayarlarinin bulundugu aglar için sürücüler içerir. linux mandrake: mandrake firmasi tarafindan gelistirilmistir. kde grafik arabirimi, apache web server, gimp, netscape communicator ve diger birçok programi da içerir. linux ppc: powerpc linux projesi adli grup tarafindan powerpc mimarisindeki bilgisayarlar için gelistirilmistir. linux pro: workgroup solutions firmasinin dagitimi olup, 7 cd-rom’luk bir set halinde satilir. içerdigi programlar arasinda linux ansiklopedisi, 1600 sayfalik bir kitap, kurma, çekirdek derleme ve ayar konusunda birçok belge içerir. içerdigi kaynaklar arasinda internet ve usenet’teki linux tartismalarindan seçmeler de vardir. linuxware: trans-ameritech firmasi tarafindan gelistirilmis, esnek, kurulmasi kolay ve özellikle evde kullanilan pc’ler için gelistirilmistir. windows 3.1, windows 95 veya dos’ tan yüklenir. mklinux: apple bilgisayarlari açik arastirma grubu adli bir örgüt tarafindan gelistirilmistir; macintosh bilgisayarlarina kurulur. turbolinux: pacific hi-tech tarafindan gelistirilmis olup, intel, dec alpha ve powerpc bilgisayarlarinda çalisir. japonca ve çince sürümleri vardir. bu firma (http://www.pht.com/) diger asya ve avrupa dillerinde de linux dagitimlari çikartmaya hazirlandigini bildirmektedir. redhat: linux dagitiminda öncü firmalardan olan redhat, linux gelistirme ekibi’ne mensup üç kisi tarafindan kurulmustur. birçok yazilim ve donanim firmanin yatirim yaptigi bu firmanin (http://www.redhat.com/) dagitiminin bazi bölümleri ücretsiz edinilebilir; fakat bütün paket için para ödemek gerekir. suse: alman sirketidir (http://www.suse.com/) . linux’un almanca ve ingilizce sürümünü içeren parali bir dagitimi vardir. cd-rom’larinda diger kurum ve firmalarin dagitimi da bulunur. slackware: patrick volkerding tarafindan gelistirilen kur programi ile birlikte verilen bu linux çekirdegi, belki bugün en yaygin olan linux’tur. bu dagitimi, su anda birçok firmadan, örnegin walnut creek cdrom firmasinin (http://www.cdrom.com/) cd-rom’larindan ve internet sitesinden edinmek mümkündür. stampede: stampede firmasi tarafindan linux programcilari hedef alinarak gelistirilmistir; birçok unix programi içerir.tomsrtbt: tom oehser tarafindan gelistirilmistir; tel floppy diskete sigar; kendisini ram diske yükledigi için disket sürücüsünden yaralanma imkani verir. baslangiç ve tamirat amaciyla kullanilabilir. çok sayida tamirat programi içerir. turkuaz: türkiye linux grubu (http://www.linux.org.tr/) tarafindan gelistirilmis, türkçe linux dagitimidir. cd-rom olarak çikartilmis sürümlerini edinmek mümkündür. grup, internet sitesinde linux kullanicilarina destek vermektedir. gelecek linux : gelecek a.s bünyesi altinda redhat tabani kullanilarak turk kullanicilarina destek veren ve turkce arayuzu ile begeni toplamaya calisan bir isletim sistemi.workgroup solutions: piyasaya sürdügü çesitli dos,os/2 ve unix is programlarini linux için yeniden çikartan bu firma, linux dagitimi da yapmaktadir. bu firmanin kurdugu linux mall adli internet sitesinde (http://www.linuxmall.com/) , linux için sürücüler, yardim dosyalari ve ücretli-ücretsiz çok sayida uygulama programi bulunur. yggdrasil linux: 1993’te disketle dagitilan linux, kurulum sirasinda bilgisayarlarin sabit ve floppy disketleri, ses ve ekran kartindan baska tarafiyla ugrasmaz ve x windows masa üstünde baska grafik arabirim kurmazdi. yggdrasil computing firmasi (http://www.yggdrasil.com/) bugün de isteyene ücretsiz dagitim sürücüleri ile gelisimini sürdürmektedir.dos, windows ve diger unix isletim sistemleri gibi linux için de degisik donati programlari vardir. gerçekte linux adi sadece linus torvalds ve linux gelistirme ekibi adi verilen bir grubun ortaya çikarttigi ve güncellestirdigi çekirdek kod veya bilgiislem bilimindeki adiyla kernel’a aittir. kernel, bilgisayarin hafiza, dosya sistemi, ag, donanim araçlari ve çalistirilacak programlarla donanim arasindaki iliskileri düzenleyen programdan ibarettir. bir bakima kernel, linux sisteminde, bilgisayarin trafik polisidir. fakat kullanici olarak bizim linux dedigimiz sey ise kurma programi + kernel + sistem yönetim araçlari + ücretli ve ücretsiz uygulama programlari” bütünüdür. bu paket içinde sadece “kernel” ücretsiz dagitilmak zorundadir; bunun disindaki bütün unsurlar için üretici-dagitici kisi, kurum veya firma ücret alabilir. bu noktada dagitim adiyla bilinen paketlerden hangisinin daha iyi oldugu sorusu kaçinilmaz olarak sorulabilir. bu sorunun yaniti, bir bakima linux kullanmaya niyetli kisinin uzmanlik düzeyi ve linux ile yapmak istedigi islerin türüne göre degisir. örnegin, redhat ve caldera firmalari, linux gelistirme ekibi’nin bazi mensuplari tarafindan kurulmus olmanin disinda bu grupla yakin isbirligi yaptiklari için linux kernel’indeki gelismeleri izlemekte ve en son kernel sürümünü içeren yeni dagitim sürümlerini piyasaya sürmektedir. fakat uzman linux kullanicilari en son kernel sürümü yerine, arizalari, eklikleri giderilmis, hatalari ayiklanmis nispeten eski kernel’lari tercih ederler. sizin de en son linux kernel’ini edinmek gibi bir iddianiz yoksa, nispeten eski ve ücretsiz bir linux dagitimi ile yetinebilirsiniz. ancak bu tür dagitimlarda, örnegin 3d grafik kartlari, yeni ve hizli ag kartlari, elektronik fotograf makineleri, yeni yazicilar gibi donanimlar için gerekli sürücü ve bu tür araçlardan yararlanabilecek yazilimlar bulunmayabilir. nispeten yeni bir bilgisayarimiz varsa, linux kernel’ inin yeni sürümlerinin avantajlarindan yararlanmak isteyebilirsiniz. ayrica bazi donanimlarda kernel disinda çok az yazilim bulunur. oysa ticari dagitimlarda yüzlerce ücretsiz dagitim vardir. ayrica bu tür dagitimlarda örnegin corel firmasinin wordperfect kelime-islemcisi gibi, windows dünyasinin belli basli yazilimlarinin linux sürümlerini de bulabilirsiniz. linux yazilimlari ya tamamen ücretsiz edinilebilir; ya da belirli bir süre kullandiktan sonra üreticisine programi sürekli kullanmak için gerekli bedel gönderilir. bunlarin disinda tipki windows, os/2 ve unix programlari gibi, ticari linux programlari da satilmaktadir. herhangi bir linux dagitiminda, birden fazla grafik kullanici arabirimi (windows terimleriyle ifade edersek, masaüstü olusturan, mouse kullanmaya imkan taniyan ve programlari kendi pencereleri içinde çalisan programlar) bulunabilir. ayrica bir linux dagitim cd-rom’unda, dos komut istemcisine benzeyen komut satiri ekraninda çalistirilabilen kelime-islemcilerden tutun, ses editing programlarina kadar çok sayida yazilim bulabilirsiniz. linux dagitimlarinin büyük bir bölümü, ag ortami, ag sunucusu ve ag istemcisi (is istasyonu) bilgisayarlar dikkate alinarak hazirlandigi için internet’te web ve elektronik posta hizmeti verebilmelerini saglayan programlar, araçlar ve server’lar bulunur. linux kurulumu kuruluma baslamadan önce linux kurmaya baslamadan önce su bilgileri derlemis olmalisiniz: 1. disk kontrol türü: sabit diskleriniz ide veya scsi türü olabilir. modern anakartlarda genellikle iki ide baglantisi bulunur ve bu baglantilarin her birine iki sabit disk takilir. ayrica bilgisayarda cd-rom okuyucular da ide veya scsi türü olabilir. 2. sabit diskler: ide veya scsi türü kaç sabit diskiniz var; c:, d:, e:, f: ve bunlarin büyüklükleri nedir? 3. cd-rom: bilgisayariniza nasil bagli; ide, scsi? markasi ve modeli nedir? 4. ram: bilgisayarinizda kaç mb fiziki hafiza var? 5. mouse: bilgisayara bagli mouse’ un tür nedir; ps/2, bus mouse, seri mouse? seri mouse’ unuz varsa, bagli oldugu com kapisi hangisi:com1, com2; ve hangi protokolü kullaniyor; microsoft veya logitech. 6. network karti: bilgisayarinizda network karti varsa, markasi ve modeli nedir; hangi bir ag standardina uygundur? bilgisayariniz bir ortamina bagli ise, sabit ip adresiniz, ag maskeniz, ag sunucusu’ nun ip adresi, bagli oldugunuz etki alani’nin (domain) veya is grubu’ nun (workgroup) adi nedir? 7. windows sisteminde masaüstünün özelliklerini ayarladiginiz kontrol kutusunda gösterilen renk sayisi ve masaüstü alaninin genisligi ile ileri dügmesi ile ulasacaginiz kutuda grafik kartinizin türü, ram’ i gibi bilgileri kaydedin. 8. yazicinin markasi, türü, bagli oldugu kapi gibi bilgileri yazin. 9. ses kartinizin ve modeminizin kesme istedigi (irq) ve giris-çikis araligi (i/o address) bilgilerini yazin. daima windows’ dan az hafiza ve sabit disk alani istedigini vurgularlar. ancak, linux sisteminizin de windows gibi bir grafik masaüstü sahip olmasini istiyorsaniz, örnegin x windows programi kullanacaksaniz, asgari ram miktarinin 8 mb olmasi gerekir. yeni ve x windows’ a göre daha çok kaynak isteyen grafik arabirimler için bu miktar en az 16 mb’ tir. 32 mb hafiza ile linux hem grafik arabirimine sahip programlari çok hizli çalistirabilir; hem de ayni anda daha çok program çalistirma imkaniniz olur. grafik arabirimi istemiyorsaniz, linux 40 mb sabit disk alanina sigacaktir. linux 40 mb sabit disk alanina sigacaktir. windows’ u da kurarsiniz, linux’ un aldigi alan 120 mb’ i bulur. herhangi bir ticari linux dagitimindaki bütün donanim, araç ve kolaylik programini kurmaniz halinde, ortalama 680 mb alana ihtiyaç duyabilirsiniz. hemen hemen bütün ticari ve ticari olmayan linux dagitimlarinin cd-rom’ larinda disket yapma programi bulunur ve bu programlar çogunlukla dos ve windows ortaminda çalisirlar. ne var ki, en hayati asgari bölümlerini bile almaya kalksaniz, linux’ u kurmaniz için gerekli programlar ve dosyalar rahatçi 150 disketi doldurur. bu yüzden linux’ u en rahat ve kolay sekilde cd’ den kurabilirsiniz. bunanla birlikte bir ya da iki adet, bilgisayarinizi çalistirmaniz için gerekli boot-up disketlerine ihtiyaciniz olacaktir. linux dagitim dosyalari bir ag merkezinde ise, kurma islemini ag baglantisi yoluyla da yapabilirsiniz. asgari sartlari karsilayan bir sisteminiz varsa ve cd-rom, disket veya ag yollarindan biriyle, elinize linux dagitim dosyalarini geçirdi iseniz, ikinci adima geçebilir ve bilgisayarinizin bölüm ve parçalari hakkinda, biraz sonra size gerekli olacak bilgileri toplayabilirsiniz. bu bilgiler genellikle ve en kolay sekilde bilgisayariniz (varsa ve hala kaybolmamissa) elkitabinda bulunur. fakat bilgisayarinizda dos veya windows kurulu ise, bu bilgileri dos ve windows 3.1 ortaminda msd.exe programi araciligiyla, windows 95 ve 98 ortamlarinda baslat menüsünden programlar/donatilar/sistem bilgisi maddesini seçerek bulabilirsiniz. linux’ u, redhat veya caldera firmalarinin dagitim cd-rom’ larindan kuruyorsaniz, muhtemelen bu bilgilerin sabit disk ve grafik karti ile ilgili olanlarina ihtiyaciniz olmayacaktir; ancak linux kurulduktan sonra ag bilgilerine gerek duyacaksiniz. linux kurmak için elinizde herhangi bir “dagitim” cd-rom’ u bulunmasi gerekir. bu örnekte, linux’ u redhat firmasinin dagilimindan kuracagiz. diger firmalarin kurulumlari arasinda önemli farklar bulunabilir. ancak hemen hemen bütün firmalarin cd-rom%larinda bir dosutils dizini ve içinde bilgisayarinizi floppy disket sürücüsünden açmanizi saglayacak disketi hazirlamakta kullanacaginiz programlar ve veri dosyalari vardir. boot ve ek disketleri yapilmasi linux dagilim cd-rom’ unda dosutils veya dos/utils dizininde rawrite.exe adli bir dosya göreceksiniz; bu dosyayi, biraz sonra bilgisayari a: sürücüsünden çalistirmak için kullanacagiz. iki adet, biçimlendirilmis ve bos hd (1.4 mb) floppy disketi hazirlayin. windows 95/98/nt’ nin dos komut istemcisini (dos prompt) çalistirin, ve cd-rom sürücüsünde, dosutils dizinine gidin, ve sirasiyla su komutlari verin (burada koyu harfle gösterilenleri siz yazacaksiniz, d: yerine kendi cd-rom sürücünüzün harfini yazin) c:\>d:\dosultilsi\rawrite eter disk image source file name: d: \images\boot.img enter target diskette drive: a: please insert a formatted diskette into drive a: and press -enter-: rawrite programi, linux kurulum cd-rom’ undaki disk görüntü dosyasindan alacagi bilgilerle, linux kurulumunda bilgisayari a: sürücüsünden açmanizi saglayacak boot disketi’ni olusturacaktir. bu disketin üzerine “linux kurulumu için baslangiç disketi yazin ve bir kenara koyun. çogunlukla gerekmeyecektir, ancak linux’ un cd-rom’ daki dosyalarini sabit diske kaydetti iseniz ve kurma islemini sabit diskten yapacaksiniz ek sürücü bilgilerini içeren bir diskete ihtiyaci olabilir. bunu da yukaridaki örnekte oldugu gibi, su sekilde yazdirabilirsiniz: c: \>d: \dosutils\rawrite enter disk image source file name: d: \images\boot.img enter target diskette drive:a : please insert a formatted diskette into drive a: and press-enter-: bu disketin üzerine de “linux kurulumu için ek disket (supplemental)” yazin. (gerektigi taktirde linux programi bu disketi “supplemental disketi” adiyla isteyecektir. bitmedi! biraz sonra linux’ a sabit diskinizde yer açmak için kullanacaginiz bir programi, fips.exe’ yi, linux cd-rom’ undan sabit diskinize aktarin. c: \copy d: \dosutils\fips.exe. c: \ /v hazirliklariniz bittigine göre, simdi sabit diskinize yer açarak, linux’ u kurmaya baslayabilirsiniz. linux’ a yer açalim birçok windows kullanicisi, linux’ u sinamak için kurar, kimi daha sonra linux daha çok begenir ve kalir, kimi windows’ a geri döner. bu arada her iki isletim sistemini de zaman zaman kullananlar bulunabilir. burada, linux’ u windows sistemini koruyarak ve daha sonra bilgisayari baslangiçta size hangi isletim istemini istedigini soracak tarzda kuracagiz. önce windows’ un disk birlestiricisi (defragmenter) kullanarak, sabit diskinizdeki bütün dosyalarin diskin ön tarafina toplanmasini saglayin. linux, windows’ un kullandigi “dos partisyonu” denen disk alanina kurulamaz, linux, unix sistemlerinin kullandi dosya sistemini kullanir ve bu sistemle yazilacak dosyalar, windows’ un fat16 veya fat32 türü dosya alanina yazilamaz. bu yüzden sabit diskinizde linux’ un kurulabilecegi bir bos alan açmaniz gerekir. sabit diskinizde su anda sadece windows varsa, büyük bir ihtimalle, sabit diskinizin tümü fat16 veya fat32 olarak ayrilmis ve biçimlendirilmisti. sabit diskte linux ’a yeni alan açabilmek için dos partisyonunun küçültülmesi gerekir. bu is için, bugüne kadar sabit diskinizi kullanilmaya hazir hale getirmekte yararlandiginiz dos’ un fdisk.exe programini kullanmaya kalkarsaniz, sabit diskinizdeki her seyi kaybedebilirsiniz, bu amaçla elinizde varsa partition magiç veya benzeri özel amaçli bir partisyon programi kullanabilirsiniz, ya da biraz önce sabit diskinize kopya ettiginiz fips programini. bu noktada biraz teknik ayrintiya girmemiz gerekiyor. dos zamanla daha çok sabit disk alanina erisebilir oldu, ama özel bir yardim olmadan 2 gb’ in üzerindeki sabit disk alanini hiçbir zaman kullanamadi. oysa windows 95/98 bu siniri ortadan kaldirdi. fips, sabit diskinizdeki mevcut partisyonu daraltirken, windows’ un genis sabit disk destegi’ni de yok ederek, windows’ un isgal ettigi alani, 2 gb’ a indirecektir. bu alanin disinda kalan bölüm ise oldugu gibi linux alani olarak ayrilacaktir. sabit diskinizde windows ve windows programlari 2 gb’ tan fazla yer tutuyorsa, sabit diskinizde linux’ a yer açmak için mutlaka partition magic veya redhat firmasinin linux kurma programi olan druid’ i kullanmaniz gerekir. bu üç program, fips’ ten farkli olarak, dos-windows partisyonunun ne kadar olmasini istediginiz size soracaktir. linux’ u caldera firmasinin dagitimindan kuracaksiniz, partition magic’ in özel bir sürümü, cd-rom’ da bulunmaktadir; diger tür linux dagitimlarinda bu programi kullanmak isterseniz, satin almaniz gerekir. simdi bu üç yöntemi ayri ayri görelim: fips linux’ u kurmaya hazir oldugunuzda, windows 95/98/nt’ yi kapatmak üzere harekete geçin; ancak “bilgisayari kapat” maddesini degil, “ms-dos kipinde baslat” seçenegini seçin. bilgisayar, dos ile açilinca, kök dizine kopya ettiginiz fips’ i çalistirin: c: \> fips fips programi, çalistiginda sabit disklerinizi tarayacagini bildirecektir; devam etmek için bir tusa basin; sonra sabit disklerinizi tarayarak, size bir partisyon listesi sunacaktir. devam etmek için tekrar bir tus basin. program, size sabit diskinizin o andaki vektör dagilimi denen temel bilgisinin yedegini çikartmak isteyin istemediginizi soracaktir; evet anlamina y tusuna basin ve a: sürücüsüne biçimlendirilmis ve bos bir disket koyun. fips, bu bilgiyi diskete yazdiktan sonra, size üç sütunlu bir tablo sunacaktir. bu tabloda, old partition sütununda, sabit diskinizde su anda mevcut bölümlenme, new partition sütununda ise sabit diskte hangi bölüme ne kadar yer ayrilacagi gösterilmektedir. asagi-yukari oklara (imleç tuslarina) basarak, bu listede degisiklik yapabilirsiniz. gerçi linux sadece 40 bm’ lik bir alana kurulabilir; ama x-windows adi verilen linux adi verilen linux grafik kullanici arabirimini ve cd-rom’ daki programlarin çogunu bilgisayariniza kuracaksiniz, linux en az 680 mb yer isteyecektir. linux dilinde diskler, disketler windows ortaminda disklerinizi ve disketlerinizi dos’ tan kalma yöntemle a, b, c, d diye adlandirmaya alisik olmalisiniz. ama linux ve diger unix-türü isletim sistemleri sabit diskleri ve cd-rom sürücüleri farkli sekilde adlandirir. ide sabit diskleriniz hd olarak, scsi sabit diskleriniz sd olarak adlandirilir, ve sabit diskin sistemdeki yerine göre harf ve sabit disk üzerindeki partisyona göre de rakam eklenir. linux bir sabit diskte en fazla dört partisyon taniyabilir; ancak partisyonlar, mantiksal bölümlere (alt partisyonlara) ayrilabilir. buna göre sisteminizdeki disk ve disketler linux açisindan söyle adlandirilir /dev/hda birinci ide kapisina bagli master sabit disk (c) /dev/hda1 cüzerindeki dos partisyonu (varsa) /dev/hda2 c üzerindeki linux partisyonu (varsa) /dev/hdb birinci ide kapisina bagli slave sabit disk /dev/hdc ikinci ide kapisina bagli master sabit disk /dev/hdd ikinci ide kapisina bagli slave sabit disk linux floppy disklerinizi de söyle adlandirir /dev/fd0 a /dev/fd1 b dikkat ederseniz bu isimler, bölü (/) isaretinin düz degil de ters yazilmasi halinde dos-windows ortamindaki dosya isimlerine benziyor. gerçekten de linux için, bütün diger unix sistemleri gibi, sabit ve seyyar bütün disk, disket ve cd-rom’ lar dosya sayilir. dolayisiyla, windows için c adiyla bilinen araç, linux için kök dizinde bir dosya adidir /dev/hda. tipki dosyalarin açilip, kapanmasi gibi linux’un bir disk veya disket üzerinde çalisabilmesi için o aracin “yüklenmesi” (mount edilmesi) yani açilmasi için açikça talimat verilmesi gerekir. yeni birçok linux grafik arabirimi (masaüstü) programi bunu sizin için otomatik olarak yapacaktir. yer ayarlamasini bitirdikten sonra enter’ a basin; fips, 1’nci partisyon olan dos-windows, ve ikinci partisyon olan linux için ayirdigi alanlari gösterecektir. enter’ a basarsaniz, fips, size yapilmasina karar verdiginiz bu degisikligin sabit diske geçirilip geçirilmemesi için son bir kez daha soru soracaktir. klavyede r tusuna basarak yaptiginiz ayarlamayi degistirebilirsiniz; c tusuna basarak devam edebilirsiniz. fips bir kere daha emin olup olmadiginiz soracaktir: klavyede n kusuna basarak yaptiginiz ayarlardan vazgeçebilirsiniz, y tusuna basarak, sabit diskinize yeni partisyonlari islettirebilirsiniz. islemin dogru yapildigini sinamak için, bilgisayarinizi yeniden çalistirin; windows’ un arizasiz sekilde çalismasi gerek. simdi linux kurmaya baslayabilirsiniz.disk druid redhat linux’ un sabit diskte linux için partisyon açma programi olan disk druid (druid, sihirbaz demektir), kurma programinin bir parçasidir; linux’u kurmaya basladiktan sonra karsiniza gelir. fakat redhat' in linux kurma programi bu noktaya kadar sabit diskinizde hiçbir sey yapmaz; hiçbir sey bozulmaz. redhat linux kurma programi, (asagida ayrintilarini ele alacagimiz) kurma isleminin nereden yapilacagi, ne tür bir klavye kullanilacagi ve kurma programi dili ile ilgili ilk diyalog kutularindan sonra, linux’u güncellestirme veya bastan kurma tercihinizi sorar, bu sorunun yaniti olarak, “install” dügmesini tiklarsaniz (bu programda mouse destegi vardir), linux sifirdan kurulacaktir; “upgrade” dügmesini tiklarsaniz, program daha önce kurulmus linux dizinlerini arayacaktir. bu noktada bilgisayarinizda linux yoksa veya mevcut linux kurulumunu tamamen silmek ve yeniden kurmak istiyorsaniz, install dügmesini tiklayin. her iki yol da disk setup’ dan geçer. bu ekranda redhat firmasi size disk druid adli programi mi, yoksa fdisk programini mi kullanmak istediginizi soracaktir. fdisk, linux’un standart disk partisyon programidir; ve linux uzmani olmayan kisilerin bu program yardimiyla sabit disklerinde yeni bir partisyon açmalari oldukça zordur. oysa redhat’ in disk druet programinin kullanimi nispeten daha kolaydir. disk druid, sabit disklerinizin tümünü gösteren bir liste ile birlikte size linux’u yükleyeceginiz partisyonu seçme imkani verir. bu diyalog kutusunda dos partisyonu seçerseniz, itiraz eder. sabit diskinizde linux kurmaya elverisli bir partisyon yoksa, bu listede göreceginiz dos partisyonunu küçültmeniz gerekir. bunu yapabilmek için asagi yukari oklari kullanarak, linux’u kuracaginiz partisyonu açabileceginiz sabit diski ve partisyonu seçin ve edit dügmesini tiklayin. druid size yeni partisyonun ne büyüklükte olmasini istediginizi soracaktir. vereceginiz ölçü, ekranda “used” sütununda gördügünüz sabit diskinizde dos-windows tarafindan kullanilan alandan az olursa windows dosyalarinizi kaybedebilirsiniz. vereceginiz ölçü mutlaka burada gösterilen kullanilan (dosya kaydedilmis) alandan büyük olmalidir. gerekli ölçüyü verdikten sonra, ok dügmesini tiklayin; druid bir kere daha emin olup olmadiginiz sorduktan sonra dos-windows partisyonunuzu küçültecek ve bos bir alan açacaktir. simdi bu bos alani seçin ve edit dügmesini tiklayin. açilacak diyalog kutusunda bu alanin, dos, linux veya linux swap türü partisyon haline getirilmesini saglayacak seçenekler göreceksiniz. yine bu kutuda yeni partisyonun bos alanin kaçta kaçi veya kaç mb olmasini istediginizi de gösterebilirsiniz. bu kutuda ok dügmesini tikladiginizda verdiginiz ölçüler uygun degilse, uyari kutulariyla karsilasabilirsiniz. ölçüler uygunsa, disk druid’ in ekranina dönersiniz. simdi, linux kurabileceginiz bir alan açildigina göre, bu noktada yapmaniz gereken tek sey, druid’ e linux için root (kök) dizin olmasini istediginiz partisyonu göstermekten ibarettir. bunun için, göreceginiz listede, linux kurulacak partisyonun hizasinda mount point (yükleme noktasi) sütununa bir bölü isareti (/) koymaniz yeter. bundan sonra linux kurma isleminin diger bölümlerine geçebilirsiniz. linux’un takas dosyasi windows’ un sanal hafizasi için, herhangi bir diskte dosya olarak açtigi sanal hafiza (virtual memory) dosyasina benzeyen sanal hafiza alanina linux dilinde swap partisyonu denir. su farkla ki, linux, windows gibi sanal hafizayi, diger dosyalarla paylasilan bir partisyona yazmaz; baska programin ulasamayacagi bir alana yazar. redhat firmasinin linux kurulum programinda bulunan ve disk partisyonlarinizi ayarlamaniza yarayan disk druid programi, linux için yeterli bir partisyon açtiktan sonra swap dosyasi için de yer ayirmanizi isteyecektir. dos-windows partisyonunu küçülterek elde ettiginiz alanin bir bölümünü linux swap türü partisyon haline getirmeniz gerekir. caldera’ nin kurulum programi da kurma islemi sirasinda linux’ a ait partisyonda bir bölümü swap alani olarak ayirmak isteyecektir. her iki sistemde de linux native alani belirledikten sonra kalan bos yerde bir linux swap partisyonu olusturun. bu alanin en az bilgisayarinizdaki fiziki ram kadar olmasi tavsiye edilir. yani bilgisayarinizda 16 mb ram varsa, swap partisyonu 16 mb’ tan az olmamalidir. swap alani ne kadar genis olursa. linux ayni anda o kadar çok program çalistirabilir. linux, her biri 127 mb’ a kadar 16 ayri swap partisyonu kabul edebilir. partition magic powerquest firmasinin ürünü olan partition magic (pm), herhangi bir windows programi gibi kurulur ve bu sirada bilgisayarinizda windows nt kurulu ise bir baslangiç disketi yapar. kurma islemi bittiginde, sisteminiz windows 95/98 ise, cd-rom’ u ve a sürücüsündeki disketi çikartip, ok dügmesini tikladiginizda bilgisayariniz kapanir ve pm’ i baslatarak açilir. sisteminiz windows nt ise ok dügmesini tiklarken, program hazirladigi baslangiç disketini sürücüde birakmaniz gerekir. pm bilgisayari yeniden baslattiginda karsiniza fat (dos-windows partisyonu) ve non-fat (linux’un kurulacagi partisyon) için ayirmak istediginiz alani belirleyebileceginiz kontrol kutusu gelecektir. caltera’ nin pm’ ini kullaniyorsaniz, program size diskinizin büyüklügüne göre, ya 300 mb ya da 1 gb alani linux’a ayirmanizi önerecektir. pm’ in standart sürümünde ayarlanacak alanlar belirtilmez; bunu biz yaparsiniz. fakat 300 mb, standart bir linux kurulumu için yeterlidir. ilerde çok linux programi yüklemeyi düsünüyorsaniz, fat partisyonundan daha genis bir alan almalisiniz. bu ekranda ok dügmesini tikladiginizda yeni partisyon açilacak ve bilgisayar kapanacaktir ve yeniden açilacak ve windows baslayacaktir. caldera’ nin linux kurulumuna baslayabilmek için bilgisayar yeniden açilirken, programin windows 95/98/nt’ den çalisan ilk bölümünde hazirladiginiz baslangiç disketini a sürücüsünde birakmaniz gerekir. simdi linux’ u kurmaya geçebilirsiniz.linux’u kuralim linux’ u, herhangi bir dagitim cd-rom’ unu, bilgisayariniz bir network’ te ise network’ teki herhangi bir bilgisayarda bulunan kurulum programini veya linux dosyalari diskette ise disketleri kullanarak kurarsiniz. günümüzde en yaygin sekil herhangi bir firmanin veya kurumun dagitim cd’ si oldugu için burada cd-rom yöntemini ele alacagiz. en yaygin linux dagitimlari red hat software inc. firmasi ile caldera systems inc.’ nin open linux’udur. bu iki dagitimin kurulun programi ile diger cd-rom dagitimlar arasinda ekran görüntüleri, yapacaginiz tercihler, donanimi tanima bakimindan önemli farklar bulunabilir. bazi dagitimlarda kur programi, donatiminizla ilgili bütün bilgileri, örnegin ekran kartinizin türü veya çipseti gibi teknik bilgileri, sizden isteyebilir. bas tarafta, bilgisayarinizin windows’ un sistem bilgisi donatisini veya msd.exe programini kullanarak envanterini bunun için çikarttik. fakat red hat 6.0 ve caldera 2.2, pnp türü kartlar ve araçlar dahil bugün yaygin olarak bulunan bütün donatimlari taniyabilir. red hat 5.x dagitimlari için dagitimin eskiligi ile oranli olarak, taninmayan donanim miktari artabilir. günümüzde en yaygin linux dagitim cd’ si red hat 5.1 veya 5.2 olduguna göre burada kurulum asamalarini bu sürüme göre belirtecegiz. red hat 6’da süreç biraz daha farkli olabilir. red hat kurulum programlarinda diyalog kutularinda seçme islemini space tusuna basarak, imleci seçenekten seçenege götürme islemini ise sekme ve imleç oklari tuslarina basarak yapabilirsiniz. ok, cancel veya back dügmelerini tiklamis olmak için odagi bu dügmelere getirerek enter’ a basmaniz gerekir. bilgisayar linux baslangiç disketi ile basladiktan kisa bir süre sonra c/> komut istemcisini görmeye alistiginiz yerde boot kelimelerini göreceksiniz. enter’ a basin. simdi ekranda linux çekirdeginin (kernel) anakart ve bagli birimlerini tanidigina iliskin mesajlarin akip gittigini göreceksiniz. bu olmuyorsa, yani boot’ tan sisteminizin tanindigina iliskin bir dizi bilgi akip gitmiyorsa, boot programina bazi parametreler eklemeniz gerekir. özellikle boot programi, cd-rom sürücünüzü tanimadi ise, bilgisayari kapatip yeniden açmaniz ve bu kez boot kelimesini görünce sunu yazmaniz gerekir boot linux hcd=cdrom bu, linux kurma programina cd-rom’ u tanitmaya yarayacaktir. kurulum programinin birinci ekraninda kurma islemi için bir dil seçmeniz gerekir. red hat 6’da dil destegi olarak türkçe bulunmakla birlikte kurma isleminin ekranlari için türkçe destegi sadece linux.org.tr’ den edinebileceginiz turkuaz dagitimlarinda türkçe klavye bulabilirsiniz; diger dagitimlarda ingilizce klavyeyi seçmek zorundasiniz. linux kur programi, kurulumun nereden yapilacagini sordugunda cd-rom’ u seçin. linux kurdugunuz bilgisayar notebook ve cd-rom sürücünüz bilgisayara pcmcia (pc karti) ile bagli ise, basta hazirladiginiz supplemental disketini isteyecektir. kurulum dosyalarinizi download ederek sabit diske kaydettiyseniz, yine supplemental disketine ihtiyaciniz olacaktir. bilgisayariniz network’ e bagli ise, kurulumu network’ ten yapabileceginiz gibi, bilgisayariniza madem bagli ise kurulumu size bu imkani veren herhangi bir ftp sitesinden de yapabilirsiniz. ancak yavas modem baglantisi ile bu islem çok uzun sürebilir. telefonun kesilmesi halinde ise her seye yeniden baslamaniz gerekir. yarim kalmis bir linux uzmani degilseniz, cd-rom’ dan sasmamaniz gerekir! dil, klavye ve kurma dosyalarinin kaynagi konusunda anlastiktan sonra, linux kur programi size nasil bir kurulum yapmak istediginizi sorar. linux sisteminizi güncellestirmiyor da sifirdan kuruyorsaniz, install dügmesini seçin linux’a yer açma islemi için fips’ i veya partition magic’ i kullanmadiysaniz, redhat linux kurma programi bu noktada partisyon açma isini yapmaya baslayacak ve size bunun için disk druid veya linux’un fdisk programini kullanma seçenegi verecektir. linux uzmani degilseniz, disk druid’ i seçmeniz gerekir. linux’un fdisk programi da dos’ un fdisk.exe programi gibi hata affetmeyen ve yaptigi is geri alinamayan, ekrandaki mesajlari oldukça kisa bir programdir. linux, bilgisayarinizdaki herhangi bir sabit diskte veya bir partisyonda durabilir. bunlardan birinin linux için root (/) olarak tayin edilmesi gerekir. fakat, bazi anakartlarin üzerindeki bios çipleri, isletim sisteminin daima birinci ide veya birinci scsi sabit diskte ve 1023’ncü silindirden önde bir yerde olmasini isterler. ayrica linux’u kurarken windows sisteminizi korumaya ve linux’un lilo adli dula-boot imkanini kullanmaya kararli iseniz, linux’un root partisyonunun sabit diskin ilk 512 mb’ lik bölümünde olmasi gerekir; aksi takdirde bios linux çekirdegini (kernel) göremez ve dolayisiyla lilo çalismaz. bunu saglamak için, linux partisyonunun birinci sabit diskte (c sürücüsünde) olmasina dikkat edin. partisyon isini de hallettikten sonra linux kurma programi, açtiginiz yeni linux partisyonlarini biçimlendirecektir. bu islem alanin büyüklügüne göre bir zaman alir. bu sirada linux format programinin, sabit diskte bozuk noktalari belirlemesini saglamak için “check for bad blocks during format” seçeneginin isaretli olmasini saglayin. root için parola! windows 95 ve 98’e asina iseniz muhtemelen hiçbir zaman kendi bilgisayariniz için kullanici adi ve parolasi seçmemis olmalisiniz. windows nt ve windows 2000 gibi ag ortami düsünülerek tasarlanmis isletim sistemleri gibi, linux da agda olmasa bile daima kullanicinin önceden atanmis ve parola verilmis kisi olmasini ister. linux ortaminda sistemle ilgili isleri, ayarlamalari, degisiklikleri ve yüklemeleri yapma ve diger kullanicilarini belirleme yetkisine sahip bir idari yetkili hesabi açar. bilgisayarin bütün disklerini, ve partisyonlarini ve diger kullanicilara ait bütün dosyalari görebilme yetkisine sahip olan bu hesabin adi root’ tur. kurulum sirasinda bu hesap için bir parola vermek zorundasiniz. linux sistemini root adiyla açtiginiz zaman sistemin her özelligini degistirebilirsiniz ve bilgisayarinizi kullanabilecek kisileri belirleyebilirsiniz. linux’u root kullanici adiyla açtiginizda her seyi degistirebilirsiniz ve bu arada hata da yapabilirsiniz. bu yüzden linux sisteminiz çalisir hale geldiginde ve sistemi root adiyla açtiginizda ilk yapacaginiz sey, kendinize bir normal kullanici hesabi açmak olmalidir. linux’ ta parola en az alti harf olmalidir. linux, parolada büyük harf-küçük harf ayrimi yapar.lilo’yu da yükleyelim uzun yolun sonuna geldiniz sayilir. linux kurma programi son olarak bilgisayariniz açilirken hangi isletim sistemi ile açilmasini istediginizi size soracak olan linux loader (lilo, linux yükleyici) programinin ayarlarini yapmanizi isteyecektir. bilgisayariniza linux kurmak istediginiz system commander gibi piyasadan alabileceginiz bir program alarak önce onu kurduysaniz, lilo bölümünü atlamaniz gerekir. linux’u caldera openlinux 2.2 dagitimindan kuruyorsaniz ve sisteminizde windows varsa, partition magic programi ile, linux kurulumu bittikten ve bilgisayariniz yeniden windows ile açildiktan sonra boot magic programini kurmaniz gerekir. yoksa linux asla çalismayacaktir. red hat linux dagitiminin 5.1, 5.2 ve 6.0 sürümlerinde kurulun son bölümü lilo ayarlaridir. lilo, kurma islemi bitip, bilgisayariniz yeniden açilacagi zaman sabit disklerinizde çalismaya hazir isletim sistemlerini tarayarak bize o anda hangisini kullanmak istediginizi sorar. kurma programi, sizden önce lilo’ nun nerede “durmasini” istediginizi soracaktir master boot record veya linux root dizininin birinci sektörü. burada yapacaginiz tercih çok önemli; bu nedenle biraz ayrintiya girelim. master boot record (mbr) bilgisayarin sabit diskten açilmasi için temel isletme sistemi bilgisinin edinildigi sabit disk alani. genellikle sektör sifir adiyla bilinir. windows 95 ve 98 için mbr’ in özel bir önemi yoktur; fakat windows nt ve 2000 ile ibm’ in isletim sistemi olan os/2 bu sektörden yararlanarak, kendi multi-boot (seçmeli isletim sistemi) kaydini buraya yazarlar. system commander ve boot magic gibi programlar da kurulurken, buradaki mevcut kaydi yedekler ve kendi seçenek tablolari bu sektöre yazarlar. lilo’ yu mbr’ a koyarsaniz, daha önceden kurdugunuz system commander, boot magic ve benzeri çok isletim sistemi arasinda açilista seçme yapmanizi saglayan program silinir. windows nt ve 2000 ile os/2’nun multi-boot kayitlari ise yedeklenir. bilgisayariniz açilirken lilo size tercih imkani verir; tercihinize göre, ya linux’ u baslatir; ya da yedekledigi windows veya os/2 ile açilir. bu durumda sisteminiz açilinca ekranda lilo boot seklinde bir komut istemcisi göreceksiniz. sekme tusuna basarsaniz, belirtebileceginiz isletim sistemi tercihlerinizin adlarini göreceksiniz. bu listedeki isimlerden birini yazip, enter’ a basin. o isletim sistemi açilacaktir. root dizini birinci sektörü bu sabit diskinizde linux kernel dosyasinin basladigi noktadir. lilo’ yu buraya koyarsaniz, sabit diskinizde mevcut mbr’ da kimin adi yazili ise o isletim sistemi açilir. mbr’ da çok sistem arasinda tercih yapmanizi saglayan bir kayit varsa ve bu kayit windows nt veya 2000’e aitse, c’de boot.ini dosyasinda degisiklik yaparak, windows açilirken linux’un bir seçenek olmasini saglayabilirsiniz. mbr system commander veya boot magic programlarina aitse, zaten linux bir seçenek olarak açilis listesinde görünecektir. bu durumda siz diger sistemin os seçicisine linux’u baslatmak istediginizi bildirirseniz, bu sistem, linux kernel dosyalarinin basladigi noktada bulunan lilo’ yu sahneye davet edecek ve lilo da linux’u baslatacaktir. bu noktada belirtmek zorunda oldugunuz son seçenek lilo çalisirken, bilgisayarinizda scsi sabit disk varsa ve bu diskler 1023 silindirden büyükse “use linear mode” kutusuna bir çarpi koymaktan ibaret. sekme tusu ile ok dügmesine gider ve enter’ a basarsaniz, linux kurulmus olacaktir. karsiniza gelecek son kutuda belirtildigi gibi a- sürücüsünden disketi çikartin; bilgisayariniz cd-rom’ dan açilan türdense, linux cd’ sini de çikartin ve ok dügmesini seçerek enter’ a basin. kurulumda yaptiginiz seçmelere göre, lilo herhangi bir tercihte bulunmanizi isterse, listede linux hangi adla gösteriliyorsa o adi yazin ve enter’ a basin; linux kernel’ i gerekli servis dosyalarini açip, servisleri baslattiktan sonra karsiniza login- seklindeki komut istemcisi gelecektir; root yazin ve enter’ a basin; parolaniz soruldugunda root için seçtiginiz parolayi yazin. bilgiislem için yeni araciniz olan linux çalisacaktir. linux ile modem baglantisi linux'un her geçen gün artan donanim destegine ragmen, kullanicilar nadiren de olsa modemlerini tanitamamakta ve internet'e baglanmakta güçlük çekiyorlar. bu yazida linux ile internet'e baglanmayi asama asama gösterecegiz. öncelikle modeminizin linux ile uyumlu olup olmadigini belirlemek gerekiyor. bir winmodem' e sahipseniz, bunu linux ile çalistirmaniz mümkün olmaz. winmodem' lerin özel yapisi vardir. içinde, normal modemlerin aksine bazi önemli görevleri üstlenen entegreler bulunmaz. aksine, donanimin yapmasi gereken isler yazilim tarafindan halledilir. diyeceksiniz ki, linux' ta winmodem' lerin çalismasi için buna uygun bir program yazilamiyor mu? hayir. 3com firmasi, winmodem' leri üretirken modem özelliklerini gizli tutuyor ve sürücülerin sadece windows altinda çalismasina neden oluyor. winmodem' lerin bir baska dezavantaji da islemciyi yüklemesi. pentium' larin düsük modellerinde winmodem' ler performans kaybina neden olabiliyorlar. modeminizin bir winmodem oldugunu her zaman kutusuna bakarak anlamayabilirsiniz. winmodem’ leri anlamanin en kolay yolu, kutunun üzerindeki fcc numarasini ya da 4 basamakli seri numarasini bir kenara kaydetmektir. daha sonra http://www.o2.net/ adresine giderek seri numarasi yardimiyla bu modemin ne tip olduguna bakin. yukaridaki adreste, modemin sadece winmodem olup olmadigini anlamakla kalmaz, çok büyük ihtimalle linux ile çalisip çalismadigini da ögrenirsiniz. ayni sayfada "view the entire table" baglantisina girerseniz, karsiniza genis bir modem tablosu çikar. bu tabloda kirmizi bir "wm" simgesi, karsisindaki modemin bir winmodem oldugunu ve linux ile kullanilamayacagini, yesil "ok" simgesi ise daha önce denenmis ve çalisan bir modemi belirtiyor. modemin winmodem oldugunu büyük bir üzüntüyle anladiginiz zaman ne yapacaksiniz? hangi modem size en uygun? tüm bu sorularin cevabini yukarida adresini verdigimiz tablodan alabilirsiniz. dahili ve harici modemler diyelim ki modeminizin gönül rahatligiyla winmodem olmadigina karar verdiniz. su anda kullanmakta oldugunuz modem ya isa, ya da pci' dir. genis bir yuvaya sahip olan modem isa, daha küçük olani ise pci veriyoluna sahiptir. isa modemlerle kolaylikla internet baglantisi saglayabilirsiniz. bazi modemler de plug and play (pnp) özellige sahiptirler. bir isa pnp modeminiz varsa simdiden isinizin zor oldugunu söyleyebilirim. yapmaniz gereken, bios' tan bu modeme bir irq ve i/o adresi vermesini söyleyebilir ve linux'un modemi tanimasini bekleyebilirsiniz. bunun için bios' taki "use a pnp capable operating system" sorusuna "no" cevabi vermelisiniz. eger yeni bir modem alacaksaniz, harici modem almanizi tavsiye ederiz. harici modemlerle hemen hemen hiç sorun yasamazsiniz baglanti programinin seçilmesi internet'e baglanmak için x window ya da metin ekrandan çalistirilabilecek bir çevirmeli ag baglanti programina ihtiyaciniz olacak. a) masaüstünüz kde ise, kpp programini kullanabilirsiniz. kpp, kdenetwork paketi ile birlikte geliyor. kde ise güncel tüm dagitimlarda (slackware, caldera, easylinux, red hat, debian, vb.) var. b) mandrake ve red hat ile birlikte gelen gnome pencere yöneticisi ile birlikte gnome-ppp kullanilabilir. c) x window kullanmayanlar için ezppp ve pppsetup benzeri programlari önerebiliriz. d) çevirmeli ag baglantisini saglamak için pppd komutu kullanilabilir. pppd, internet servis saglayicinin modemiyle baglanti kuracak ve gerekli yönlendirme ayarlarini yapacaktir. yukarida saydigimiz programlar elinizde yoksa, http://www.linuxapps.com/ adresine baglanip çekebilirsiniz. bu sayfalarda baglantinin nasil yapilacagini ayrintili olarak yazmayacagim, her linux kullanicisi kendi zevkine göre diledigi programi kullanabilir. alan adi sunucusu alan adi sunuculari (dns) makine adresinden ip adresi dönüsümü yaparlar. internet'e girince mutlaka bir alan adi sunucusunun ip adresini /etc/resolv.conf dosyasinda belirtmeniz gerekiyor. bu sayede, örnegin http://www.linuxtoday.com/ adresine baglanacaksaniz, sisteminiz bu adresi dns' e soracaktir. ancak bu sayede internet'teki bir adrese baglanabilirsiniz. host komutu yardimiyla, bildiginiz bir sayfayi ya da makine adini kontrol edin. http://www.lwn.net,/ her hafta linux haberleri sunan popüler bir sitedir. yukaridaki cevabi alabiliyorsaniz dns ayarlariniz düzgün olarak yapilmis demektir. eger herhangi bir yanit gelmiyorsa, birlikte /etc/resolv.conf dosyasini ayarlamamiz gerekiyor. asagida örnek bir resolv.conf dosyasi var. bu satirlar, her iki ip adresinin de bir dns sunucu oldugu, birinci dns sunucudan cevap gelmez ise ikinci sunucunun sorgulanacagi anlamina gelir. siz kendi servis saglayicinizdan (ya da sistem yöneticinizden) kullanabileceginiz dns' lerin bir listesini isteyin. baglanti yaptiktan sonra herhangi bir adresi ping komutu yardimiyla kontrol edebilirsiniz. yukarida adi geçen makineye kolayca ping yardimiyla ulastik. hem ip, hem de isim ile baglanti kurabildigimize göre internet'e bagliyiz demektir. modem baglanti kuruyor, ama bir süre sonra hattan düsüyor ise, wvdial programini http://worldvisions.ca/wvdial adresinden alin. bu program, modemi otomatik olarak taniyacak ve servis saglayiciniza hiç bir sorunla karsilasmadan baglanti kurmanizi saglayacaktir. wvdial yaninda kwvdial adinda, kde ile birlikte kullanabileceginiz bir programi da deneyebilirsinizlinux için aksesuar seçimi linux kurma isleminin bu noktasinda, linux sisteminizde olmasini istediginiz birimleri belirmeniz gerekir. sabit diskinizdeki alanin büyüklügüne göre, karsiniza çikacak listeden istediginiz kadar destek, program, birim ve hatta oyun seçebilirsiniz. bu listedeki unsurlarin bir bölümü sunlardir printer support (yazici destegi). isaretlediginiz takdirde kurma programi sizden daha sonra kendinize bir yazici seçmenizi isteyecektir. elinizdeki linux dagitimi eski ise yeni renkli yazicilarin sürücüleri bulunmayabilir. x window. linux’un microsoft windows türü grafik arabirimi, masaüstü programi. linux’u windows gibi masaüstünden simgeleri tiklayarak kullanmak istiyorsaniz, bu seçenegi seçin. mail/www/news. linux’un internet destegini saglamak için mektup, web ve usenet seçenekleri. file managers. linux’un farkli dosya sistemlerini desteklemesi için, dosya yöneticileri’ni seçmeniz gerekir. graphics. linux-tabanli birçok grafik yapma ve editing programi. x games. x windows destegini kurdugunuz takdirde oynayabileceginiz oyunlar. console games. linux komut istemcisi ekraninda oynayabileceginiz dos-vari oyunlar. x multimedia. linux’ ta x window masaüstünde ses ve video destegi. linux, windows’ dan farkli olarak bazi programlari gruplar halinde kurabilir. burada yapacaginiz tercihler sadece örnegin ses ve video için sistem destegi saglamakla kalmayacak, fakat ayni zamanda, kurma islemini yaptiginiz dagitima bagli olarak birkaç ses ve video editing programini da kuracaktir. sabit diskinizde yer azsa, burada x window ve multimedia disinda tercih yapmak zorunda degilsiniz. daha sonra dagitim cd-rom’ undaki programlari tek tek kurabilirsiniz. kurma programi birimlerin seçiminden sonra linux programlarinda mouse destegi isteyip istemedigini ve ne tür mouse’ unuza uygun seçenegi isaretleyin. bu noktada yanlis tercih yaparsaniz, daha sonra /usr/sbin/mouseconfig programini çalistirarak, tercihinizi degistirebilirsiniz. saglanacak destek ve kurulacak paketler arasinda x window’ u da seçtiyseniz, kurma programi x window’ un ayarlari için ek sorular soracak ve arastirmalar yapacaktir. bunlarin basinda ekran kartiniz gelir. red hat 5.2 ve caldera 2.2 kurma programlari bazi 3d kartlar hariç, mevcut grafik kartlarini dogru olarak tanirlar. kartinizi taniyamadigi takdirde program sizden tercih yapmanizi isteyecektir. ekran kartinizi listede göremezseniz, standart vga veya standart svga seçenegini isaretleyebilirsiniz. bu durumda linux grafik kartinizin bütün özelliklerinden yararlanmasina imkan vermeyebilir. daha sonra ayni islemi monitör için yapacaksiniz. monitörünüz çok eski veya çok yeni degilse, program dogru seçenegi kendisi isaretler. program monitörünüzü taniyamaz ve seçme isini size birakirsa, linux’u kurma islemine baslarken windows’ a kurma islemine baslarken windows’ a yaptirdiginiz envanterin listesini çikartmaniz ve burada windows’ un ekraniniza ne çözünürlükte ve ne frekansta sinyal gönderdigine iliskin rakamlari bulmaniz gerekir. monitörler, imal edildikleri azami çözünürlükten yüksek çözünürlügü ve scan frequency dedigimiz bir saniyede kendisine gönderilmesi gereken video sinyalinden fazla frekansi taniyamazlar. hatta yanlis bir tercih monitörün tümüyle kullanilmaz hale gelmesine sebep olabilir. monitörle ilgili bilgileri windows’ a da çikarttirmadi iseniz, mutlaka en düsük degerleri seçin vga ve 640x480 çözünürlük ile 50 hz frekans, en düsük deger olarak hemen hemen her türlü ekrani çalistirabilir. kur programi, grafik kartinizdaki ram miktarini da bu arada belirtmenizi isteyecektir. bu bilgiyi bilgisayariniz açilirken grafik kartinin türünü, modelini gösterin listede bulabilirsiniz. bu bilgi hizla kaybolacagi için dikkatli olmaniz gerekir. bir diger kaynak da grafik kartinin eger atmadiysaniz, kutusu olabilir. kurma programi video clockchip diye bir ayar yapmanizi isterse, bu oldukça eski ekran kartlarinda kullanilan bir ayar türü oldugu için seçme yapmadan atlayabilirsiniz. ekraninizda görüntülenecek renklerin derinligi (bit degeri) ile ilgili kutuda yapacaginiz tercih grafik kartinizin ram’ i ile dogru orantilidir. fgrafik kartinizda 1 mb ram varsa, ekran çözünürlügünü monitörünüzün kaldirabilecegi en yüksek sinira örnegin 1024x768 piksel’ e getirirseniz, ekranda en fazla 256 ayri renk elde edebilirsiniz. çözünürlügü azaltirsaniz, ekranda elde edilebilecek renk sayisi artar. linux’ta network baglantisi linux, tek basina kullanilan kisisel bilgisayar degil, bir ag ortaminda bulunan bilgisayar için tasarlandigindan, kurma asamasinda sizden ag ile ilgili bilgiler isteyecektir. bilgisayariniz ag ortaminda degilse, bu bölümü cancel dügmesini seçerek ve enter’ a basarak geçebilirsiniz. bilgisayariniz bir agin üyesi ise yapmaniz vermeniz gereken bilgileri ag yöneticinizden almaniz gerekir. bilgisayarinizin ag arabirim kartinin, ag merkezi ile bilgisayariniz arasinda varsa geçit bilgisayarin ve nihayet agdaki bilgisayarlarin adlarinin listesini tutan nameserver bilgisayarin sabit ip adresleri istemelisiniz. sistem saati ve tarihi belirteceginiz ve bios’ tan edinilecek saatin yerel mi, yoksa greenwich saati mi oldugunu belirttikten sonra sira linux açilirken yüklenecek servisleri belirlemeye gelecektir. awd, atd, ve autofs gibi linux uzmani degilseniz adindan islevini anlamakta zorluk çekebileceginiz birçok servisin gösterildigi bu listede bazi seçeneklerin seçilmis oldugunu göreceksiniz. bu linux dagitimini yapan firma tarafindan seçilmis varsayilan servislerdir. ilerde, linux’u daha iyi ögrendiginiz zaman bir boot-time servisin eksik oldugunu anlarsaniz, bunu kolaylikla kendiniz baslatabilirsiniz. simdilik varsayilan seçimleri kabul edin. yazici destegiyle ilgili bölümde ise bilgisayariniza bir yazici bagli ise local seçenegini isaretleyin. ag yazicisindan yararlanacaksaniz ve yaziciyi dogrudan kullanabilecekseniz “remote lpd” seçenegini, yazicidan bir yerel lan agi yöneticisi araciligiyla yararlanacaksaniz. “lan manager” seçenegini isaretlemeniz gerekir. bunu yaptiktan sonra next dügmesini seçin ve enter’ a basin. linux, bir yaziciya is gönderen programin çabuk serbest kalmasini veya ayni anda birden fazla programin ayni yaziciya is göndermesini saglamak amaciyla, yaziciya gönderilen isi, önce sabit diskte bir bekleme alanina yazar. buna spool dosyasi denir. sisteminizde birden fazla yazici varsa, linux her yazici için ayri bir spool dosyasi olusturmak amaciyla sizden bu dosyalara isim vermenizi ister. bir yaziciniz varsa, önerilen ismi kabul edip, next i seçerek enter’ a basin. simdi yazicinin bagli oldugu kapiyi belirleyeceksiniz. windows ortaminda lpt1; lpt2 adiyla bilinen kapilar, linux ta /dev/lp0/dev/lp1 adini alirlar. yazicinizin bagli oldugu paralel kapiyi seçtikten sonra next’ e giderek enter’ a basin ve yazici türünü belirleyeceginiz kutuya ulasin. yaziciniz bu listede yoksa kitapçigina bakarak, uyumlu oldugu yazici türlerini arastirin ve bu listede o yaziciyi seçin. bazi yazici türleri için linux, kagit ebadi, baski çözünürlügü gibi ek bilgiler isteyebilir. bu bilgileri sagladiktan sonra, tercihlerinizin toplu olarak sunuldugu bir kutuda, bunlarin dogru oldugunu done dügmesini seçerek ve enter’ a basarak belirtebilirsiniz. seçimleriniz hatali oldu ise, edit dügmesini seçerek, geri dönebilirsiniz. uygun yazici bulamiyorsaniz, her an cancel dügmesini seçip enter’ a basarak, yazici seçme isini sonraya birakabilirsiniz. bu durumda yazicinizin imalatçisinin internet sitesine giderek linux için sürücü olup olmadigini arastirabilirsiniz. yeni linux ev kullanicilari için linux linux, gelisimini internet üzerinde ve internet' in mantigina uygun biçimde "açik" olarak gerçeklestirilen bir isletim sistemi olarak gnu (http://www.gnu.org/) kamu lisansi ile dagitilmaktadir. yani linus torvalds' i saymazsak kimseye ait degildir (ki kendisi bizzat bu durumu yaratan kisidir, dolayisiyla onu sahibi saymak pek mantikli olmaz), dolayisiyla herkese aittir. gnu kamu lisansi çerçevesinde kaynak kodunu dahil serbestçe degistirebilir, dagitabilir, hatta satabilirsiniz. parayla satilan isletim sistemlerinden en temel farki budur. çogu yerde sadece cd parasina, eger tam sürüm istiyorsaniz da çok uygun fiyatlara her türlü uygulama dahil satin almaniz mümkündür. parali bir isletim sistemi kullanmak istedigimizde bir bilgisayari etkin bir sekilde kullanabilmek için en az 700 usd kadar bir tutari sadece yazilima vermek zorundasiniz. (windows 98 + office 97) bu rakam türkiye sartlarinda, bir ev kullanicisi için çok fazladir ve lisanssiz kullanimin ülkemizde bu derece yaygin olmasinin en temel nedenidir. lisanssiz kullanimin da kelimenin tam anlamiyla bir hirsizlik oldugunu söylersem yanlis sayilmaz. sirf bu noktadan bakildiginda bile linux kullanmak çok ama çok mantiklidir. özellikle red hat temelli dagitimlar bir ev kullanicisinin ihtiyaçlarina tamamen cevap verebilecek düzeydedir. internet ile ilgili akliniza gelen veya gelmeyen tüm uygulamalar (netscape gibi komple bir uygulama ve daha bir çok tarayici), star office gibi bir ofis paketi, dünyaca ünlü kelime islemcisi word perfect, gimp gibi adobe photoshop'u aratmayacak son derece güçlü bir resim isleme programi, multimedya uygulamalari, film göstericisi gibi her türlü uygulama linux için mevcuttur. (sadece ücretsiz olanlar sayilmistir.) bir ev kullanicisi için tek eksik tarafi piyasada ms windows için oldugu kadar oyunun linux için bulunmamasidir, fakat bu alanda da gelismeler yasanmaktadir (ilgilenenler için http://www.linuxgames.com/). birçok küçük oyunun yanisira doom, quake, golgotha, simcity' nin mütevazi bir versiyonu, birkaç uçus simülasyonu gibi oyunlar da bulunmaktadir. (birkaç büyük oyun sirketi linux için de oyun üretecegini açikladi.) öte yandan, linux'un ev kullanicilari için en korkutucu tarafi ise herhalde konfigüre etmektir. fakat gnome projesi dahilindekiler, kde ve red hat' in gelistirdigi birtakim araçlarla kurulum dahil her türlü ayar gayet kolay ve anlasilir bir sekilde ve türkçe yapilabilmektedir. kullanicinin tek yapmasi gereken ms windows' a göre zamanin biraz daha fazla kismini yardim dosyalari ile geçirmek olacaktir. bedava bir isletim sistemi için bu kadar çok ve detayli yardim dokümaninin bulunmasi bile hayret verici bir seydir. çünkü kimse bu yardim dokümanlarini herhangi bir maddi çikar karsiligi yazmamistir. linux'un yardim dosyalarinda bulunamayacak sorun, çok detayli durumlar için geçerlidir, ki bu da zaten genelde ev kullanicisinin ihtiyaçlari disindaki durumlarda olur. iyi konfigüre edilmis bir linux'u tekrar kurmaniz gibi bir durumla karsilasmaniz çok enderdir; o da büyük ihtimalle sizden kaynaklanmaktadir! linux' ta kurdugunuz hiçbir program sizden reboot istemez, sistemde her türlü degisikligi sistemi açik tutarak yapabilirsiniz. kurulum süreleri ise windows' la karsilastirildiginda gerçekten çok kisadir. netscape 4.51'i kurmak celeron 300 (a degil) 96mb ram makinede yaklasik 15 saniye sürüyor. mandrake 5.3 (red hat 5.2) tüm paketlerin kurulumu ise ayni makinede yaklasik 18 dakika! linux sadece kurulumlarda degil her türlü ortamda üstün performanslidir. 33.600 isa modem ve dijital santrale bagli hatla turk.net' in tüm türkiye için pri numarasina baglanmak linux' ta baglanti programinin çalistirilmasi dahil (kppp) 30 saniye iken windows' un "aga oturum açmasi" çok daha uzun sürüyor. kurulusundan beri hep ms windows' la ayni ortamda yasamak zorunda kalan linux'un windows partiton' lari ile olan mükemmel uyumlulugunu da eklemek gerekiyor. sabit diskinizdeki ntfs dahil tüm windows bölümlerinize linux' tan erismek, yazmak, hatta format atmak mümkündür. sürekli beta asamasinda olacaga benzer windows emülatörü wine (http://www.winehq.com/) ise su an için biraz sorunlu da olsa, birçok windows programini çalistirabilmektedir. ayni sekilde bir de dos emülatörü bulunmaktadir. çöken bir windows' taki dosyalara linux' tan eriserek birtakim düzenlemeler yapmak ve sistemi ayaga kaldirmak gayet mümkündür. sonuç olarak; yüksek performansli, kararli, saglam ve en önemlisi bedava olan bir isletim sistemini son kullanicilar için de mantikli bulmamak imkansiz. tek yapmak gereken sey, biraz daha fazla yardim dosyalari ile ilgilenmek, gerektiginde komut satirindan çalistiracaginiz programlarla, konfigürasyon dosyalariyla oynamak olacaktir. bunu da aslinda windows' u kisa bir ilk defa kurup bir kaç program kurup kaldirdiktan sonra windows' u tekrar kurmakla geçireceginiz zamana sayabilirsiniz x window ayarlari x window, kisaca x, linux' ta grafik arayüzüne verilen isimdir. kurulum programi bu menüde ekran kartinizi otomatik olarak taniyacak ve gerekli yazilimi yükleyecektir. ancak, asagida yer alan bazi kartlari red hat 6.0 ile kullanamayacaksiniz. tnt2 kartlari voodoo banshee i740 chipset'li kartlar bir ekran karti seçildikten sonra sistem gerekli tüm sürücüleri yükleyecektir. ardindan uzun bir monitör listesiyle karsilasiyoruz. bu listedeki monitörden size en uygun olanini isaretleyin. monitörün tipi listede yoksa "custom" seçenegini isaretleyin. ardindan da monitörün dikey ve yatay tazeleme hizlarini belirtin. yatay tazeleme sikligi 14 ve 15 inç monitörler için: non-interlaced svga, 1024x768 @ 60 hz, 800x600 @ 72 hz ve 17 inç monitörler için: monitor that can do 1280x1024 @ 70 hz seçilebilir. düsey tazeleme ise 50-90 ya da 50-100 arasinda olacaktir. mümkünse bu degerleri monitörün kullanim kilavuzundan arayip bulun. ardindan ekran karti belleginin ne kadar oldugu sorusu ekrana gelecektir. buradan ekran karti belleginin miktarini isaretleyin. gerçek degerinden daha az ya da daha fazla yazmak, ekran kartina herhangi bir zarar vermez, ancak x window' un da düzgün çalismasini engeller. video clockchip ayarlari için "no clockchip setting" seçin ve kullanilabilecek ekran çözünürlüklerinin seçilecegi ayarlamalari yapin. burada istediginiz renk derinligi ve ekran çözünürlüklerini ayarlayin. sistem açilinca bu ekran çözünürlükleri arasinda control - ve control + tuslari yardimiyla gezinebilirsiniz. - ve + tuslari için nümerik klavyeyi kullanin. son olarak, x window bir kere denenecektir. eger açilista dogrudan siyah-beyaz iç karartan bir pencereye düsmek yerine x window' dan girmeyi isterseniz, karsiniza gelen soruya "yes" cevabi verin. böylece red hat linux 6.0 cd' sini sisteme kurulmus olur.donanim gereksinimleri linux, yapisi itibariyle üzerinde çalistigi donanimdan sonuna kadar faydalanan bir isletim sistemidir. bir kisim isletim sistemi kutularinin arkasinda yazilan donanim gereksinimlerine nazire olarak, gerçekten hangi bilesenlerle bu linux denen canavari en iyi sekilde kullanabileceginize bakalim. eger elinizde 386, 486 ve benzeri düsük güçlü bir islemci ve 16mb veya daha az bellek var ise, linux'un x window grafik arayüzünü verimli olarak kullanamayacaksiniz. bu durumda linux'u metin ekrandan çalistirmaniz mümkün olacaktir. ancak, iki durumda da linux'un yapacagi isler, verecegi servisler, sunucu kapasitesi yaklasik olarak ayni kalacaktir. elinizde pentium, pentium ii, pentium iii, amd, cyrix, pentium mmx ya da benzeri intel uyumlu bir islemci var ise, hele hele zengin bir aninizda 32mb ya da daha fazla belleginiz varsa, ne mutlu size. bu donanimla internet'te çok iyi gezinti yapabilirsiniz. red hat linux 6.0 sürümünün kurulabilmesi için diskte en az 150mb yer bulunmasi gerekiyor. eger fazla disk yeriniz varsa, linux'a ayirabileceginiz 700mb'lik bir alan bulabiliyorsaniz harika olacaktir. iyi bir ekran görüntüsü alabilmek için en az 1 ya da 2mb bellekli bir ekran karti isinizi görecektir. x window altinda s3, cirrus logic, ati mach8/32/64, trident, et3000/4000, paradise gibi kartlar desteklenir. i740 chipsetleri ile s3'ün agp iskelesini kullanan kartlarini kullanabilmeniz için yeni çikan xfree86 paketini indirip kurmaniz gerekmektedir. eger sistemde bir ethernet karti var ise, bu ethernet karti kurulumda otomatik olarak taninacaktir. 3com, wavelan, western digital, d-link, intel, dec, hp, amd, zenith hemen sayilabilen, kolayca kullanilabilecek kartlar. hele ne2000 uyumlu olanlar çok daha iyidir, sadece takin ve çalistirin. winmodem' leri linux ile (simdilik) kullanamazsiniz. pci modemler de büyük sorun çikartiyor. modeminizi hakkiyla kullanabilmeniz için ya harici modem olmali, ya da bu modem isa yuvasina takilmali. ses kartlarindan soundblaster, proaudio spectrum, gravis ultrasound, awe 32/64 gibi kartlari kullanabilirsiniz; genel kural, tüm soundblaster uyumlu ses kartlarinin sorunsuz bir sekilde desteklendigidir. neler yanlis gidebilir: linux kurulurken, özellikle x window ayarlari sirasinda grafik karti ve ekran özelliklerinizin belirlenmesinde hatalar olabilir. red hat dagitimlari (6.0 dahil) caldera’ nin dagitimina göre daha çok hata yapabilir. grafik kartinizdaki video çipset’ i ve karttaki ram miktarini dogru belirleyebilirseniz, x window ayarlarini dogru yapabilirsiniz. bu iki bilgiyi kartin üzerinden anlamaniz mümkün; kutusunda ve brosüründe de yazabilir. fakat bu iki kaynak size yardimci olmuyorsa, kartin imalatçisinin internet sitesine girerek, kartla ilgili bilgileri arastirin. ekraninizin yatay ve dikey sync range denen özelligini bilirseniz, birçok ekran sorununu çözebilirsiniz. eski ekranlar, kaldirabileceklerinden fazla çözünürlükte bilgi gönderilirse, yani 640x480 piksel görüntüye sahip ve multisync özelligi olmayan bir ekrana 1024x768 piksel bilgi gönderirseniz, ekran fiilen alev alabilir. yeni ekranlarda asari bilgi ekrani yakamaz; sadece ekrandaki görüntü kaybolur, kimi modellerde ekranda “out of sync” yazisi belirir. linux’ ta x window’ u çalistirir ve ekraninizdan yanik kokusu gelmeye baslarsa, derhal ctrl+alt+backspace tuslarina basarak, x window’ u durdurun. linux kurulumu sirasinda grafik kartinizi bir türlü tanitamadi iseniz ve kartinizla ilgili baska kaynaktan bilgi bulamiyorsaniz, son çare olarak linux’un superprobe programini deneyebilirsiniz. superprobe çogu zaman kartinizla ilgili bütün bilgileri bulup çikartir, fakat kimi zaman da bilgisayari kilitler. superprobu çalistirmak için, linux’u root olarak açin; x window’ u çalistirmayin ve /usr/bin/x11 dizinine gidin. bunu söyle yapabilirsiniz [root localhost]# cd/usr/bin/x11 x11 dizinine girince, superprobe’ u komutla çalistirabilirsiniz [root localhost x11]# ./superprobe superprobe’ un bilgisayari kilitleyecegine iliskin uyarilari, göreceksiniz. superprobe bilgisayarinizi kilitlerse, reset dügmesine basin. bilgisayar kilitlenmez ve superprobe basarili olursa, kartinizin çipseti ve ram miktari hakkinda dogru bilgiye ulasmis olursunuz. hatta çipinizin seri numarasini bile ögrenebilirsiniz! bütün ayarlari dogru yaptiginiza inaniyorsaniz ve yine de linux’un grafik masaüstünü hiç göremiyor veya windows’ da oldugu kalitede göremiyorsaniz, x window’ u yeniden ayarlamaniz gerekir. bunu xconfigurator programi ile yapmaniz gerekir. x11 dizininde iken su komutu verin- [root localhost x11]# ./xconfigurator bu kez grafik kartinizla ilgili dogru bilgileri verebilirsiniz. bu ayari bitirdikten sonra, x window’ u sizin çalistirmaniz gerekir [root localhost x11]# startx bu kez ayarlar dogru ise windows’ a benzer bir grafik masaüstü görmeniz gerekir. yeniden komut istemcisi ekranina dönerseniz, linux’un x window için kullandigi xfree86 kodunun yeni sürümünü bulmaniz gerekir. evet arkadaslar linux ile ilgili kafanizda birseyler canlandi ve artik sizleride birer penguenci olarak gorur gibiyim.burada anlatilan bilgiler kafanizda birseylerin olusmasini saglamaktir.yeni surumlerde degisiklikler olabilir an

kullanana karizmatik bir hava veren işletim sistemi.

ibmin yüksek sesle telaffuz etmese bile kendi geliştidiği unix sistemi olan aix yerine force etmeye çalıştığı ve geliştirilmesinde katkıda bulunduğu kernel.

hantal bir işletim sistemi.serverlar için belki ama kendisine eziyet etmek istemeyen son kullanıcılar için uzak durulması gerekir.kullananın forsunu arttırdığıda bir gerçektir.

denilebilecek bir sürü şey olabilir ama hantal denilebilecek son işletim sistemlerinden* biridir linux.

görüldüğü kadarıyla her ağzı olananın konuştuğu bir os olmuş linux (bkz: bir sevdadır linux)

local exploit calismasi icin shell access veriyor olmaktan baska yol olmadigini sananlarin umursamadigi bir bug iceren kernel. bunlar evlerinin kapisini kitledikleri icin evin icindeki kasayi kapatmaya da gerek duymazlar.

artik driver ararken karsimiza zirt pirt cikiyorsa bunalmak degil mutlu olmanin gerektigi, "ozgur" ile "beles" arasindaki farki kavrayamamis ama gotunden uydurmaktan da cekinmeyen insanlarin sinirini bozmus kernel. (bkz: bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak)(bkz: beles yazilim)(bkz: ozgur yazilim)

bir işe ve bu işyerinde lakabimin penguen olmasina neden olan işletim sistemi

http://linuxshop.ru/...in/win-lin-soft-en/table.shtml adresinde biraz eski de olsa windows programlarının linux muadillerini bulabileceğiniz oldukça işe yarar bir liste mevcuttur. özellikle linux'a yeni başlayanların işine yarayacaktır.

en sevdiğim şeylerden biri. fakat linax diye telaffuz edilince tepemi attıran ve hele laynax diye söylenince beni kontrolden çıkaran işletim sistemi. onun sayesinde ben ve bir çok insan çok büyük paralar kazandık, çok şeyler öğrendik, çok üretim yaptık.

system programming dersinde, soyle iyidir boyle iyidir, kahrolsun windows gibi sloganlarla komutlari ve kullanimi ogretilen isletim sistemi...bize anlatildigina gore bu yazan linus isimli genc, universitede tez olarak isletim sistemi yazmak istemis ve hocasi olan minix 'in yaraticisindan dusuk not almistir (c falan almis rivayete gore)...hocasi bu isletim sistemini begenmemis..ama linux bir isletim sistemi olarak cok populer olmus... minix'den bile

(bkz: tanenbaum)

(bkz: linux altinda quake3 oynamak)

bilkent'te kurulmuş ilk linux listesine ait mesajlar http://listweb.bilkent.edu.tr/linux/01 adresinden gorulebilir..

kullanıcı dostu anlaşmasını imzalamak zorunda olanosman.

duyup, okuduklarima kanip, bir heves, "daha hizli olur mu acep diye?" p100 16mb ram pc'ye red hat 6.2 surumunu client yukleyip, kafami duvarlara vurmama sebep isletim sistemi.

son kullaniciya verdigi izdiraptan kafalarini duvara, sistem programcilarina verdigi hakimiyet hissinden kiclarini tavana vurduran isletim sistemi.

(bkz: autopackage)

boyle bir yazar da varmis

"the biggest thing the kernel needs now is documentation." --alan cox

yazıcıoğlu civarlarında yaptığım araştırma neticesinde öyle her babayiğidin kuramayacağı, kurulumu için 30 ila 50 ytl arasında değişen teknik servis ücretinin istendiği, yazıcıoğlu'nun alt katında ece elektronik diye bir yerden daha detaylı bilgi edinilebileceği tarafıma söylenmiş olan os, kernel, sevgi, saygı, öpücük, tandans. 4 gece üst üste xp pro'ya otomatik ip aldırabilmek ve dolayısıyla nete bağlayabilmek için* cebelleşmiş biri olarak kurmak istiyorum deliler gibi. kurup kullanmaya başladığım andan itibaren tüm kabusların sona ereceğinden, firewall'larla, envayi çeşit monitoring araçlarıyla, hebeleyle hübeleyle daha az uğraşacağımdan, paranoyanın en azından normal düzeye ineceğinden, çökmeydei, mavi ekrandı, kıldı, yündü hiç biriyle uğraşmayacağımdan adım gibi emin olduğum sistemler bütünü. (bkz: kurtar bizi baba)

(bkz: recursive acronym/#1130609)

gün gelirde adam gibi üretime yönelik de facto olmuş programların (bkz: autodesk) (bkz: discreet) (bkz: adobe) (bkz: macromedia) -başarılı da olsa- alternatifleri yerine native sürümleri çalıştığında, desktop pazarını ciddi anlamda sarsacak işletim sistemi kerneli. son 5 yılda özellikle desktop alanında gelişim ivmesi, rakibi windows'un attığı adımları fersah fersah aşan, her yeni kernelle çıkan distro sürümleriyle daha da şaşırtan ve umut veren oluşum. gimp, blender3d ve openoffice gibi fevkalade yazılımların üretilmesine ön ayak olmuş platform.edit*: macromedia linux desteği için testlere başlamış bile... güzel günler göreceğiz arkadaşlar.

lanet bir dagitim* icin hazirlanmis programlari baska dagitimlarda* calistirmak isterseniz ilk denemeniz oldukca acili gececektir fakat betonu delmeyi basarirsaniz gayet eglenirsiniz.(bkz: libtool)(bkz: aclocal)

lisanslı ürün kullanma gibi bir derdiniz yoksa bulaşılmayacak bir kurulum. ofis kullanımı ve temel bilgisayar kullanıcısı için de ideal olabilir çünkü üzerine program kurmadan birçok işlemi gerçekleştirebiliyorsunuz.ama kurduktan sonra yok ben nfs oynamak istiyorum, reason da bestelerimi düzenlemem lazım,dur bi kurayım şunları diyemezsiniz ona göre..

gnu/linux işletim sisteminin çekirdeğinin ismi.

telif hakkı ihlalleri gerekçesi ile şu an avrupada yayılma stratejisi biraz aksayan işletim sistemi.http://www.ntvmsnbc.com/news/281118.asp

yillarca otomatik vites araba kullanip duz vites arabaya gecmek gibi bir hissiyat yasatan isletim sistemi .

2.6 sürümü sinemalardahttp://www.linuxforum.com/...x_wallpapers_full/86.php

devamli coken windowsuma uyuz olmam sonucu evdeki live cdlerinden biri ile boot ederek beni internete baglamis hayran oldugum isletim sistemi.

vmware altinda compile etmek icin menuconfig'de buslogic scsi driver'larinin module olmaktan cikarilip kernel'e built-in konmasi gereken kernel..

kullandıkça alıştığımalıştıkça hastası olduğu, neverending story

http://linux.tanitimi.com sitesinde tanıtılan şey olsagerek. her şey bir tarafa, geçen gün "sunucu yapılacaksa makina, üzerine linux kurulmalı" kararına vardığımız olay.

linux international: http://www.li.orglinux organization: http://www.linux.orgtürkiye linux kullanıcıları derneği*: http://www.lkd.org.tr, http://www.linux.org.tr

gelecegin os'u..

dusuk seviye/ortalama kullaniciya hitap edebilmek icin henuz zamana ihtiyaci olan os

kimine göre yaşamın özü, kimine göre windows'a sözümona "erişemeyecek" işletim sistemi. fakirin dostu, ama beleş olduğundan mıdır, akademik çevrelerce geliştirildiğinden midir bilinmez, kullanımı sıkıntılıdır. sürücü yüklemek zordur, ama emek veren zamanla bu sorunu aşar. arayüz en az 512mb bellek gerektirir, ama 256 ile de kullanılabilinir. her bilgisayar mühendisi edinmelidir, zira her dil için beleş derleyicisi vardır. inanılır ki 20 sene içerisinde windows'u ya yok edecek, yada adam edecektir. yeri tartışılmaz, yokluğu benimsenemez, varlığı çileli ama gururludur. kısaca linux linuxtur, windowsta bill gates.

server pazarındaki pazar payını yükseltmeye devam eden işletim sistemi. microsofta vurduğu darbelerden sonra sun microsystemse de darbe vurabilmesi oldukça ilginç bir gelişme.

bir çok versiyonunu kurupkaldırdığım ve şimdilik mandrake 10.01 yeterli diyerek kullanmaya çalıştığım.fakat hiç bir zaman yeterince öğrenemeyeceğime inanmaya başladığım işletim sistemi.

daha onceleri windows'un primitiv hatalarina karsilik prim yapmis bir isletim sistemi. su an windows 2003 ile yarisamayacak isletim sistemi

windows primitive hataları ile yaşadığı sürece -ki uzun zaman sona ereceğine ben olasılık vermiyorum- linuxa rakip olamayacak bir işletim sistemidir, bununla beraber windows 2003ün bsd kodlarına dayanması ve high availability toollarını bütünleşik sunması sayesinde linuxa karşı prim yapmaktadır fakat microsoftun kaderi server piyasasında nal toplamaktır ki şu an yaptığı da odur. hatırlarım nt çıktığında microsoft, "unixin tabutuna son çiviyi çaktık" gibi geleceği görmekten son derece yoksun bir açıklama yapmıştı. hala bir ellerinde keser bir ellerinde çivi dolanıyorlar serseri mayın gibi.

windows 2003 ile yaristirmak isteyenler 2.6 kernel in getirdigi yeniliklere bir goz atabilir. hangileri windows 2003 te var hangileri yok bunlari gordukten sonra herhalde yarişmaktan vazgececektir. buyrunuz efendim :http://www.kniggit.net/wwol26.html

(bkz: microsoft alternatifleri)

linus torvalds'in usenet'te linux'u ilk duyuruslari:http://groups-beta.google.com/...ad/4fd4a33064d2a579/http://groups-beta.google.com/...ad/76536d1fb451ac60/özellikle ikinci mesajda linux'un yazilma amacini bulabilirsiniz.

uzunca süredir moduler bir yapiya sahip olan kernel.

open sourceolmasının (ki bu genellikle ms related kesimde avantaj olarak görülmez) avantajları ile şu an bulunduğu yere gelebilmiş olan kernel.

kernel version'lari zaten stable/unstable olarak ayrildigindan ek olarak bir sifatlandirmaya ihtiyac duymayan işletim sistemi..

(bkz: unstable)

manevi bağın otesinde kendisine "ağabey" diye hitap ettigim işletim sistemi, arti başlik.. lakin şizofren; bazen oturakli davranirken bazen sacma sapan hareket ediyor. ama o gene de bir abi.. sever de döver de..

kernel versiyonlarından development olanları sadece developerlar için olan, ki aynı konsept başka işletim sistemleri için de elbette mevcuttur velakin developerları dünyanın dört bir yanında olmadığı için publish edilmez, (bazı işletim sistemlerinin ki ise rezil olmamak için publish edilmez) dolayısı ile stable olan versiyonların kullanılması gerekir, aksi durumda "bunda bu hata var hede hödö" tarzı söylemler dikkate alınmaz ancak gülünür geçilir.

40 saatlik uykusuzluk, gecenin 2'sinde icinde replace edilmesi kelimeler olan 4 mb'lik text dosyasi. windows 98, windows 2000.. 128mb'den 384mb'ye degisik konfiglerde pc'ler...ms word, netten cekilen türlü türlü text editorler vs fayda etmiyor. degil replace etmek text dosyasini yükleyemiyor bile w2000, öyle kaliyor yarim saat carcar...uykusuzluk bir yandan, kasilan windows bir yandan cildirmak üzereyim.. derken kosede proxy olarak kullanilan linux aklima geliyor... dosyayi oraya atiyorum... bulabildigim ilk editoru aciyorum.. (sanirim jo idi)cat diye aciyorum dosyayi, cat diye replace ediyorum 1 saniyede...yasasin linux!

http://www.microsoft.com/mscorp/facts/default.asp

motorola'nın yeni telefonlarında kullanacağı işletim sistemi.

multitasking'i windows'tan yuzelli kat daha iyi olan isletim sistemi.*

her ne kadar unixin tabutuna civi cakmak windowsun yiyebilecegi nane olmasa da, her ne kadar linux bir cok konuda windowsdan daha basarili olsa da, bir cok konuda da windows linuxun fersah fersah onundedir. bagnazlik zealotluk insanin onunu gorememesinden baska hic bir ise yaramaz.

windows ve linux'da birbirlerine göre tercih sebebi olabilecek hususlar vardır ve windows'un artıları genellikle işletim sisteminin kendiyle ilgili değil, üçüncü parti yazılım ve donanım geliştiricilerinin daha çok windows üstüne yoğunlaşmış olması ile ilintilidir. başkaca da pek özenilecek bir tarafı yoktur.autocad'in, macromedia geyiklerinin vs linux portunu merakla bekliyoruz örneğin... bir de sağlam wysiwyg tarzı birşeylere halen ihtiyaç var linux'da... bu tür işlerimizi hala windows'da çözmek durumundayız... ama devran dönecektir yakın zamanda.bu da bağnazlık olarak yorumlanabiliyorsa, değerli moderatör anjin san harakiri yapmalıdır.

" "linux" is not the answer, "yes !" is the answer, question is linux." diye güzel bir sloganı da bulunan os

nasil sirf populer oldugu icin pop'tan nefret edip metal dinleyen insanlar varsa(ki metal dinleyen herkes boyledir demiyorum) radikal olduklarini hissetmek isteyen bazi bilgisayar kullanicilari windows yerine linux'u tercih ederler ve linux'un windows'a gore eksikliklerini gormezden gelirler. boyle insanlardan freebsd os kullanicilari da hoslanmazlar.bir yorum icin: http://www.forbes.com/...bsd-unix-cz_dl_0616theo.html

kullanıcılarının, sözüm ona bazı freebsd kullanıcıları tarafından popülarite karşıtı olarak tanımlanmasına rağmen, bir çoğunun gerçekten adam gibi bir işletim sistemi kullanmak için tercih ettikleri işletim sistemidir. aklı başında olan kullanıcılar linux' un eksik taraflarını da bilir, üstün taraflarını da. aksine "linux ismi artık birçok kişi tarafından biliniyor, popüler olmaya başladı" diye freebsd kullanan yığınla insan olduğu da bilinmektedir. böyle insanlardan sadece linux kullanıcıları değil, aklı başında hiç kimse hoşlanmaz.

kendisini http://www.kernel.org/ adresinden indirebilirsiniz.

windows explorer a muhalefet ufo celebi linux'u canı yürekten destekliyor...

gelecekteki isletim sistemlerinin temelini, kendi temeli ilkel oldugundan kelli olusturamayacak olan sey. ote yandan bugun var olan isletim sistemlerinin, windows dahil, temelinde unix yattigini da unutmayalim. gelecek dedigimiz zaman kavrami, daha ileri teknoloji osleri iceriyor ise, orada bulunmasi gereken linux degil, hurddur.

knoppix ve phlak sürümleriyle harddisksiz bilgisayarima can veren, penguenini sevdigimin işletim sistemi.

windows'un en buyuk rakibi ama yeni baslayanları ugrastiran daha user-friendly olsa fazlaca kabul görecek isletim sistemi

her kuruşumda kendime "bunun cd keyini nereye koydum acaba heh heh heh" diyerek bir nevi seneye görüşürüz esprisi yaptığım işletim sistemi

yeni 2.4 surumuyle daha da guzelleşen kernel... linux aslinda bir işletim sistemi degil kernel'dir. kernel'in yanina bir suru program eklenerek ve bir setup yazilarak redhat, debian gibi dagitimlar yani isletim sistemleri oluşturulur.

okunuşu hala bir muamma olan os.layneks diyen de var, linaks diyen de..lakin bir linux kitabından alıntı:"probably the first order of business is to help you pronounce linux. the proper pronunciation is len*.nucks."***

http://www.linux.org/info/ adresinde linus torvalds'ın kendi sesinden nasıl okunduğunu dinleyebilirsiniz:"hello, this is linus torvalds, and i pronounce linux as linux!"

nick bunalımı yaşadığım bir dönemde ödev yaparken fazla uğraşmamak ve sözlüğe kayıt olmakta gecikmemek için sectiğim ve 1 ay içinde seçtiğime pişman olduğum nick. bir gün olur da değiştirebilirim diye dua ediyorum.

seksi bir işletim sistemi

bu işletim sistemini gonulden destekleyen (ama hayir, sadece sempatizani olmak, begeni duymak, tercih etmek degil, bir yandan da kitlelere yaymak isteyen kişilerdir bahsettiklerim...) nedense ayni zamanda bilimum bilgisayar/internet alakali terimin aşiri turkcelerini kullanmayi da pek sever, destekler, onu da kitlelere yaymak isterler.. bunu anlamak mumkun degildir. hani zaten hali hazirda kitlelere bişeyler yayma arefesindeyiz, bari oldu olacak bu da arada kaynasin denmektedir herhalde...(bkz: betik) (bkz: kaynakbelge) (bkz: dizelge) (bkz: sanal ag yoresi)

artık ülkemizde de tubitak tarafından desteklenen bir linux işletim sistemi projesi var.http://www.ntvmsnbc.com/news/271322.asp

hakkinda hergun daha fazla efsane duydugum, kullandigim sure boyunca "nasil oluyor da ben farkedemiyorum?" diye duşundugum bir işletim sistemi bu linux. meger ayni anda 10 programi bir o caliştiriyormuş, memory management bi onda varmiş. acilmasi kapanmasi an meselesiymiş. o dillere destan terminal ekrani* yok mu bi de.*microsoft elbet 20 senede adam gibi memory management yazdi, elbet adam gibi calişan bir multitasking ortami var. duyan da sanicak ki duşmez kalkmaz bir linux. ayni işe yarayan iki şeyden birisini secmek icin, illa digerine gore ezici ustunluk saglamasi gerekmez ki? hadi sectin onu, digeri neden cehennem cukurunda*?onu* da kullandin, en guzel oyunlari onda oynadin, nuke'lari patlattin 14m3r'lara mirc'dan "ehehea" diye, 1 haftada beşiktaş tansaş'in onunden aldigin cd'lerle c++* mutehassisi, photoshop* gurusu, dreamweaver'la* template canavari* kesildin başimiza, eşe dosta 3-5'e web siteleri yaptin. o zamanlari ne cabuk unuttun?

(bkz: dj linux)

ne hayrani olunasi, ne kufur edilesi işletim sistemi. lakin bunlarca insan haybeye windows kullanmiyor, onda da bi pirilti var elbet.desktop konusunda en iddialisi olan redhat, bu en son geldigi 9.0 surumuyle bile tatmin edici bir duzeye hiza ulaşamamiştir. belkide yillardir inatla ustune gidilen x11'den vazgecmemeleri en onemlisi olmakla birlikte birsuru tez ortaya atildi bu konuda, ama ne olursa olsun, windows 2000 arayuzu pii 300, 384 mb ram sahibi makinada daha hizli calişiyor. ayni zamanda shell kullanmak zorunda da kalmiyorum. linux kurunca nasil olsa desktop'tan faydalanamiyoruz diye direk slackware cd'sine uzaniyor eller. redhat 8.0'da g-cdroast midir nedir o dandik cdrecord wrapper'ini anlayana kadar "# man cdrecord" satirinda kanaat kilan herkes bunu soyleyebilir.

her ne kadar "linux is not unix" olarak söylenebilse de bazılarının sandığı gibi açılımı maçılım kasılmadan düşünülen kelime. (bkz: freax/#1525074)

(bkz: kapı varken pencereden girmek)

ogrenmesi kastıran , binbir türlü distrosu olan os.

sanıldığı kadar güvenli olmayan os.

usb destegi gelismekte olan adami fitil eden fakat yinede asik oldugum os

istanbul kultur üniversitesi tarafından "ileri sistemler" üst grubu altında seçmeli ders olarak öğretiliyormuş. ne sanıyolarsa artık...

(bkz: #7427292)

herhangi bir distro'su cd'den ciktigi anda windows'dan daha eglenceli oldugu kesin olan işletim sistemi. bilindigi zaman cok basit ve eglenceli olan olgulara sahiptir.

kendisini referans gostererek sozluge girmemi saglayan tombis * zatın sevmedigi nicki. nick degistirme paralı olsun, neyse parası ben vercem degistirsin cocuk...

standart bir moron, bir suseyi windows xpden daha kısa süre içerisinde kurabilir.

kolaylaşması adına yapılan her değişiklikle daha da istikrarsız * hale gelen dağıtımların ortak noktası. (bkz: mandrake) stabilite için önemli olan, sistem windows da olsa, linux da olsa sistemi bilinçli kullanmak, donanıma aptalca yüklenmemek, ufak sorunları gerektiği gibi çözebilmeyi bilmektir. windows'un ufak sorunları çözmeye çalışırken bile "ben oynamıyorum" diyerek göçmesi de linux'u benimsememin bir başka sebebidir.

linus torvalds tarafindan unixe karsi bir master tezi olarak kodlanmaya baslanmis sey. gunumuzdeki dagitimlarin linux olmasinin temel nedeni bu kernelin ya da yine linus tarafindan kodlanan daha yeni versiyonunun kullaniyor olmasidir.yanilmiyorsam yakin bir zamanda linus, kernel gelistirme isini baska bir insana devretti.

v2.4.20-rc3 -> v2.4.20-rc4v2.4.21-pre4 -> v2.4.21-pre5v2.5.62 -> v2.5.63changeloglarinda adi bulunan gelistiriciler, katkida bulunanlar, domaine gore siralanmis olarak su sekildedir.isimsiz <erik@aarg.net>isimsiz <wilsonc@abocom.com.tw>itai nahshon <nahshon@actcom.co.il>isimsiz <jack_hammer@adaptec.com>art haas <ahaas@airmail.net>isimsiz <ahaas@airmail.net>isimsiz <wa@almesberger.net>isimsiz <mark@alpha.dyndns.org>mark w. mcclelland <mark@alpha.dyndns.org>isimsiz <gnb@alphalink.com.au>isimsiz <gsromero@alumnos.euitt.upm.es>isimsiz <marekm@amelek.gda.pl>isimsiz <green@angband.namesys.com>oleg drokin <green@angband.namesys.com>isimsiz <rth@are.twiddle.net>isimsiz <bero@arklinux.org>isimsiz <rmk@arm.linux.org.uk>russell king <rmk@arm.linux.org.uk>richard gooch <rgooch@atnf.csiro.au>isimsiz <alex_williamson@attbi.com>isimsiz <paulus@au1.ibm.com>isimsiz <antoine@ausone.whoknows>kent yoder <key@austin.ibm.com>isimsiz <fzago@austin.rr.com>isimsiz <bhavesh@avaya.com>bjorn wesen <bjorn.wesen@axis.com>isimsiz <mikael.starvik@axis.com>orjan friberg <orjan.friberg@axis.com>isimsiz <ionut@badula.org>brian beattie <beattie@beattie-home.net>isimsiz <peter@bergner.org>brad hards <bhards@bigpond.net.au>rolf eike beer <eike@bilbo.math.uni-mannheim.de>isimsiz <r.e.wolff@bitwizard.nl>isimsiz <kadlec@blackhole.kfki.hu>jean tourrilhes <jt@bougret.hpl.hp.com>isimsiz <linux@brodo.de>isimsiz <celso@bulma.net>isimsiz <bde@bwlink.com>gerd knorr <kraxel@bytesex.org>isimsiz <sfr@canb.auug.org.au>stephen rothwell <sfr@canb.auug.org.au>isimsiz <greearb@candelatech.com>isimsiz <devik@cdi.cz>martin devera <devik@cdi.cz>isimsiz <cel@citi.umich.edu>andreas dilger <adilger@clusterfs.com>isimsiz <chas@cmf.nrl.navy.mil>isimsiz <james@cobaltmountain.com>dave jones <davej@codemonkey.org.uk>isimsiz <andersen@codepoet.org>manfred spraul <manfred@colorfullife.com>isimsiz <lee@compucrew.com>arnaldo carvalho de melo <acme@conectiva.com.br>isimsiz <fbl@conectiva.com.br>marcelo tosatti <marcelo@conectiva.com.br>rik van riel <riel@conectiva.com.br>isimsiz <dent@cosy.sbg.ac.at>isimsiz <filip.sneppe@cronos.be>pasi sarolahti <sarolaht@cs.helsinki.fi>isimsiz <dz@cs.unitn.it>isimsiz <lowekamp@cs.wm.edu>mikael pettersson <mikpe@csd.uu.se>isimsiz <neilb@cse.unsw.edu.au>neil brown <neilb@cse.unsw.edu.au>isimsiz <ica2_ts@csv.ica.uni-stuttgart.de>chad n. tindel <ctindel@cup.hp.com>isimsiz <ctindel@cup.hp.com>isimsiz <andries.brouwer@cwi.nl>isimsiz <hadi@cyberus.ca>robert olsson <robert.olsson@data.slu.se>isimsiz <rgcrettol@datacomm.ch>isimsiz <arndb@de.ibm.com>isimsiz <schwidefsky@de.ibm.com>martin schwidefsky <schwidefsky@de.ibm.com>isimsiz <ralf@dea.linux-mips.net>ben collins <bcollins@debian.org>isimsiz <bcollins@debian.org>isimsiz <willy@debian.org>matthew wilcox <willy@debian.org>isimsiz <matt_domsch@dell.com>matt domsch <matt_domsch@dell.com>isimsiz <mlang@delysid.org>isimsiz <fw@deneb.enyo.de>isimsiz <bgerst@didntduck.org>andrew morton <akpm@digeo.com>isimsiz <akpm@digeo.com>edward peng <edward_peng@dlink.com.tw>isimsiz <edward_peng@dlink.com.tw>isimsiz <rth@dorothy.sfbay.redhat.com>richard henderson <rth@dorothy.sfbay.redhat.com>richard henderson <rth@dot.sfbay.redhat.com>angus sawyer <angus.sawyer@dsl.pipex.com>ted phelps <phelps@dstc.edu.au>isimsiz <d3august@dtek.chalmers.se>isimsiz <dwmw2@dwmw2.baythorne.internal>ingo molnar <mingo@elte.hu>isimsiz <bjorn.andersson@erc.ericsson.se>isimsiz <johannes@erdfelt.com>johannes erdfelt <johannes@erdfelt.com>isimsiz <eyal@eyal.emu.id.au>isimsiz <silicon@falcon.sch.bme.hu>isimsiz <helgaas@fc.hp.com>isimsiz <willy@fc.hp.com>isimsiz <michaelw@foldr.org>isimsiz <eranian@frankl.hpl.hp.com[helgaas]>isimsiz <eranian@frankl.hpl.hp.com>isimsiz <marcelo@freak.distro.conectiva>marcelo tosatti <marcelo@freak.distro.conectiva>isimsiz <thockin@freakshow.cobalt.com>romain lievin <rlievin@free.fr>adrian bunk <bunk@fs.tum.de>isimsiz <bunk@fs.tum.de>isimsiz <p.guehring@futureware.at>isimsiz <trond.myklebust@fys.uio.no>trond myklebust <trond.myklebust@fys.uio.no>isimsiz <schoenfr@gaaertner.de>david gibson <david@gibson.dropbear.id.au>isimsiz <c-d.hailfinger.kernel.2002-q4@gmx.net>isimsiz <proski@gnu.org>lennert buytenhek <buytenh@gnu.org>harald welte <laforge@gnumonks.org>andy grover <agrover@groveronline.com>isimsiz <agrover@groveronline.com>isimsiz <steve@gw.chygwyn.com>isimsiz <mark@hal9000.dyndns.org>isimsiz <cniehaus@handhelds.org>isimsiz <jkt@helius.com>roger luethi <rl@hellgate.ch>isimsiz <davem@hera.kernel.org>william lee irwin iii <wli@holomorphy.com>isimsiz <marcel@holtmann.org[holtmann]>isimsiz <marcel@holtmann.org>marcel holtmann <marcel@holtmann.org>isimsiz <torvalds@home.transmeta.com>isimsiz <alex_williamson@hp.com[helgaas]>isimsiz <bjorn_helgaas@hp.com[helgaas]>alex williamson <alex_williamson@hp.com>bjorn helgaas <bjorn_helgaas@hp.com>charles white <charles.white@hp.com>isimsiz <alex_williamson@hp.com>isimsiz <charles.white@hp.com>isimsiz <dan.zink@hp.com>khalid aziz <khalid_aziz@hp.com>david mosberger <davidm@hpl.hp.com>stéphane eranian <eranian@hpl.hp.com>isimsiz <driver@huey.jpl.nasa.gov>isimsiz <petri.koistinen@iki.fi>wolfgang muees <wolfgang@iksw-muees.de>niels kristian bech jensen <nkbj@image.dk>isimsiz <kiran@in.ibm.com>william stinson <wstinson@infonie.fr>isimsiz <pekon@informatics.muni.cz>isimsiz <wes@infosink.com>christoph hellwig <hch@infradead.org>david woodhouse <dwmw2@infradead.org>isimsiz <marcus@ingate.com>isimsiz <arun.sharma@intel.com[helgaas]>isimsiz <venkatesh.pallipadi@intel.com[helgaas]>isimsiz <jeb.j.cramer@intel.com>j.i. lee <jung-ik.lee@intel.com>jenna s. hall <jenna.s.hall@intel.com>kenneth w. chen <kenneth.w.chen@intel.com>scott feldman <scott.feldman@intel.com>isimsiz <jmorris@intercode.com.au>james morris <jmorris@intercode.com.au>isimsiz <netfilter@interlinx.bc.ca>isimsiz <bbosch@iphase.com>isimsiz <kunihiro@ipinfusion.com>isimsiz <irohlfs@irohlfs.de>isimsiz <alan@irongate.swansea.linux.org.uk>isimsiz <srompf@isg.de>isimsiz <jani@iv.ro>isimsiz <andrew.wood@ivarch.com>isimsiz <pavel@janik.cz>ivan kokshaysky <ink@jurassic.park.msu.ru>isimsiz <ink@jurassic.park.msu.ru>isimsiz <rth@kanga.twiddle.net>benjamin herrenschmidt <benh@kernel.crashing.org>isimsiz <ajoshi@kernel.crashing.org>isimsiz <trini@kernel.crashing.org>tom rini <trini@kernel.crashing.org>dave kleikamp <shaggy@kleikamp.austin.ibm.com>isimsiz <wahrenbruch@kobil.de>isimsiz <blueflux@koffein.net>isimsiz <kai.makisara@kolumbus.fi>greg kroah-hartman <greg@kroah.com>isimsiz <greg@kroah.com>isimsiz <thiel@ksan.de>isimsiz <nicolas.mailhot@laposte.net>rui sousa <rui.sousa@laposte.net>isimsiz <rgs@linalco.com>isimsiz <louis.zhuang@linux.co.intel.com>isimsiz <valko@linux.karinthy.hu>isimsiz <ishikawa@linux.or.jp>jürgen e. fischer <fischer@linux-buechse.de>isimsiz <green@linuxhacker.ru>hideaki yoshifuji <yoshfuji@linux-ipv6.org>isimsiz <mk@linux-ipv6.org>isimsiz <yoshfuji@linux-ipv6.org>geert uytterhoeven <geert@linux-m68k.org>isimsiz <pkot@linuxnews.pl>isimsiz <zwane@linuxpower.ca>isimsiz <kare.sars@lmf.ericsson.se>isimsiz <chas@locutus.cmf.nrl.navy.mil>isimsiz <miles@lsi.nec.co.jp>isimsiz <pam.delaney@lsil.com>christoph hellwig <hch@lst.de>isimsiz <hch@lst.de>jan-benedict glaw <jbglaw@lug-owl.de>alan cox <alan@lxorguk.ukuu.org.uk>isimsiz <alan@lxorguk.ukuu.org.uk>isimsiz <hirofumi@mail.parknet.co.jp>isimsiz <jejb@malley.(none)>isimsiz <wg@malloc.de>jeff garzik <jgarzik@mandrakesoft.com>juan quintela <quintela@mandrakesoft.com>isimsiz <kuba@mareimbrium.org>isimsiz <petkan@mastika.dce.bg>alexander viro <viro@math.psu.edu>isimsiz <duncan.sands@math.u-psud.fr>marc boucher <marc@mbsi.ca>isimsiz <henning@meier-geinitz.de>isimsiz <elenstev@mesatop.com>steven cole <elenstev@mesatop.com>isimsiz <mw@microdata-pos.de>paul fulghum <paulkf@microgate.com>isimsiz <mkp@mkp.net>isimsiz <levon@movementarian.org>alexey kuznetsov <kuznet@ms2.inr.ac.ru>isimsiz <shields@msrl.com>andi kleen <ak@muc.de>isimsiz <ak@muc.de>isimsiz <jejb@mulgrave.(none)>takayoshi kouchi <t-kouchi@mvf.biglobe.ne.jp>isimsiz <danc@mvista.com>isimsiz <george@mvista.com>isimsiz <mgreer@mvista.com>isimsiz <mlocke@mvista.com>mark a. greer <mgreer@mvista.com>isimsiz <zwane@mwaikambo.name>nikita danilov <nikita@namesys.com>oleg drokin <green@namesys.com>andrew ryan <andrewr@nam-shub.com>isimsiz <ambx1@neo.rr.com>isimsiz <gronkin@nerdvana.com>isimsiz <tvrtko@net4u.hr>isimsiz <joergprante@netcologne.de>isimsiz <oliver@neukum.name>oliver neukum <oliver@neukum.name>isimsiz <komujun@nifty.com>isimsiz <adam@nmt.edu>david s. miller <davem@nuts.ninka.net>isimsiz <davem@nuts.ninka.net>isimsiz <tmcreynolds@nvidia.com>keith owens <kaos@ocs.com.au>isimsiz <oliver@oenone.homelinux.org>isimsiz <solar@openwall.com>andrey panin <pazke@orbita1.ru>randy dunlap <rddunlap@osdl.org>stephen hemminger <shemminger@osdl.org>isimsiz <rob@osinvestor.com>rob radez <rob@osinvestor.com>david brownell <david-b@pacbell.net>isimsiz <david-b@pacbell.net>bart de schuymer <bart.de.schuymer@pandora.be>isimsiz <bdschuym@pandora.be>isimsiz <keithu@parl.clemson.edu>isimsiz <bheilbrun@paypal.com>isimsiz <brihall@pcisys.net>isimsiz <torvalds@penguin.transmeta.com>isimsiz <dana.lacoste@peregrine.com>isimsiz <jwoithe@physics.adelaide.edu.au>tim schmielau <tim@physik3.uni-rostock.de>tomas szepe <szepe@pinerecords.com>isimsiz <davem@pizda.ninka.net>isimsiz <raul@pleyades.net>marcelo tosatti <marcelo@plucky.distro.conectiva>isimsiz <khc@pm.waw.pl>isimsiz <barryn@pobox.com>isimsiz <jgarzik@pobox.com>isimsiz <stelian@popies.net>isimsiz <bmatheny@purdue.edu>isimsiz <defouwj@purdue.edu>isimsiz <maxk@qualcomm.com>maksim krasnyanskiy <maxk@qualcomm.com>max krasnyansky <maxk@qualcomm.com>isimsiz <chris@qwirx.com>isimsiz <maalanen@ra.abo.fi>isimsiz <petkan@rakia.dce.bg>isimsiz <petkan@rakia.hell.org>isimsiz <jejb@raven.il.steeleye.com>isimsiz <sam@ravnborg.org>isimsiz <jackson@realtek.com.tw>alan cox <alan@redhat.com>arjan van de ven <arjanv@redhat.com>benjamin lahaise <bcrl@redhat.com>david s. miller <davem@redhat.com>isimsiz <alan@redhat.com>isimsiz <davem@redhat.com>isimsiz <dwmw2@redhat.com>isimsiz <jakub@redhat.com>isimsiz <jgarzik@redhat.com>isimsiz <otaylor@redhat.com>isimsiz <sct@redhat.com>isimsiz <zaitcev@redhat.com>jeff garzik <jgarzik@redhat.com>pete zaitcev <zaitcev@redhat.com>stephen c. tweedie <sct@redhat.com>tim waugh <twaugh@redhat.com>tom callaway <tcallawa@redhat.com>isimsiz <ebrower@resilience.com>isimsiz <flo@rfc822.org>adam kropelin <akropel1@rochester.rr.com>isimsiz <akropel1@rochester.rr.com>alan stern <stern@rowland.harvard.edu>isimsiz <stern@rowland.harvard.edu>isimsiz <jgarzik@rum.normnet.org>isimsiz <rusty@rustcorp.com.au>rusty russell <rusty@rustcorp.com.au>isimsiz <anton@samba.org>isimsiz <paulus@samba.org>paul mackerras <paulus@samba.org>christoph hellwig <hch@sb.bsdonline.org>isimsiz <kisza@sch.bme.hu>isimsiz <th122948@scl1.sfbay.sun.com>isimsiz <jochen@scram.de>thomas sailer <sailer@scs.ch>simon evans <spse@secret.org.uk>isimsiz <eike-kernel@sf-tec.de>rolf eike beer <eike-kernel@sf-tec.de>isimsiz <jh@sgi.com[helgaas]>christoph hellwig <hch@sgi.com>eric sandeen <sandeen@sgi.com>isimsiz <hch@sgi.com>isimsiz <jbarnes@sgi.com>isimsiz <kaos@sgi.com>isimsiz <lord@sgi.com>isimsiz <nathans@sgi.com>isimsiz <overby@sgi.com>isimsiz <sandeen@sgi.com>dave kleikamp <shaggy@shaggy.austin.ibm.com>isimsiz <shaggy@shaggy.austin.ibm.com>isimsiz <jamie@shareable.org>isimsiz <mauelshagen@sistina.com>isimsiz <ecd@skynet.be>isimsiz <neilt@slimy.greenend.org.uk>nemosoft unv. <nemosoft@smcc.demon.nl>isimsiz <stevef@smfhome1.austin.rr.com>isimsiz <gerg@snapgear.com>isimsiz <leigh@solinno.co.uk>isimsiz <georgn@somanetworks.com>isimsiz <scottm@somanetworks.com>isimsiz <dhinds@sonic.net>isimsiz <will@sowerbutts.com>isimsiz <sprite@sprite.fr.eu.org>isimsiz <kernel@steeleye.com>james bottomley <james.bottomley@steeleye.com>isimsiz <stevef@steveft21.ltcsamba>isimsiz <mikal@stillhq.com>boris duerner <marc.duerner@student.shu.ac.uk>isimsiz <falk.hueffner@student.uni-tuebingen.de>isimsiz <sabala@students.uiuc.edu>isimsiz <jo-lkml@suckfuell.net>isimsiz <sparker@sun.com>isimsiz <vojtech@suse.cz>vojtech pavlik <vojtech@suse.cz>andrea arcangeli <andrea@suse.de>andreas schwab <schwab@suse.de>dave jones <davej@suse.de>gerd knorr <kraxel@suse.de>isimsiz <agruen@suse.de>isimsiz <garloff@suse.de>isimsiz <kkeil@suse.de>isimsiz <meissner@suse.de>isimsiz <okir@suse.de>jens axboe <axboe@suse.de>kurt garloff <garloff@suse.de>olaf hering <olh@suse.de>robert love <rml@tech9.net>isimsiz <plcl@telefonica.net>isimsiz <petkan@tequila.dce.bg>isimsiz <felipewd@terra.com.br>urban widmark <urban@teststation.com>isimsiz <dave@thedillows.org>isimsiz <tytso@think.thunk.org>isimsiz <davidm@tiger.hpl.hp.com[helgaas]>david mosberger <davidm@tiger.hpl.hp.com>isimsiz <paul.mundt@timesys.com>isimsiz <nobita@t-online.de>isimsiz <roland@topspin.com>douglas gilbert <dougg@torque.net>isimsiz <dougg@torque.net>isimsiz <jgarzik@tout.normnet.org>kai germaschewski <kai@tp1.ruhr-uni-bochum.de>isimsiz <jes@trained-monkey.org>isimsiz <kaber@trash.net>patrick mchardy <kaber@trash.net>isimsiz <aaron.baranoff@tsc.tdk.com>javier achirica <achirica@ttd.net>isimsiz <faikuygur@ttnet.net.tr>isimsiz <ganesh@tuxtop.vxindia.veritas.com>isimsiz <rth@twiddle.net>richard henderson <rth@twiddle.net>martin mares <mj@ucw.cz>pavel machek <pavel@ucw.cz>isimsiz <jsm@udlkern.fc.hp.com>dave engebretsen <engebret@us.ibm.com>dave hansen <haveblue@us.ibm.com>hanna linder <hannal@us.ibm.com>isimsiz <andmike@us.ibm.com>isimsiz <bwa@us.ibm.com>isimsiz <engebret@us.ibm.com>isimsiz <fubar@us.ibm.com>isimsiz <gone@us.ibm.com>isimsiz <grundym@us.ibm.com>isimsiz <haveblue@us.ibm.com>isimsiz <johnstul@us.ibm.com>isimsiz <krkumar@us.ibm.com>isimsiz <mashirle@us.ibm.com>isimsiz <sri@us.ibm.com>isimsiz <zubarev@us.ibm.com>jay vosburgh <fubar@us.ibm.com>john stultz <johnstul@us.ibm.com>eric brower <ebrower@usa.net>isimsiz <info@usblcd.de>david brownell <dbrownell@users.sourceforge.net>isimsiz <petkan@users.sourceforge.net>petko manolov <petkan@users.sourceforge.net>isimsiz <rbh00@utsglobal.com>isimsiz <uzi@uzix.org>joshua uziel <uzi@uzix.org>isimsiz <taka@valinux.co.jp>isimsiz <vandrove@vc.cvut.cz>petr vandrovec <vandrove@vc.cvut.cz>hugh dickins <hugh@veritas.com>isimsiz <randy.dunlap@verizon.net>randy dunlap <randy.dunlap@verizon.net>isimsiz <baccala@vger.freesoft.org>isimsiz <bergner@vnet.ibm.com>isimsiz <tinglett@vnet.ibm.com>v. ganesh <ganesh@vxindia.veritas.com>isimsiz <willy@w.ods.org>isimsiz <davidm@wailua.hpl.hp.com[helgaas]>isimsiz <baldrick@wanadoo.fr>isimsiz <wstinson@wanadoo.fr>joe burks <joe@wavicle.org>isimsiz <jsiemes@web.de>jes sorensen <jes@wildopensource.com>isimsiz <gandalf@wlug.westbo.se>martin josefsson <gandalf@wlug.westbo.se>isimsiz <m.c.p@wolk-project.de>isimsiz <kafai0928@yahoo.com>kanoj sarcar <kanojsarcar@yahoo.com>paul gortmaker <p_gortmaker@yahoo.com>isimsiz <manish@zambeel.com>isimsiz <benh@zion.wanadoo.fr>andrew morton <akpm@zip.com.au>isimsiz <hpa@zytor.com>

ftp://ftp.kernel.org/...ic/old-versions/relnotes-0.01

türkçe okunuşu "laynuks" yada "linüks" değil "linuks" olan açık kodlu işletim sistemi.

geleceğin işletim sistemi olarak nitelendirilen, açık kodlu olması sebebiyle şu anda bile dünya üzerinde birçok devlet tarafından kullanılan, özellikle de antimicrosoftçu kişiler tarafından destek gören "budur" dedirten bir işletim sistemi (hatta daha ötesi)

http://www.collegesexadvice.com/sex.shtml

open sourcecu olduğunu belli eden sözlük yazarı

telif hakkı ihlallerine rağmen gnu/linux'a geçiş kararı alan münih'in kullanacağı suse'ye de güç veren kernel. geçiş yapacak makine sayısı 14bin civarında. ayrıca ibm telif hakkı ihlali gerekçesi ile linux'a dava açmayacağını resmen açıklamış, pek güzel.

metromuza da girdiği vagonlarda bulunan lcd paneller üzerindeki açılış ekranlarından anlaşılmış işletim sistemi.linux booting...... can't find kernel image... şeklinde bir hata ile.. yalnız daha da üstünde ekranda copyright by <hede hödö> yazmaktaydı ona akıl sır erdiremedim. bu ne linux bu ne copyright turşusu!<hede hödö>'yü yer tutucu olarak kullandım ismi hatırlayamadığım için.

(bkz: ubuntu)

zaman zaman çakılsa da, bazı donanımlar ile arasını bulana kadar canınız çıksa da, kararlılık olarak bazen hayal kırıklığına uğratsa da, hayatın en önemli gerçeklerinden biri olan maliyet işin içinde girince bazen çok çok önemli hale gelen işletim sistemi. öyle bir an geliyor ki, siz binlerce kullanıcının erişimini sağlayacağınız bir yazılım için işletimi sistemini seçerken linux diyorsunuz, ve bu işletim sistemi de çatır çatır çalışıyor. ve buna para ödemiyorsunuz. para ödeyen rakiplerinize göre de rekabette avantaj sağlıyorsunuz. sadece sunucu olarak değil, tamamen açık kaynak kodu yazılımlar ile yazılım geliştirme için son derece uygun iş istasyonları oluşturmak da artık mümkün. en önemli olan nokta ise, (önceden de mümkündü diyen arkadaşlara özellikle dikkat diyorum) artık bu çekirdeğe dayanan işletim sisteminin ve onun üzerine kurulu açık kaynak kodlu çözümlerin üretkenlik olarak ms çözümlerine yaklaşmaya başlaması. bir şekilde nasıl oldu ise, ms e karşı mücadele eden firmalar ve açık kaynak kodlu yazılım geliştirenler, ya o kadar cafcafa ne gerek var, gerçek programcı c den şaşmaz, pişirmekte neymiş biz eti çiğ çiğ yeriz yaklaşımını ufak ufak bir kenara bırakmaya başladı. önce değişik dağıtımlar kde yi xp ile yarışacak hale getirmeye başladı, sonra yavaş yavaş geliştirme araçları ms in araçlarındaki yaklaşımları sunmaya başladı (mesela sun ın java studio creator'u asp.net ile çalışanlar için çok kolayca kullanılabilecek bir araç). uzun lafın kısası, zamanında ms tarafından kıyasıya eleştirilen, ve bu eleştrilerin bazılarına hak da verdiğim bu işletim sistemi ve onun felsefesini paylaşan yazılımlar, çok ilginç noktalara gelmeye başladı. evet, hala ms in bir çok ürününü kullanıyorum, ama özellikle bizim gibi hp'nin, oracle'ın kucağına oturmaktan kurtulamayan (ms i varsayılan olarak alın zaten) ülkeler için, gerçek bir umut ışığı olabilecek gibi görünüyor. tek bir defada yazmayayım, ama linux üstüne çok şey söylenebilir bir duruma geldi.

paul graham demiş ki:"a recent survey found 52% of companies are replacing windows servers with linux servers.more significant, i think, is which 52% they are. at this point, anyone proposing to run windows on servers should be prepared to explain what they know about servers that google, yahoo, and amazon don't."http://www.paulgraham.com/opensource.htmlsoru gayet acik. ne fanatizm ne bişey. duz mantik.

söyle güzeldir boyle iyidir deyip, delta force icin bos yer ihtiyaci duydugumda aklima ilk gelen os

tek versiyonlari deneysel (2.3, 2.5, 2.7 ...) , cift versiyonlari (2.2, 2.4, 2.6 ...) kararli olan. artik alingan olan cekirdek.(bkz: feisty dunnart)

acik kaynak kodlu işletim sistemi cekirdegi. cevresine yerlestirilen uygulama ve arayüzlerle cok degişik rollere soyunabilen fakat microsoft ortamindan gelip adapte olmaya calişan cogu kullanici adayinin anlamakta (dogal olarak) zorluk cektigi zaman bilgi ve arastirma istegi gerektiren guzide alternatif.

piii 800mhz 128mb bir makinede ayni anda web server, mail server, gateway/firewall, ftp server, smb file server, oracle8i server üstüne bunlar yetmiyormuş gibi bir de counter-strike, half-life ve de teamfortess serverlerini calistirip bana misin demeyen akil alip agzi acik baktiran kernel upgrade disinda reboot hicbir sekilde istemeyip uptime rekoruna kosan deli fisek oha birsey.

statik optimize ufak kernel derlenebileceği gibi bütünüyle modüler olarak da derlenebilen ve modüler sürücüler devreye alinip cikarilirken kesinlikle restart gerektirmeyen, modüler parçalari on-the-fly patchlenebilir her yolun yolcusu kullanici dostu ici disi bir sevimli sey.

ögreten adam işletim sistemi

bir dönem (2-3 sene önce) kurup, nasıl becerdiğimi bilmeden hard disk'i read-only görmesini sağladığım ve dolayısıyla kullanamadığım, soğuduğum, son dönemde guru ile yaptığım kısa ama özlü muhabbetler sonucunda (biraz da kıskançlıktan :)) slackware iso'larini indirip, su sira doclariyla cebellestigim, yakin zamanda kurup boyunun ölçüsünü alacağım isletim sistemi.

driver tanima ve bazi web entertainment olaylari haricinde gayet guzel ve guvenli isletim sistemi.

yıllardır bir sürü platformda belirttiğim üzere, unix bir işletim sistemi tipinin adıdır, linux da, solaris gibi, aix gibi ve hatta inanmazsınız örneğin bir freebsd gibi bir unixtir... yani "slackware linux unixe en çok benzeyen linuxtur" demek, bir nevi, midilli ata en çok benzeyen hayvandır demek gibi birşey olur, lütfen yapmayın... olmaz öyle.. kuzucigim

(bkz: kim korkar linuxtan)(bkz: a dan z ye linux)

neredeyse windows pahasına satılan, zırt sihirbazı bırt eklentisi derken yılışık bir işletim sistemi görüntüsü vermeye çalışan dağıtımlarla ismi karalanmaya çalışılsa da gönüllerde tahtını zaten önceden kurmuştur..

high end sunucu işlevlerinde solarisin yanına bile yaklaşamaz, maalesef.

günün birinde düzgün çalışan bir gui ile masaüstü pazarını da ele geçirmemesi için microsoft milyonlarca doları linuxu çökertecek virüsler geliştirmek için gözden çıkartacaktır..

http://www.mslinux.org

masaustu pazarini (linux+openoffice+mozilla dan ibaret standart ofis masaustunu kastetmiyorum, siradan ev kullanicisinin tasarimcinin vs masaustunu kastediyorum) ele gecirmemesi icin microsoftun ek birsey yapmasina gerek olmayan sistemlerin cekirdegi. desktop olarak o kadar kotu o kadar problemli o kadar desteksiz o kadar yavas o kadar cirkin o kadar islevsiz ve altyapi olarak o kadar geri ki ...

monolithic kernela sahip olan ve bunun dezavantajlarini da beraberinde getiren cekirdek. performans, stabilite vs bir kenara koyup sadece mimari olarak bakacak olursak, 10 kusur yildir micro kernel tabani ustunde giden windows, bir gomlek ustundur bu alanda.

çoğu unix türevi gibi ücretsiz olan işletim sistemi... diğer işletim sistemleri ile ayrıldığı nokta bedava olması değildir.

"...and if there is one problem we absolutely want to avoid, it's linux' device driver problems. life's too short for this kind of pain..." -- bert scalzo, raid ve linux temalı bir makale.

amaçtan ziyade araç olan işletim sistemi. amaç amazon'u linux üzerinde koşturmak değil, kitap satmaktır. amaç google'ı linux üzerinde çalıştırmak değil, ziyaretçilerin arama yapmasını sağlamaktır. google ya da amazon yanlış birşeyler yaparsa suçlusu üzerindeki işletim sistemi değil, amazondur, googledır. hangi pişkin firma "kredi kartı bilgileriniz çalındı, suçlu güvensiz olduğundan işletim sistemidir" diyebilir?emin olalım amazon isterse altyapısını değiştirebilir, göbeği bağlı değil kullandığı işletim sistemine.kıssadan hisse bir işletim sistemi birileri kullanıyor diye başarılı değil, aksine, başarılı olduğu için birileri kullanıyordur.nice insanlar var ki "ooolum amazon linux kullanıyor, ben de eve linux kuracam" ya da "ne olmuş benim hosting firmam da linux üzerinde apache+mysql+php çalıştırıyor. ama amazon kadar popüler değilim" diyenler vardır.ssg ya da teo da bir sorun mu var ki microsoft teknolojilerini kullanıyorlar? herkesin bir beklentisi var kullandıkları teknolojilerden.

kill -9 'la gönlümde ayrı bir yer edinmiş işletim sistemi.türk insanının bedavaya olan sevdasından yola çıkarak, herkesin linux kullanmasını beklerdik ama windows her daim kırılabilir olduğu için bu rüya hiçbir zaman gerçekleşmeyecek sanıyorum.

kernel'in stable 2.6.13 versiyonu az önce release olmuştur.

windowsla yaşadığım çoğu donanım probleminin çözümünü bulduğum forumları oluşturan communitye sahip platform.

2003 yilinin aralik ayinda (1.5 sene once) cikan 2.6 surumuyle beraber linux'a şu yenilikler gelmiş:- kernel preemptible olmuş. (bravo, 1993'ten beri nt kernel'i preemptible'dir)- subarchitecture diye bir şey gelmiş hal'in linux'casi (1993'ten beri nt'de mevcut)- big kernel lock kaldirilmiş ve fine-grained smp locking getirilmiş (1993'ten beri nt'de mevcut)- thread sayisi arttikca surunmeye başlayan thread scheduler o(n) olmaktan cikip o(1) olmuş (1993'ten beri nt'nin scheduler'i o(1)'dir)- ext3'e extended attribute/metadata ve posix uyumlu access control destegi gelmiş (1993'ten beri ntfs'te mevcut)- process ve thread sayi siniri 65000'den 2 milyar'a cikarilmiş (nt'de 1993'ten beri sayi siniri yoktur hafizayla sinirlidir)- asynchronous i/o destegi gelmiş (1993'ten beri nt'de mevcut)- numa destegi eklenmiş (2001'den beri xp'de mevcut)- hyperthreading destegi eklenmiş (o da 2002'den beri xp'de mevcut)- unified device model (device tree, merkezi resource yonetme yapisi, ortak power management ve pnp mimarisi) - (pnp ve ortak device kaynak yonetim mimarileri windows 95'ten beri mevcut) (wdm ise 1998'den beri mevcut)- ayni tip device'tan 255'ten fazla barindiramama siniri kaldirilmiş (bravo boyle sacma bir sinirin nt'de olup olmadigini belirtmeye gerek dahi duymuyorum)- coklu cpu'larda coken ses mimarisi duzeltilmiş ve full duplex kayit playback imkani saglanmiş (bravo)- suspend to disk (aka hibernate). (1999'dan beri windows 2000'den itibaren mevcut)- ipsec destegi gelmiş (1999'dan beri windows 2000 ve ustunde mevcut)(yeniliklerin kaynaklari: http://kniggit.net/wwol26.html http://linuxvm.org/present/share100/s9361uwa.pdf)edit: nt'nin ozelliklere sahip olma tarihini kernel'in tamamlandigi 1989'dan, nt'nin release oldugu 1993'e cektim daha tutarli olmasi acisindan. malum sozkonusu ozelliklerin hepsinin linux icin onceden "patch" olarak varoldugu iddia ediliyor. eh, nt kernel'i da 1989'da dave cutler'in diskinde duruyordu.

linus un "ya ben boyle de bisey yaptim evde nasil olmus" tadindaki maili zaten 1991 de atilmisken, proje cok uzun yillar boyunca hic bir ticari destek almadan sadece 3-5 kisinin kisisel cabalari ile biryerlere gelmeye calismisken, rakibi ise (ki o zaman rakip degil zaten) kendisinden yillar yillar once ciddi paralarla ar-geye girismis iyi biri yazilimci ordusunu besleyip bir ton adim atmisken kalkip "ahahah bu dallamalar 2003 de yapmis bunu" diye cikip dokuman yazmak veya yazilmis dokumanla eglenmek ancak sarisinlarin yapacagi bir omlettir. (bkz: swh) isletim sistemleri inceleme ve karsilastirmalarini "x de bu var y de bu yok, x bunu su zamanda yapmis y su zamanda" moduna indirgeyenlerin, son birkac seneye kadar dogru durust parasal destek gormeden sadece bir avuc insanin geceleri isten arta kalan zamanlarindan ayirarak ugrasmasi ile biryere gelmis bir yazilimin ozellikleri ile cok uzun zamandir piyasada olan ve gelistirme icin ciddi yatirimlarda bulunan bir yazilimi karsilastirma moduna girip, "x bunu bunu daha once yapmis" gibi cok dar bir acidan sonuca variyorlarsa, bunun akla mantiga sigan bir tarafi yoktur. yola daha once cikmis olanin, yolda gitmek icin basindan beri altinda mercedesler cebinde bir ton para ile cikmis olanlarin, yolu yapanlarla duraklari imal edenlerle kanka modunda olanlarin duraklara once gelmis olmasi cok dogaldir. ote yandan bir yapinin rakibinin olusmasinin zaman almasi, o yapinin aslinda o kadar da dandik olmadiginin gostergesidir, sevenleri mutlu olmalidir. linus kalkip ilk versiyondan 2 yil sonra "aha tamam olayi bitirdik super oldu" deseydi cok mu iyi olurdu (buraya da smiley)bu baglamda gercekleri her iki yonde yazmadan sadece tek bir taraftan ayna tutmak, yamuk tras yapan berberlere yarasir. not: bu arada kisir karsilastirma siteleri yapanlarin kendini daha guzel bir konuma koyabilmek icin zaten uzun zamandir kernel patch olarak var olan ozellikleri ancak vanilla kernel treeye eklendigi zamani yeniligin cikis zamani olarak almalari da ayri bir komediymis.

ne gariptir ki yayımlanan patch'ler sayesinde bu nt denen meret ve geliştirilen çekirdekler doğrultusunda herhangi linux dağıtımının sorunsuz şekilde "wav" çalabilmeye başlamaları da aynı döneme rastlamıştır yanılmıyorsam. bol parayla yapılan müthiş ar-ge çalışmaları nt'nin muvaffakiyetinde pay sahibi olmuştur tabii. bu dönemde microsoft çalışanlarının nt'ye multimedya özellikleri kazandırabilmek için isviçreli bilimadamlarından yardım almış oldukları söylentileri dolaşmaktadır...ha "server olarak kullanacağın makinede multimedyayı neyleyeceksin" diyen varsa "ben tek makine kullanıyorum evde ne yapayım" diyebilirim, ama demiyorum şansal.başlat menüsü de 1985'de apple işletim sisteminde vardı, ho ho.

bkl (big kernel lock) olayini duydugum zaman beni koparan, bi daha kicimi silmekte dahi kullanmayacagim kernel. bu kernel'in savunucularinin cogu aslinda neyi savunduklarini bilmezler, sadece cool ve aykiri, suruden ayri gozukmek icin "abi o(1) sikejulir super, kernel pireemptif" diye laflar ederler. bunlarin sittin senedir butun kernel'larda standart ozellik oldugunu duyunca da "e abi tabi windows'un arkasinda mş var, linux'a o kadar yatirim yapilsa..." geyigine yatarlar. bu linux zealotlara "halamin seyi olsa amcam olurdu" gibisinden bi cevap vermek farzdir.

windows nt kernel'i bir kişi tarafindan tasarlanmiştir (bkz: dave cutler) ve 6 kişi tarafindan geliştirilmiştir. (bkz: windows nt)dolayisiyla "linus torvalds salak bi ogrenciydi, parasi da yoktu" diye izahat getirmenin manasi yok zira dave cutler, "olmasi gerektigi gibi kernel tasarlama" yetenegini marketten microsoft'tan aldigi maaşla satin almamiştir. andrew s. tanenbaum'a vakti zamaninda "hahaaa sen benim gibi kernel yazamiyosun kiskaniyosun tabi!" diye dallama mailler atan birinin zaten tek başina kernel geliştirmede herhangi bir yere varmasi mumkun degildir. (bkz: linux is obsolete) amacimiz da linus'un salakligini ya da cemaatin fakirligini vurgulamak degildir.amac burada 10 yil oncesinden 1.2.x surumunden beri artan ivmeyle "use a real operating system use linux" gaziyla, "işte open source'un gucu open source'un varacagi nokta" diye yutturulan bu balonun aslinda 10 yildir herkesi gayet boktan bir mimariyle kekledigini vurgulamaktir. "linux daha hizli" diyen herkesin gozune gozune o(n) scheduler, non-preemptible kernel sokmaktir. eger linux'un sadik kitlesi "sizin paraniz var tabi iyi olacaksiniz, ayip degil mi paranizin arkasina saklanip fakir linuxun kusurlariyla alay ediyorsunuz" diyorsa ona diyecek lafimiz yok zaten. "caniiiim" deyip kafanizi okşayabiliriz ancak.kisaca linux 2004 yilina kadar balon işletim sistemi olarak gelmiştir. gercek bir rakip olmayi geciyorum gercek bir işletim sistemi olmak icin zaruri kriterleri anca yeni yeni becermiştir. bilgisayar heveslisi arkadaşlarinin "abi desktop'ta linux kullaniyorum cunku super" yorumlarina kanip kendince "linux daha iyidir" yanilgisi oluşan bunyelere duyurulur.

hem linux (dikkatinizi cekerim free software demedim, tartismalarda bu ikisi cok karistirilir) hem windows fanlarinin cokca gozden kacirdigi noktalari da vurgulamak gerekir. kraldan cok kralci olan insanoglu sayesinde, aslinda linus un linux u "muhtesem" olarak gormedigi, bugunlere gelecegini dusunmeden sadece hocasina hava atmak icin kisa zamanda calisan bir kernel kurmak amaci ile bugun hakli olarak elestirilen yapiyi kurdugu gozden kacmistir.(sifirdan minik bir monolithic kernel yazmak, sifirdan solaris ve windows gibi microkernellar yazmaktan cok daha basittir) lakin windowsun, o zamanlarda sunucu olarak kullanilmasa bile gelecekte ana sunucu platformu olacagi ongorulen x86 mimarisinde rakipsiz sistem olma ihtimali, kontrolu kaybetmek istemeyen sirketlerin gozunden kacmamis ve linux (free software degil, linux) bu firmalar tarafindan windowsun onune rakip olarak cikarilip beslenmistir. linuxun ilk yillarini bilenler, o zamanki komunitenin amatorlugu ve amaclari ile su andaki komunitenin motivasyon etkenleri arasindaki farklari da gorebilmektedir. basladigi yoldan geri donemeyen, aldigi destegi de ceviremeyen linus ve linux ekibi bir sure sonra aslinda simdi tasarlasalar farkli yapacaklari bircok seyi sindirmek zorun kalmis ama linux is obsolete savinda aciklanan bir cok maddeyi de gecersiz kilacak koklu degisiklikler yapmislardir. (ornegin en cok statik bir kernel olarak tasarlanmis olmasi yuzunden elestirilen linux, hal, udev dbus gibi yazilimlar ve kernel modullerinin farkli versiyonlar arasinda calismasindaki sorunlari azaltmasi sayesinde bir cok negatif noktadan kurtulmustur, tabi bunlari bilmek icin yakindan izlemek gerekir) lakin bazi noktalarin degismesi mumkun degildir ve belki (hatta insallah) gunun birinde linuxdan cok daha iyi (aslinda en iyi) tasarima sahip olan opensolaris linuxun yerini alacaktir.linux tartismalarinda yanlislikla girisilen bir diger nokta da olayin open source ile karistirilmasidir. open source ve free softwarede de aciklandigi uzere bu kavramlar isletim sistemlerinin, windowsun, linuxun, solarisin , otun bokun otesindedir. bu kavramlar, insanlarin teknolojilerin sadece tuketicisi degil, sahibi ve istedikleri taktirde ureticisi olmasini saglayan, herkesin yararina kavramlardir ve paraya muhtac olmasalar da, para daha iyi urunlerin cikmasinda katalizor olmustur her zaman oldugu gibi. parayi veren dudukten daha iyi ses cikarir. para mevcudiyeti, arkasina saklanilacak bir husus degildir kesinlikle. lakin her yatirimda oldugu gibi (linux artik yatirim olmustur) bu yatirimda da karsilastirmalar yapar sonuclar uretirken finansmanin etkisini de gozonune almak gerekir. yoksa yanlis noktalara cikilabilir.sonuc olarak linux ile solaris, bsd ve windows arasinda cok ciddi bir fark vardir.diger 3 yapinin aksine linux, bir kisi tarafindan son derece sahsi zevk ugruna uzerinde fazla dusunulmeden temeli atilmis, lakin piyasada microsoftun onunu alip tekel olmasini engellemek amaci ile beslenmis (maddi manevi) ve sonucta amaclandigindan cok cok farkli bir noktaya tasinmis bir sistemdir. bugun isletim sistemlerinden biraz anlayan ve fanatik olmayan kisiler bu eksikleri yanlislari gormektedirler. ote yandan solaris, bsd ve windows basindan beri , ilk tasarim anlarindan olabilecek en iyi sekilde tasarlanmaya ve implement edilmeye calisilmis sistemlerdir.

1999'dan beri ibm tarafindan resmen desteklenen bir sistemdir. kernel mimarisi konusundaki en temel performans ve scalability kriterlerini ibm'in sonsuz parasina ragmen 2004 başinda saglayabilmiştir. (bu esnada microsoft 3 adet yeni windows nt surumu cikarmiştir (5.0, 5.1 ve 5.2))buna ragmen 2001'de (yani hakkinda henuz "muhteşem" iddialari olmadigi soylenen donemde) linux'un nasil bir şevkle savunulduguna ve "ya eskiden amatordu daha yeni kulvara girdi" iddialarinin nasil asilsiz olduguna bakmak icin (bkz: linux hakkindaki batil inanclar)"linux daha hizlidir", "daha ucuzdur" gibi soylemlerin o(n) scheduler'li big kernel lock'lu (diger mimari eksikleri saymiyorum bile) bir işletim sistemi icin soylenegelmiş olmasi benim 10 yildir linux'un aksatilmadan "super" diye yutturuldugu, asla "ya henuz amator ama ilerde super olacak" diye anilmadigi konusundaki iddiami direk desteklemektedir. yani linux kalitesinden bagimsiz olarak sosyal gudumlemelerden gelen bir inatla muhteşem oldugu saviyla savunulmuştur bugune kadar. hicbir zaman linux'un "abi iyi niyetli bir uygulama zamanla daha guzel olacak" diye savunuldugunu hatirlamiyorum. son 10 yil icinde her daim "kick ass operating system", "linux forever!", "cok esnek!", "cok hizli!", "cok ucuz!" diye savunulduguna, windows logosunu olduren, kesen, tarayan penguen cizimlerine şahit oldum. (10 yil ornegini verme sebebim 1995'te anadolu universitesi'ndeki bir adminin bana 1.2.13 kernel'inden bahsederek "linux gercek işletim sistemi" demesinden kaynaklaniyor)yani buradan okurlarin cikarmasi gereken ders etrafinizdaki herkes ayni şeyi soyluyorsa mutlaka bir desteksiz toplumsal gudumlenmeden, paylaşilmiş halusinasyondan şuphelenmenizde fayda olacagidir.

linux hakkindaki performans soylentileri ile alakali olarak sahsen elimden gecmis bir sistemin durumunu da ornek olarak aktarayimbu sistem 2x p4 xeon 1.5g ram ve yaklasik 70gb kadar 15k rpm scsi disklerden olusmaktadir.o zamanlarda bu makinecigin uzerinde dandik 2.4 kernel bulunmaktaydi. o(1) scheduleri bile yoktu. ustelik big kernel lock kullanarak cpulardan tam anlamiyla verim alamiyordu. bu makine uzerinde 30 ayri ip ile 30 ayri linux server calisiyordu. bunlarin kimisinde http/https web serverlar, kimisinde mysql ve postgresql serverlar, kimisinde code serverlar, kimisinde surekli snmp query yapan server, kimisinde detayli bir sekilde customize edilmis remote service checkler yapan bir server, kimisinde websphere, kimisinde gunde 10000 maila spam/virus taramasi yapan mail gatewayler, kimisinde imap, kimisinde pop, kimisinde test sunuculari, kimisinde proxy server vardi ve bu server uzerinde calisanlar surekli olarak encyrption ile iletisim kuruyordu. ve tum bunlar extreme anlar disinda (arsivleme zamanlari, agir compilation islemleri gibi) load average 1 e varmadan ustelik o eski ve hakikaten pek cok seyi eksik olan 2.4 serisi kernel ile calisabiliyordu. (konuya yabanci olanlar icin, load average 1 olmasi demek , hafif bir kasinti hissetmek gibidir)tabi ben bu canli sistemin ornegini vererek baska sistemlerin bunu yapamayacagini kastetmeye calismiyorum hatta degisik isletim sistemlerinden benzer veriler gormek de isterim. su aralar kastetmeye calismadigim seyler ozellikle soylemisim gibi karsima geldiginden bir onlem olarak yazayim dedim.

pae destekli sistemlerde boot option ile userspace e 3gb yer ayirabilen sistemlerin aksine, default olarak uygulamalar icin 3gb address space desteklemekte olup, istenirse bu limiti 4gb a da cikarabilen kerneldir.(bkz: #8473892)

solaris gibi timer frekansi ile oynamaya izin veren kerneldir. 100, 250, 1000 hz arasindan secim yapilabilir. timer interruptlarinin sistemi olumsuz etkiledigi durumlarda daha dusuk frekans kullanilabilir. memory split icin sadece 1g/3g 3g/1g degil, 1.5g/2.5g 2.5g/1.5g 2g/2g gibi ara degerler desecilebilir.bir de ufak bir optimizasyon olarak 3rd level page table lari highmem e atar utanmadan.. butun bu ayarlar kernelda statiktir. degistirilmesi icin malesef yeniden derlenmesi gerekir. her boku dinamik olarak degistirilebilen solaris kernelina bakip ogrenecegi daha cok sey var bu yavrucagin..(ayrica penguen logosu besiktas da bir oyuncakcinin tabelsinda kullaniliyor, bunu da ifade edelim)

aslinda gnu/linux olmasi gereken baslik, aslinda baslik altina yazilmis diger asilsiz uflentiye pek uymayan, aslinda gercekten ozgur olan ve aslinda cok daha guvenilir olan bi' isletim sistemidir.ozgur (ve bedava) olmasinin disinda oyle 'parasiz', 'capulcu' veya 'surunen' bir isletim sistemi degildir. hatta ve hatta redhat bu sene yaklasik ş50m kar aciklamis ve en hizli buyuyen teknoloji sirketlerinden biri olmus, asya'da en iyi 100 teknoloji sirketinin arasina girmistir.teknoloji olaraksa, en hizli degisen -ve gelisen- isletim sistemidir. dahasi, n tane yapiyi destekleyip buz dolabindan dunyadaki en buyuk supercomputer sistemlere kadar -nerdeyse- her yerde, her bellek miktari ve islemci hizinda calisabilen bir yapiya sahiptir. diger yanda, karsilastirmak istemesem de windows'un bir alpha platformda bile ne kepazelikler yapabilcegi google'a bir soru yonelterek ogrenilebilir. "esneklik" de bu baglamda tartisilabilir.ayrica, dunya sunucu pazarinin buyuk bir payina sahip olmasi, oyle ucretsiz edinebilmesinden, cool olmasindan veya gaza gelmis insanlarin "this is new shit" diye cikagelmesinden degildir -lakin bu sunucularin oldukca fazla bi kismi parayla destek satin alinan ticari linux dagitimlarini kullanir-. biraz objektif dusunup, "ben buna x yuz dolar saydim, bu tabii ki o bedava seyden daha iyi" demenin otesine gecebilcek herkes bunun nedenlerini az, cok tahminedebilir.bunun yaninda, microsoft'tan alinan gercekler*de, white paperlari indirip dogru duzgun okuyabilcek herkes tarafindan anlasilabilecegi gibi, performans karsilastirmasindan ziyade daha ucuza sahip olunabilinen sistemler olarak gosterilir. ayrica, su an bulamadigim ancak "ibm z serisi donanim ustunde n sanal linux sunucu su su donanim ustundeki windows sunucudan daha performanssizdir" gibi pek cok "onlar oyle, bizim boyle oldugumuzdan daha yavaslar" tipinde hikaye icerir.bir cok sirketin artik "yogun" destek vermesi, dunyadaki bi cok populer sistemin yerini almasi, bazi devletlerde tum devlet bilgisayarlarinda kullanilmasi, hatta almanya'da fiyat olarak daha yuksek teklif verildigi halde tercih edilmesi ve benzeri milyonlarca olay, acikca kutsal kitaplarda yaziyo olmasindan degil, ciddi bir alternatif olmasindandir.ayrica, oyle super performansli hasta guzellikte windows 2000 ve 2003 sunucular kullananlar icin, `http://it.slashdot.org/...12/05/2359225&from=rss` adresi aslinda o kadar guzel olmadiginin guzel bi ornegi olabilir.

piyasada güçlü diye bilinen bir cok firewall'un (checkpoint, f5, juniper, sidewinder gibi) üzerine kurulu olduğu işletim sistemidir. bu firewall'ların bir kısmı microsoft ürünlerinde çalıştırılmazlar. fbi tarafından kullanılan sidewinder, ki bugune kadar hiç delinememiş oldugu soylenmektedir, marka firewall'un ureticisi olan secure computing'e windows ortamında olurmu acaba derseniz sadece smiley yolluyolar.

microsoft'un is alimlari sirasinda sordugu aldatici sorulardan birinin icerigini teskil eden ve cevabini yanlis verdiginizde sizi olasi bir isten edecek olan isletim sistemi.

dunya uzerinde uretilmis en iyi isletim sistemi. amerikan menseyli windows ailesine avrupa'nin cevabi olmustur.

iddia ettigi hic bir konuda dunya uzerinde uretilmis en iyi isletim sistemi kernel'i degildir. ote yandan gnusuz bir hic olmaya mahkum olan linux nasil olup da avrupanin amerikaya cevabi olabiliyor onu da zerre anlamis degilim.(bkz: gnu)

(bkz: timeres) (bkz: userva)

http://www.google.com/linux

eğer çok feci götümden uydurmuyorsam,linus tarafından ilk düşünülen ismi freex (freaks kelimesine gönderme var) olan işletim sistemi. ama hiç kullanılmamıştır o ayrı.edit: freex değil freax imiş orjinal ismi. linux ismi ise helsinki üniversitesi'nde linus a ftp account sağlayan şahsın uydurduğu bir isimmiş. düzelttiği için yasarix e teşekkürler.

bölümdaş, dördüncü nesil suser. aynı zamanda iş arkadaşım(şu an part time), umarım mezun olunca full time çalışmaya başlar.(bkz: ege üniversitesi bilgisayar muhendisligi bolumu)

(bkz: linux from scratch)

real-time application'larda windows ntnin gerisinde kalan distro yigini.

nasa ile amerikan ve avrupa silah sanayisindeki firmalarin [parasal dertleri yoktur herhalde] real-time uygulamalarda kullanmaktan cekinmedigi cekirdek. [windows ce nin guisiz bir device icin salt kernel lisansi 3ş filan yanlis bilmiyorsam..hani ortada parasal bir kapisma da yok...zaten silah ureten adamin para derdi de olmaz]asagidaki linkte realtime sistemler hakkinda bir pazar arastirmasi okunabilir. tiklamaya usenenler icin ozet yazayim:- vxworks , windows ce ve linux varyasyonlari ve diger tum cozumleri ust uste koyup durtecek kadar pazar payina sahiptir.- windows ce kullanim orani ikinci siradadir. [sagolasin surumden kazandiran mobil cihazlar, cep telefonlari]- linux varyasyonlarinin pazar paylarini toparlayinca windows cenin kullanim oranina gelmektedir- arastirmaya katilmis firmalar ezici bir cogunlukla, bir daha sifirdan embedded system yapacak olsalar free software tabanli bir cozumu tercih edeceklerini belirtmislerdir.- ivir zivirhttp://www.embedded.com/....jhtml?articleid=163700590

(bkz: free standards group)

son 2.6 surumu hakkinda andrew morton'un aciklamasi:http://news.zdnet.co.uk/0,39020330,39267255,00.htm

2.6 agacinin bugzilla istatistikleri suradan gorulebilir:http://bugzilla.kernel.org/...amp;banner=1&quip=0

2054 yilinda desktop pc'de egemen olacak isletim sistemi. o zamana pc falan kalmayacak, o ayri.ben ilk kez 1994'te linux kullanmistim. o zaman "94 linux'un yili olacak, client'i ele geciricez!" diyolardi.1996'da evdeki pc'me kurdum, "96 linux'un yili olacak, bu sefer siki geliyoruz, bu yil desktop yili!" derlerdi.2000'de kaynak kodlarina bakip ta mimari acidan cok ilkel oldugunu farkedip uzak durmaya karar verdigimde, "2000 linux'un yili olacak, bu yil windows'u oldurecez" diyolardi, artik "elindeki makinali tufekle windows logosunu tarayan penguen" maskotlari falan cikmisti.2004'te 2.6 kerneli ciktiginda, "oha lan daha spinlock granularity'e yeni mi baslamislar, yuh!" dedigimde, "2004 linux'un yili olacak, artik unified desktopumuz var, windows kesin oldu bitti" diyolardi. ayni yil xfree86 yikiliyor, bi suru x klonu "unified desktop"un ne kadar uzakta oldugunu bir kez daha gosteriyordu.2006... hala ayni laflar... "2006 linux'un yili olacak, valla billa bak bu sefer kesin!".2054'te basaracaklarina eminim. ha gayret.

en büyük düşmanı microsoft değildir; linux'un kendi zealot'larıdır. insan psikolojisinin en büyük şaheserlerinden biri insanın benimsediği bir şeyi adeta kendi yazmış gibi koruması, onun için savaşması, hattâ onun dışındaki her şeye tavır almasıdır. bir şeyin artısını alkışlıyorsak eksisini de eleştirmemiz gerekir. zaten en başta kendimizi eleştirmekten çekindiğimiz için oluyor böyle şeyler. öyle değil mi kuzucuklarım?

sektorde en buyuk pazari sanildiginin aksine ms windows'dan degil, diger unix'lerden ozellikle de solaris'den calmaktadir. [en buyuk pazari dedim, tum pazari demedim]

http://www.asparagaz.com/c/s.aspx?id=75

insana aptal muamelesi yapmayan işletim sistemi.

those who don't understand linux are doomed to reinvent it, poorly. -- unidentified source(kaynak fortune)

insana aptal muamelesi yapmayan, insanı aptal yerine koyan işletim sistemi. ömrü hayatında windowstan başka bişi kullanmamış biri, neden root olmak istesin, sikindirik ekran çözünürlüğünü 100hz yapmak için terminalde kassın, dx desteği için maymun olsun, mp3 cutter kullanmak için türlü çakallıklar yapmak zorunda kalsın, plug'n play de babayı alsın, sın, sın sın.. eyvallah server olarak süper, güvenlik olarak şahane, 89 yıl kapanmadan çalışıyor, daa, bi skime yaramıyor kardeşim, kendi kendime server mı kurayım,alıp turşusunu mu kurayım. insana aptal muamelesi yapan oslar çok daha şahanedir, en azından çalışırlar. biraz bilgisayardan anlayan insan da, alır o osu kölesi haline getirir. ''şşş ekran çözünürlüğünü değiştiriyosun, bak root oldun, terminale yazdın bişiler, tanıyamadım zaten ekran kartını da çökerim heee'' siktir git çök, yarraam.

(bkz: unix philosophy)

isletim sistemi degildir. degildir. degildirtekrar yazayim, belki daha fazla insan gorur.isletim sistemi degildir, sadece cekirdektir. dolayisi ile insani aptal yerine koymak veya koymamak gibi vasiflari olmadigi gibi kaygisi da yoktur. bu cekirdegi kullanan sayisiz dagitim vardir. kimisi anlamsiz derecede zor kimisi de her yaninda ozentilik akacak sekilde bayiktir. sahsen benim kullandigim, net installer cdsini takar takmaz "sende wireless card, ortamda da wep keyli bir network var, keyini gir netten devam edeyim kuruluma" diyerek baslamis, hic terminal kullandirmadan tum donanimimi taniyarak [notebook ustelik] kurulumu ve ayarlari tamamlamis, onbinlerce yazilim arasindan istediklerimi hatasiz olarak kurmus ve mukemmel xgl/compiz sayesinde son derece guzel, rahat, islevli ve hizli bir masaustune sahip olmami saglamistir.

bu cekirdek degerlendirirken en buyuk yanlisa dusulen nokta "x y donanimini tanimadi" sikayetidir. burada bu cekirdegin donanimi tanimamasinin en buyuk sebebi o donanimi ureten firmalarin linux icin driver yazmamasi, yazmak isteyenlere yardimci olmamasidir. dolayisi ile bu cekirdegin taniyamadigi bir donanim kullanirken bu cekirdege degil o donanimi uretene kufretmek gerekir. [ tabi bizde de suc var. o donanimin nerelerde calistigini incelemeden niye aliyoruz. her isletim sistemi icin hardware compatibility listler vardir ne de olsa ] kernel treeye girmemis olan firmalarin kendi sitelerinden sunduklari driverlari disarida biraksak bile standart cekirdegin icinde toplamda yuzlerce [ binden fazla da olabilir tam rakami bilemiyorum , sayamadim, ogrenince yazacagim] donanim icin calisan driver vardir.

bazilari kendini ozel hissettirmek icin cok ovseler de kesinlikle kisisel bir sistem olamazcunku bunu kullanabilmek icin, mukemmel linuxcu olmaniz gerekebilirwindowstaki gibi 'abi bir format duzelir' olayi yoktur cogu zamankurulumu uzun surer (3cd) , eger bir den fazla diskiniz varsa sorun yasatabilir (lilo yada diger karin agirisi neyse adi, iste onu el ile edit yapmaniz gerekebilir)benim yasadigim en komik sorun ise -fedora 2, 3 ve 4'te bu sorun vardi-fedora 5 cikti mi bilmiyorum ciktiysa da artik benim icin kasimpasa oldu....bir flash kartiniz var onu mount yaptiniz, eger menuden unmount yapmadan cart diye flash karti cikartirsaniz bilgisayari reset etmeden flash diskinize tekrar ulasamazsiniz- pardon linuxculer reset kelimesini kullanmazlar onun icin kill daha iyi bir tanim :) -yani flash'i bir cikarayim diger pc'ye bir veri atayim sonra geri takayim derseniz olmazzzcunku ilk once karti unmount yap, sonra karti cikar sonra karti tekrar tak ve en son tekrar mount yap islemlerini yapmaniz gerekiryoksa ben gibi, bu kadar salak bir isletim sistemi yapmis olamazlar, kesin bir yerde ayari vardir deyip sabahlara kadar forum sitelerinde, fedora manuellerinde dolanip durursunuzeger boyle bir sorun yasarsaniz kasmayin en iyisi pasa pasa reset cekinama bu amelelik falan demeyin yoksa uykusuz kalirsiniz.

calistigim yerdeki muhasebeci arkadas, veya arkadasimin 60 kusur yasindaki annesi, dunyada bizim disimizda bir cok ulkenin devlet dairelerinden calisan memurlar filan mukemmel linuxcu olmanin pek de yakininda olmayan insanlar olduklarindan bunu iceren dagitimlari kullanmak [tamami degil, cok anlamsizca zor yapilmis olanlar var] icin herhangi ustun bir bilgisayar bilgisi gerektigine inanmak guctur. windowstaki "format atinca duzelmesi" yaklasimi zaten kullanan kisinin windows kullanmaktan da pek anlamadigina isaret oldugundan yaklasilmamasi gereken bir tabirdir. duzgun kullanilan bir isletim sisteminin formatlanmaya ihtiyac duydugunu gormedim sahsen bugune kadar. [ sen hic mi formatlamak durumunda kalmadin, hic mi spyware trojan girmedi hic mi patlmadin diyecek olanlara evet 2.5 yil ayni installu kullandim bir kere de bocuk basmadi ustelik hic koruyucu program filan da kullanmadim, windows yavaslamadi da , 2.5 sene sonrasinda da 15 saniyede masaustum geliyordu diyecegim simdiden soyleyeyim. ]bir bilgisayara takilan external cihazin cart diye sokulmemesi gerektigi, aksi halde neler olabilecegi her isletim sisteminde cesitli uyarilarla anlatilan, dokumanlarinda ifade edilen bir husustur. evine aldigi firinin, camasir makinesini, plazma televizyonun, kameranin, arabanin kullanim bilgilerini okuyan insanoglu neden kullandigi isletim sistemininkileri okumaz bugune kadar anlamis degilim. zaten dokuman okuyan, soktugu karti makineye reset atmadan calistirmanin yolunu da biliyor olurdu. o da ayri bir konu. habersiz bile olsa takilip sokulen storage devicelari otomatik olarak mount/unmount yapabilen bir sisteme kullanici hatasi yuzunden cemkirmek uzerinde de birkac satir yazacaktim ama cekirdekle ne alakasi varsa artik

en son cikan oyunlari oynamak gibi bir dert gutmediginizde isinizi gorecek bir isletim sistemi olabilen sey. ki gayet kolay ve sorunsuz kurulabilen bir ton cesiti vardir ubuntu/suse gibi ki bunlar her bir seyi homur homur taniyip gayet plugin playdirler de. ha ama default package larda(bil hassa o sistem icin ayarlarnmis filan) olmayan programlari filan kurmak yine kasici oluyor o kotu. misal ben xgl/compiz i ubunta'ya kuramadim aminakoyim! ha bunu daha once nvidia driverini kurmustum ondandir diye supheleniyorum ama du bakalim. windows gibi rahat degil orasi kesin ama guzel yine de. misal spyware trojan derdi olmadan her turlu pornositeye girebiliyorsun ki daha ne istesin deli gonul...

linux haliyle bir işletim sistemi değildir, lakin kimse sorsan ''abi linux kurdum'' der. sonra distrodan bahseder.suse olur, ubuntu olur, slackerbitch olur, olur da olur. tamam süper çalışır çalıştığında, güzeldir, dosttur, bedavadır kıldır yündür, yuniktir eyvallah da, olmuyor yahu. zaten bir işletim sistemi şayet hardwarei tanıyamıyorsa, tanıtılamıyorsa yaşayamaz ( linux olsun, windows olsun, al winx64 soundblasterı tanıyamadı bi türlü, tanıdı, dijital ses veremedi, kıldı yündü). hani çalışsa, stabil olsa, her halt için rootluk maşrapasını başucuma koymasa, oyun oynayabilsem, ntfs formatlı 3 adet extern hddme yazabilsem, keyifle programlarımı çalıştırabilsem, sem sem sem..''linux tabanlı işletim sistemi'' (benim için suse de olsa, pardus da olsa, linuxtur hep biri) çok iyimser insanların kullanabileceği, vasat bir oluşumdur. ben de istemiyorum microsofta para ödemeyi, denyoca hatalarla uğraşmayı, tekel altında yaşamayı. ama windowsun karşısında duracak bir şey olmadığı sürece, daha iyi bir alternatif olmadığı sürece (kimse kusura bakmasın, ben ne webserver kuracağım, ne de güvenli ftp vs. hayatımdan daha fazla stabil çalışsa da, işime yaramadığı sürece sadece ayrıntı olarak kalır) windows tekel olarak kalacaktır. bir de, opensource diye, neden ben alışkanlıklarımdan vaz geçeyim, neden çok rahat yapabildiğim şeyleri uzuun uzuun uğraşlardan yapabileyim? hayır, anlamadığım neden bu kadar çaba sarf edeyim? linuxta virüs yok, evet yok, linux kullanan da yok ki, linux da windows kadar dünyada her pcye girmiş olsa, delik deşik olurdu haliyle. e güzel, hadi oyun çalıştır, üç boyutta fpsye boğ beni, o da yok. valla windows için özgürlük kısıtlanması diyorlar, haklılar belki de, linux için de benim bir lafım var:kontrolsüz güç, güç değildir.

linux için "donanımı tanımıyor" denir ama windows xp x64 için katiyen sürücüleri olmayan cihazlar hiçbir ekstra iş yapmadan herhangi bir 64 bit linux sürümünde ilk yüklemeden sonra kullanıma hazırdır.

her ne kadar microsoft ve cisco tabanlı bir sistem ve network admini olsam da, microsoftun server tarafında sanılanın aksine oldukça başarılı olduğunu bilsem de, firewall olarak normal bir pc'de aylarca sorunsuz olarak çalıştığını görünce hayran kalmamak mümkün değildir linux'e. yönettiğim 11 server arasında hiç ekstra administrative overhead'i olmayan da budur.

hala hardware sorununun oldugu zannedilen fakat bu sorunlari cok cok geride birakmis cekirdektir.5 yil onceki linux u su anda iki boyutlu* elestiren ve bu elestirileri 3 gun linux 300 gun windows kullanimi ve deneyimi uzerine oturtan zihniyeti aptal yerine koyan cekirdektir ayrica.bir de şoyle bir artisi vardir, windowsdaki gibi " driver cdlerim nerde admincaan " diye anirmaniza gerek yoktur, modprobe -l dersiniz ne var ne yok gorursunuz, ha oldu da hic mi kernel destegi yok donaniminizin, iste o zaman google a sorun onun destegi hic bir zaman bitmez.bir de bu kontrol ve karar verme sistemleri vardir ki tadindan yenmez, her bir isi root*a yaptirir.kisa vadede angarya gibi gorunse de, uzun vadede cikan sorunlarin tespiti ve cozumu acisindan kacinilmazdir.evet sistem yoneticiliginin bir gercegidir bu.patch* : donanimini tanitamayan arkadaslar, windows altinda usb hi-speed flash disk vs. gibi donanimlarinizi sp1 olmadan nasil kullaniyorsunuz?peki sp1 lisansiniza "bu korsan lisans kabul etmem ki hede hodo" deyince nette fellik fellik windows lisansi ararken neler hissediyorsunuz? diye sorarlar adama.

kimsenin begenmedigi surekli dert yandigi "her iş icin root olma" cok daha beter bir şekilde windows vista'da da gelicegi icin, "aklin yolu bir" isimli kitabi kendilerine verip, 6 ay sonra bu entry'leri nerelerine sokacaklarini cok merak ediyorum. cok isteyen sisteme root olarak da logged in kalir. kimse sizi zorlamiyor. root password'un sakli oldugu ve sudo kullandirtan distro'larda* "sudo passwd" ile root password'u degiştirip, istediginiz kadar root ile login olabilirsinz. (ha degerli mac osx de sudo'cu, o da root şifresini gunde 3 kere klavyeden almadan rahat edemez, o ayri). root olarak login olmama, her process'in default super user haklariyla calişip da (bkz: windows) sistem dosyalarina rahatlikla erişememesinden gecer. ayni zamanda yanlişlikla rm **.bak -rf gibi kucuk hatalarda bari işletim sisteminin tamamini temizlemeyin diye bir mantigi da vardir. bu linux'da neymiş diye kurup 15. dakikada "bu ne ulan iki dakkada bi şifre şifre. siliyorum lan!" diyip, burada "zaten driver'da tanimiyodu" diye ahkam kesmeden once, keşke herkes windows uzerine verdigi emegin yarisini once bir linux distrosuna verse.ilgili ek: windows vista'da bir kisayol silmek.http://www.flickr.com/....gne?id=151250154&size=o

linux hakkinda yorum yapmaya kalkanlarin oncelikle kullandiklari sifatlarin ne manaya geldigini ogrenmesi gerekir. ornegin vasat sifatini ele alalim: orta veya ortalamanin altinda olan demek olan bu kelimeyi linux dagitimlari icin kullanirsak soyle bir anlam cikabilir : "ben bu dagitimlarla isimi yapamiyorum, ozellikleri yetersiz kaliyor, beni kisitliyor" peki bu dagitimlar ile kullanici seviyesinde olup bitenlere bakacak olursak, windowsdan daha hizli ve daha islevsel olan masaustunde ms office ile hazirlanmis dokumanlari openoffice ile rahatca kullanirken [hatta pdf uretirken] , photoshop pluginleri de kullanabilen gimp ile grafik tasarim yaparken, sayisiz idesi ile gelistirme yaparken, cd/dvd yazabiliyor, mp3 uretebiilyor, video izleyebiliyor, interneti gezebiliyorken, mail okuyabiliyor, exchange kullanabiliyorken, tek tiklama ile istenilen isi yapan uygulamayi kurabiliyor, kurulu uygulamalari sisteme hic zarar vermeden tek tiklama ile kaldirabiliyorken, backup alma mantigi "herseyi ziple, gerekirse geri ac" kadar basitken neyin vasat oldugunu aciklamadan vasat yaftasi yapistirmaya kalkmak cok da yerine oturan bir tanim olarak durmamaktadir. "linux da oyun oynayamiyorum ki" diye uzulen zihniyetin burada sorunu microsoftta ve oyun ureticilerinde aramasi gerekir. linux driverlarinde endustriyel standart olan opengl varsa ama proprietary standart olan directx yoksa bunun sorumlusu olabilecek son olgu linuxdur. "linux kullanmak icin habire root olmak gerekir" ifadesi sistemin isleyisini degistirme amaci disinda hic root olmadan calisan insanlari gulumsetmekte [her zaman boyleydi zaten bu, hurafelerin gerceklerden daha hizli yayiliyor], onlara naif bir pazar sabahi eglencesi sunmaktadir.

sahsen soyle bir sonuca vardim linux standart bilgisayar kullanicisi icin ve linuxu yalamis yutmus insanlar icin gayet leziz bir isletim sisteminin temelini olusturabilecek seydir. bahsettik artik oyle cilliop distribution'lar var ki guzelzene kuruluyor tum ihtiyacalarinizi karsiliyor filan. standart kullanici mevzubahis distributionlarda fazla ugrasmadan tum isini yapabiliyor etliye sutluye dokunmuyor gayet mesut. linuxu yalamis yutmus insan zaten sorun yasamaz peki sorun nerde? orta duzey kulanicida. netekim bunlar standart kullanici gibi rahat duramiyor yok xgl kuracam, yok su programin compile edilmemis, package de bulunmayan en son surumunu kullanicam, nvidia'dan indirdigim en son driverlari yukluycem diyorlar(hayir niye? sanki en son pixel shaderli fps'i oyniyacam ama yine de iki saat kastim kurdum peki burdan ne ogreniyoruz insanin en buyuk dusmani yine kendisidir) ve haliyle kafalari agriyor cunku bu isler windowstaki gibi kolay degil. iste "minakodumun linuxu" diyip distribution cd'lerini kiran insanlar bu orta duzey kullanici grubundan cikabiliyor.

distroları standart olmadığı için donanım üreticisi için zorlukları var. hadi onu geçtim, yazılım üreticisi de ne yaptığını tam olarak bilmiyor, bir kernel al, onun üstüne uygulama geliştir, iki gün sonra maldiv adalarından george efendi email atsın: abi bu bende çalışmadı, filanca yerde core dump oluyor desin. sen de ona, otur kendin yaz, aha source codeu, pure c++ de. adama gülerler. distribution derken, dağıtımdan bahsediyoruz, işletim sisteminin varyasyonundan değil. kosifler de bmw satar, engin motorlu araçlar tic. san. ltd. şti de, biri üzerine ısıtmalı koltuk takar, diğeri arabanın içine soba kurar, bacasını da sunrooftan çıkarır, ama ikisi de bmwdir, distribütörlükten ben bunu anlarım.demem o ki, içinden ticaret geçmeyen hiçbir çaba, ciddi bir ürün ortaya çıkarmaz. ister sunucu olsun ister workstation, ister atarili kol saati olsun, amatör ruh, biryere kadar.

1994'de bogazicindeki hocalar ve o zaman linux hastasi asistanlar, 2000 yilinda windows kalmayacak onun icin linux ogrenin simdiden, pico, pine kastirin derlerdi1998 oldu, genelde sistemci olduklari icin linuxcu olan, o isten para yedikleri icin acayip sahiplenen arkadaslarim 2003'de windows kalmayacak bak win98 de zaten berbat falan diyorlardiryil 2006 oldu simdi de, bak almanya, finlandiya linux'e geciyor 5 yil sonra windows novell gibi piyasadan silinip gidecek ona gore, birak win32 apilerini, birak windows'ta api programlamasini gel c++'da yaz, projelerini linux'e aktar diyorlarben napayim simdi, benim gordugumcogu linuxcu now+5 yil sonra windows kalmayacak diyoryani cikmaz ayin son carsambasi kurali gecerli gibinot: boyle olmayan linuxcu arkadaslari tenzih ederimnpt2: bir vi vardi noldu ona

cehaletle savasmaya devam ediyoruzlinuxun nasil gelistirildiginden nasil calistigindan hatta aslinda ne oldugundan bile bihaber olan insanlarin distrolarin coklugu ile donanim ureticisinin yasadigi zorluklar arasinda korelasyon kurmasi oldukca dogaldir. distro sayisi ile donanim ureticisinin yasadigi dertler arasinda bir bag yoktur. cunku kernel driverlari tum distrolarda calisir. donanim ureticisinin sadece driver yazmasi , kendisi yazmasa bile yazmak isteyene yardimci olmasi bile yeterlidir. bunu yapmayan firma sayisi da oldukca azalmistir cunku artik donanim ureticileri donanimlarinin linuxda calismiyor olmasini ciddi bir handikap olarak gormeye baslamistir. aksi halde bugun sahsen icinde bulundugum ortamda standart pcleri gectim, windows disi birsey kullanildiginda en cok sorun cikarma ihtimali olan laptop tipi bilgisayarlardan 7-8 farkli marka/modelin hepsinde kullanicilarin kendileri tarafindan kurulmus dagitimlar calisiyor olmazdi. yazilim uretiminden ve satisindan bir nebze anlayan insan, linux uzerinde calisan yazilim satan firmalarin product requirementlarinda hangi dagitimlarin desteklendigini [yani 100% calisirlik garantisi verildigini], destek anlasmalari yapan firmalarin karsilikli olarak neleri kabul ettigini nasil calistiklarini bilir, kimsenin kimseye "ac koda bak degistir iste nihahaha" demedigini de bilirdi. nasil ki "dunyadaki en buyuk takim bizimki, her sene biz sampiyon olacagiz" diye ordan oraya kosan gercekcilikten uzak denyolar varsa, nasil ki "linux hic bir ise yaramaz, boktandir, kotudur, calismaz soyledir boyledir" diye atip tutan cehaleti ile ukalaligi dogru orantili insanlar varsa, ayni sekilde windowsun piyasadan silinecegini zanneden saftirik fanatikler* de vardir. bu fanatiklerden her alanda kesimde vardir, sagina soluna bakan mutlaka gorur. var olmaya devam edeceklerdir. bu bence aslinda zit taraflar arasindaki dengeyi saglayan unsurlardan birisidir. bir tarafin fanatigi oldugu surece diger tarafin da olacaktir. kendisini linuxcu (tiksinirim bu kelimeden de, yazdirdiniz sonunda) goren bir kisi zaten editor olarak da pico kullan diyorsa kosarak olabildigince uzaklasmak gerekir.bir isletim sistemine bir kernela, herhangi bir yazilima baglanmayi, birisini cansiperane korumayi, digerine her firsatta saldirmaya calismayi sahsen anlayamiyorum. saldiran insanin eline ne geciyor onu da anlamiyorum. anladigim bildigim bir sey var ki, bir konu hakkinda yorum yapmadan once mutlaka arastirmak, gercegin ne oldugu konusunda guvenilir bir bilgi sahibi olunduguna kanaat getirdikten sonra birseylere saldiri moduna girmedenyazmanin daha dogru oldugu.

donanim sorunlari hakkinda bilgim yok onun icin yorum da yokbelki bu kernel dedigimiz cekirdegin 2-3 ayda bir yeni versiyonu cikar ve bazen bu yeni surum varki sizin programlarinizda uyumsuzluga sebep olabilirsahsen ben bunu yasamistimbelki ustte bahsedilen driver sorunu da bundan kaynaklaniyor olabilirbu konuda emin değilim ama emin olduğum,(4-5 yil once boyleydi) kernel yazarlari, 2-3 ayda bir yeni bir kernel versiyonu cikartmalari idibelki simdi standartlastirmislardirama bu yeni versiyon bazen hic umulmadik sorunlara sebep olabilmekte

dağıtımların standart olmayışını birkaç örnekle açıklayınca heyecanlı gençler cahillikle suçlayabilirler, ben gülüyorum buna. buyrun size google'ın muhteşem programı earth'ün linux için requirements specificationı, google'ın linux altyapısını dikkate alarak okuyunuz:http://earth.google.com/download-earth.html adresinden:tested and works on the following oss: ubuntu 5.10 suse 10.1 fedora core 5 linspire 5.1 gentoo 2006.0 debian 3.1 red hat 9 bu requirements değildir, bunun adı, basbayağı, dayı biz buna uygun hale getirebildik, seninkinde çalışmazsa başının çaresine bak demektir. burada fanatiklik edip ama o öyle değil ki diyen için bu yazıyı baştan, bir soğuk su içerek okumasını tavsiye ediyorum. dikkat ediniz, açılan sayfada windows için herhangi bir açıklama dahi yoktur, bir yazılım windows'ta ya çalışır ya da çalışmaz, distrolar arasındaki standartlık problemini böylece anlatmış olduk. gelelim donanım hadisesine, burada da standardizasyonun eksikliğini açıkça görürüz, sadece sözlükte yazılanlara bakarak dahi, aynı kernela sahip farklı dağıtımlarda donanımın çalışmadığını, - xosda benimki çalışmıyor- benimki yosda cıbır cıbır çalışıyor ehehenidalarını seyrediyorum, ortada bir suçlu olarak hardware manufacturer'ın yardım etmeyişini gösteren teknik servis kafalılar, hala şunu anlayamadı, üretilen donanımın veri akış diyagramları, giriş çıkış aralıkları, teknik ve programlama arayüzü şemaları, sistem düzeyinde yazılım geliştiriciye veriliyor zaten. alt tarafı 50 çeşit distro var, yardım etmiyor ki hardware manufacturer ! çok acıklı be, yanına dut verem, yirsin. donanım üreticisinin stratejisi gayet mantıklıdır, adam salak mı, çeşit çeşit os istemiyor, windows'a rakip olmasa dahi, linux olsun, o da adam gibi olsun diyor adam. muazzam komplo teorisyenleri ise bunu şöyle yorumluyor: microsoft bu üreticiye para yediriyo abi, yoksa neden yardım etmesin? buna da gülüyorum, eheh, git sana belediye baksın.uzun süredir bu penguenlerle uğraşıyorum, linuxu eleştirince üstüne alınan, az bilip çok gösterenler hep olacaktır, "ben linuxum, sen bana ne diyorsun helehö" diyenler şöyle bir köşede dursunlar, onlarla benim işim olmaz.

sorun ne sudodur, ne api, ne kıl ne de yün. her daim,her ayrıntının illa çözümü bulunur. genellemeler yanlıştır, dişler fırçalanmaladır falan eyvallah, bak gene diyorum, süperdir, 20x5050 gün çökmeden çalışır, web serverlar, firewallar süper çalışır, mükemmeldir, vohaadır. aha buraya çizgiyi çiziyorum. bu çizgi her kullanıcıya göre farklı aralıklar gösterse de, varlığı tartışılamaz. fehmi porno editlemek istiyor, vehbi mp3 kesip telefonuna atmak, ahmet aypoduna empeüç yüklemek istiyor, gümbürgümbürcan da yardıra yardıra fps oynamak. gelgelelim, bunları yaparken, ne terminal istiyorlar, ne de root komutu, ne de bir türlü yüklenmeyen programlar .(yorumunu kişiselleştirecek denyo arkadaşım var, bana ulan program yükleyemiyorsan ne sikime linux kurdun diye sormuştu, ben de gümbürgümbürcan ve vehbi ye de söyle bunları, onları da ikna et, demiştim* yani açıkçası, hiç kimse dertli başına extra dertler almak istemiyor. exeye çift tıklar, kurar bakarım keyfime diyen insanlar bunlar. şimdi efendim, lafı makata mahlas yapmadan anlamak şart. linux çoğu alanda çok iyidir, çok iyi olacaktır. virüs yoktur, güvenlidir vs. amenna. sen alırsın işine yarayan kısmını kullanırsın, samba server kurarsın, firewall yaparsın, işini görürsün. gümbürgümbürcan, vehbi, ahmet, ali, veli 49-50 ne distro ezberlemek istiyor, ne karışık işlerle uğraşmak, ne de komut girmek. ha bu adamlar belki morondur, belki senden akıllı, ama inan ki, kimse attan inip eşeğe binmez. an olur, linux kendini gerçekten user frendly eyler, adam gibi çalışır, kastırmaz kullanıcıyı, sevilir bağra basılır. bir de şu var ki, en çok güldüğüm mevzu, linux kullanan insanların bilgisayarında nedense hep bir windows sürümü bulunur. eski bir arkadaşım komple linuxa geçmişti zamanında, suse kullanırdı, belki hala kullanır. onu takdir ederim, azimle uğraşıp altını üstünü getirmişti. lakin hem oradan bal emeyim, şurdan şeker yalayım tripleri de sanki geyik gibi. xp / ubuntu xyz sahibi sistemde, conquerer(böyleydi adı galiba, yamuluyo da olabilirim) ile webde dolaşmak marifetse öperim alnından bunu yapanın.edit: konqueror'mış zeus'a teşekkürler.

(oyun mevzuuna hiç girmeyeceğim -hele ki windows vista dx10'u getirip microsoft'un tüm çabası ve gücüyle oyun piyasasına düşürmek üzereyken)orta seviyede bilgisayardan anlayan bir insanın azimle "işini görebilecek kadar" altını üstüne getirebileceği kadar 6 ay ile 1 yıl arasında adapte olabileceği modern dağıtımların çekirdeğidir.kahve ağzıyla ve körlemesine "her donanım %100 çalışır" garantisini vermek kara cehalettir. windows server 2003 üzerinde çeşitli ses kartları, yazıcılar çalışmaz iken bugün windows xp'nin yanına binlerce meraklısının kurduğu ubuntu üzerinde de usb adsl modemler, çeşitli ses kartları, dial up modemler çalışmayabilmektedir. bilgisayarda öğrenilen her şey (windows'u açıp kapatmaktan quake 3'te railgun kullanmaya kadar) pratikle ilintili olduğundan daha "bismillah" diyip linux dağıtımı kurmuş bir insanın kernel modülü araştırıp yüklemesi (hatta arada derlemesi) kolay olmayacaktır.işin maddi/tekel boyutunu bir kenara bırakırsak: bir distro'nun üreticisi ebleklik yapıp kernel'i maymuna çevirirse bir dağıtımda çalışan donanım aynı kernel versiyonu ile başka distro'da pek tabii ki çalışmayabilir. bunu anladıktan sonra kim kimi bombalamak isterse benim için sorun yoktur. standardizasyon sorunları alien gibi command line tool'lar ile bir nebze aşılmaya çalışılsa da google earth örneğindeki gibi "popüler dağıtımlarda çalışır" tabiri gerçektir. hatta en popüler iki paket sistemi deb ve rpm ise de ubuntu için compile edilmiş bir deb package debian altında uyumsuzluk gösterebilmektedir (ki ubuntu debian'ın çocuğudur -meksika dizilerine selam ederim).*insanların bir işletim sistemi yüklerken var olan en temel ihtiyaçları en kaba tabiriyle "işimi görsün"dür. tek distro olmadığından hangisinin kişinin işini göreceğini anlamak için araştırmak zorunlu hâle gelir. bu araştırma için gidilebilecek yerler en başta distrowatch'tur. sonra linuxquestions.org gelir. her ihtiyaca göre farklı distro'nun olması standardizasyonsuz bir gnu/linux tarihine yol açmışsa da hangi distro'da ne bulacağını bilen bir kullanıcı için büyük avantajdır. isteyen fedora core'un albenili şahane arayüzünde hangi paketleri istediğini okur, tıklayıp kurar, isteyen mepis'ini yükler, flash'i, java'sı, codec'leri dahil 10 dakikada live cd'den sözlük okurken kurar sistemini, isteyen debian net install cd'sini takıp kendi yemeğini pişirir gibi istediği paketleri apt üzerinden çeker, minimal disk alanı üzerinde minimal sayıda paketle işini görür. hangi dağıtımın felsefesi nedir ne değildir onu ayrıca oturur, rakılarımızı içerken güle eğlene tartışırız.dikkat çekmek istediğim, alışkanlık en önemli kavramdır burada. alışkanlığı sağlamak bir bireyin tek başına yapabileceği; fakat zor bir eylemdir. windows'u ilk kez kullanan bir insan driver kurmak isterse exe'yi indirip çift tıklamayı bilmese bile bilgisayar kullanan tüm arkadaşlarından nasıl yapacağını öğrenebilir. linux için modül derleyip kurmak isteyen bir insana yardımcı olacak arkadaş sayısı ise elin parmaklarını geçmez. yine araştırmak gerekir, one minute google rule uygulamak gerekir, sabır gerekir.insan bir dağıtımı kurup da "tamam işte bu" dediği ânı gördüğünde -yani işini gördüğünde- rahata kavuşur. ondan sonra isterse 50 yıl terminal açmaz. harcanan zaman ve çabaya bakıp "ölme eşeğim ölme" tepkisini vermek kanunen uygun olduğu gibi etik açıdan pek doğru değildir; çünkü alternatif iyi bir şeydir. bilgi iyi bir şeydir.mesele iş görebilmektir. insan zevk için bir dağıtım seçip kendi kafasına göre ona şekil vermeyi değil bir an evvel kurup kullanabilmeyi istiyorsa ve beklentileri bu yönde ise bu kolay değildir, başta bunu kabul edelim (ilk kurduğum distro slackware idi ve bugün başlasam muhtemelen lfs yapmaya çalışır, kasayı camdan atardım 2 günde). kolaylaştırıcı olarak o distro'nun hakikaten insan dostu bir komünitesinin, bir forumunun olması yerinde olur (ör: ubuntuforums.org). man sayfalarını okuyup hiçbir şey anlayamayan bir insanın sorduğu bir soruya "git google'dan bak, forumda araştır, git çay koy, git başımdan" yanıtını alması 3 dakika sonra windows setup ekranı ile karşılaşmasına neden olabilir.windows'a, mac os'a göre (kıyaslamalı, göreceli, nispi) iyisi ve kötüsü kullanıcının gözlemine kalır. terbiyesizliğim için affınıza sığınarak şuna iyice açıklık getirmekte fayda görmekteyim ki "boktan" diyerek yafta yapıştırmak akabinde "sensin boktan" tepkisini mübah hâle getirir. emek harcanmadan üretilmiş bir şey yoktur sonuçta. bu durumda bir şeyin artısı eksisi değerlendirilmeli, masaya yatırılmalı, alternatifleri ile karşılaştırılıp iyice anlaşılmalıdır. anladıktan sonrası kişinin kendisine kalır. isteyenin sunroof'tan soba borusu çıkarma hakkı saklıdır.* aksi halde kişi kullandığı, memnun olduğu bir yazılım hakkında (windows xp de olabilir bu, ubuntu, da debian da, solaris de mac os da, dos da -fark etmez) "iğrenç. bunu yazan gidip başka iş yapsın." gibi bir yorumla karşılaşırsa en iyi ihtimalle buna gülüp geçecektir.insan kendi yazdığı programın dahi zealot'ı olmamalıdır.

linux hakkinda kafasi karişik arkadaşlara, neye saldirdiklarina dair bir bilgilendirme yazisi:* linux icin driver'lar var, ve en az windows kadar hardware taniyan bir işletim sistem. * driver distrodan distroya degişmez. kernel'in icindedir. linux da kerneldir zaten* gunumuzde user friendly distrolarda driver yuklemek cok daha kolaydir. (apt, yum, emerge gidip kendisi buluyo ulan, sayfasinda arayip bulup indirmenize bile gerek yok)* muhtemelen root şifresi girerek gecireceginiz sure senede toplam 3 veya 4 gundur. her şey icin root şifresi gerekmez. sistem ayarlarini yapinca bir daha istemez sizden. adam olun, iki tutorial okuyun da root şifresi gerekmeden nasil ayarlanir ogrenin.* user friendly'nin dibine vurmak isteyen arkadaşlar icin adim adim butun satirlarin fool-proof verildigi siteler vardir. basit google numaralari ile bulmak mumkundur. o sitelerdeki adimlari uygulayan arkadaşlar butun isteklerini yerine getirebilecek aplikasyonlara erişebilirler.misal:http://ubuntuguide.org/wiki/dapperhttp://www.fedorafaq.org/bunlarin haricinde:* linux kullanmasi daha zor bir işletim sistemidir, daha cok bilgi gerektirir. rahatlik isteyen kullanmasin.* linux'da aplikasyonlari kullanmasi da daha zordur. her iş icin de harika aplikasyonlar vardir. cli sevmeyen gelmesin.* disk'leri mount/unmount etmek gerekir. flashdisk'i öh diye cekicek olan takmasin diskini.* daha customizable ve daha moduler oldugu icin, istediginiz şekle sokmasi zaman alir. ugraşmak istemeyen microsoft plus! kursun.* butun kullanicilari sivilceli nerd'dur. hayati bilgisayardir. başka birşey bilmezler. digerlerini ezmek icin bu anlaşilmaz işletim sistemini kullanirlar. anlamayani da aşagilarlar. zorla kullandirtirlar. bu komuniteye girmek istemeyen windows kurup kizlarla havuz kenarinda guneşlensin. (bunu da dedirttiniz)

bir firmanin "requirement" dedigi dokumani kalkip kendi kendine "yok o requirement degil aslinda" demenin ne kadar anlamsizca bir cirpinis oldugunu anlamayan insanlarin, her dagitimin farkli bir isletim sistemi oldugunu anlayamamasi da normaldir. [desteklemek, resmen test etmis olmak ,resmen calistigina garanti vermek]evet, bilmiyorsaniz ogreniniz. her linux kullanan dagitim ayni degildir. her dagitim farkli bir isletim sistemidir. tamamiyla ayni uygulamalari , ayni kutuphaneleri kullanmazlar. her dagitim kendisine ozel bazi degisiklikler, farkli derlenmis kutuphaneler icerir. bunlar farkli isletim sistemi oldugundan product requirement cikaran her firma da sadece hitap etmeye oncelik verdigi isletim sistemlerini goz onune alir.product requirement demek, bir urunun calisirliginin resmi olarak garanti altina alindigi urunler silsilesi demektir. dunya uzerinde windows 2003 veya "windows 2000 sp6 veya uzeri" seklinde requirementa sahip bir cok yazilim vardir. bu requirement, firmanin "sp6 altinda calistirmayi beceremedik, basinizin caresine bakin" dedigi anlamina gelmez. "biz bu urunu windows 2000 sp6 ve uzerindeki versiyonlar ile denedik, kurulabildigini calistigini garanti ediyoruz" demektir. "bir yazilim windows da ya calisir ya calismaz" demek basli basina olaydan bihaber olundugunun gostergesidir. neredeyse hic bir firma urununun windowsun tum surumlerinde tum patch seviyelerinde calisacagini yazmaz. her zaman resmi bir requirement vardir.donanim konusunda hic bir sorun olmamasi imkansizdir. donanim konusunda linuxun kendisinden kaynaklanan bir sorunu oldugunu dusunenler benzer sorunlari windows kullanicilarinin da yasadigini binlerce forumdan takip edebilirler. nvidia driveri ile oyun oynarken driver yuzunden cakilanlar mi istersiniz yoksa anakarti ile grafik karti beraber sorun cikaranlar mi , keyfe gore secilebilir hepsinden bol bol vardir. ustelik bu sikayetlerin arasinda hclde olan, kutusunun ustunde "ben windows xp icin yaratildim" yazan donanimlar da vardir. olmasi normaldir. linux su anda, standart dagitimi icinde 1300 den fazla driverla hazir olarak gelmektedir. bunlara vendorlarin sagladigi ve sadece lisansi gpl olmadigi icin kernel icine dahil edilmemis olan driverlari da ekleyecek olursak linuxun ne kadar buyuk bir donanim destegi ile geldigi kostebekler tarafindan bile rahatca gorulebilir. "igrenc", "ise yaramaz", "boktan","calismiyor","olmuyor", "bence hede hodo" gibi nesnellikten alabildigince uzak yorumlar ne kadar bilgilendirici, islevsel ise bu yorumlari ureten zihinler de o derece faydali, degerli zihinlerdir. gozlerinin gordugu ile beyninin algiladiginin arasina duvarlar cekmekte bu kadar basarili bunyelere bazi seyler ne kadar acik secik anlatilsa da bostur. onlar icin dunya kendi oturma odalarindan, tecrubeler sadece kendi baslarindan gecenden, gercek sadece kendi sanrilarindan ibarettir.

(bkz: mandriva linux)

2006 oldu hala sudo diyorsun root diyorsun tanımadı diyorsun terminal diyorsun uğraşamam diyorsun bilmeyen kullanamaz diyorsun, bak ben de sana neler diyorum:sudo/root: bu modelin iyi yahut kötü güvenlik sunduğunu, pratik olup olmadığını tartışmıyorum, sadece şunu diyorum: eğer bu modeli beğenmiyorsan tüm modern distrolarda sudoers dosyanda yapacağın tek satırlık bir değişiklikle normal kullanıcı olarak tüm yönetimsel araçları şifresiz çalıştırabilirsin. nasıl yapacağını burada yazmayacağım; "ortalama bir kullanıcı" isen google'da bulman en fazla otuz saniye, uygulaman da en fazla bir dakika sürer. bunu yapamayacak kadar umursamaz yahut üşengeçsen nasıl windows veya osx kullanıyorsun, nasıl bilgisayar kullanıyorsun, bu yazıyı nasıl okuyorsun onu ben anlamıyorum.donanım uyumluluğu:"ortalama kullanıcı"nın pek-de-yaygın-olmayan veya en-kalitelisinden-biraz-daha-ucuz kimi donanımlarla yaşadığı uyumsuzluk sorunları linux sürücüleri yazmayacak veya donanımlarının spesifikasyonunu açıp başkalarının sürücü yazmasına olanak tanımayacak kadar umursamaz firmaların kabahatidir, linux geliştiricilerinin kabahati değildir. bugün herhangi bir donanımın eğer linux çekirdeği üzerinde çalışıyorsa yüksek ihtimalle bu hiç bir zorunluluğu olmadığı takdirde spesifikasyonunu bilmediği bir donanıma oturup sürücü yazmış bir linux sever "nerd"ün (hani şu sandalet giyen, sivilceli falan) sana sunduğu bir karşılıksız nimet, yahut linux'den çıkarının ne olduğunu, linux ve diğer açık kaynaklı çekirdeklerin geleceğinde nelerin olduğunu bilen ve onları umursayan ve kendi ürünlerinin bu çekirdeklerde tıkır tıkır çalışmasını isteyen bir firmanın son derece doğal yaklaşımının ürünüdür. spesifikasyonu bilinmeyen donanıma sürücü yazmak* da deveye hendek atlatmanın bilgisayar bilimindeki dengidir ve inan çok, çok zor bir iştir; lakin bugün binlerce donanım için becerilmiştir, sonuçlar bedavaya emrine amadedir, bu bir mucizedir.bugün herhangi bir modern distro'yla gelen linux çekirdeğinin donanım uyumluluğu kabiliyeti default kurulumda sürücü cache'inde hiçbir sürücü olmayan ve üstüne hiçbir sürücü kurmadığın bir windows'dan çoğu zaman daha iyidir. yeni aldığın bilgisayarına hazır kurulu gelen windows'unun tüm donanımını tıkır tıkır tanımasının nedeni windows'un müthiş bir donanım uyumluluğu kabilyetine sahip olması değil tüm donanımın için gereken sürücülerin microsoft'la arasından su sızmayan firmalarca yazılmış ve sürücü cache'ine kurulmaya hazır şekilde yüklenmiş olmasıdır. yakın gelecekte linux tabanlı işletim sistemleri masaüstü piyasasının %15 gibi kritik bir kısmını elde ettiğinde hiç bir firmanın linux sürücüsü yazmamak veya spesifikasyonlarını açmamak gibi bir lüksü olmayacağından uyumluluk şikayetleri tarihe gömülecektir. ve bu linux bu %15'e falanca firmayla yaptığı anlaşma, milyar dolarlık reklam bütçeleri, patentler, vesaire ile değil büyük ölçüde geliştiricilerinin, test edenlerin ve kullanıcılarının gücüyle ulaşacaktır. donanım uyumsuzluğu konusunda ağlayıp sızlayacağına şunları yaparsan bu yolda bir fark yaratmış olursun, çorbada tuzun olur. yapmazsan canın sağolsun:1) linux destekli donanım al, sorun yaşama. bilgisayar almadan önce allahaşkına iki gugıl yap da parçaları nedir, uyumlu mu değil mi öğren. en fazla birkaç saatini alır; hem başın ağrımaz, hem de linux destekli donanım üreten firmaları desteklemiş olursun. zaten parçalarıyla ilgili bilgi sahibi olmadan bilgisayar alıyorsan bunun sonuçlarına hangi işletim sistemini kullanırsan kullan katlanmak zorundasındır. 2) kernel geliştiricilerine ve donanım uyumluluğuyla ilgili projelerde çalışan insanlara başka hiçbir türlü yardım edemiyorsan bağış yap. 3) kullandığın donanımı üreten firmalara linux desteği ve açık spesifikasyonlar için baskı yap ve umursamayan firmaları sen de umursama, ürünlerini alma. firmalar tipik olarak sadece parayı umursar ve senin yüzünden para kazanamazlarsa seni de umursamak zorunda kalırlar. 4) donanım uyumluluğu veritabanlarına donanımınla ilgili bilgi gir ki başkaları bu bilgiye kolayca erişip donanımı çalışacak mı çalışmayacak mı öğrenebilsin.5) yeni çekirdek versiyonlarını sürekli olarak takip ve test et. terminal / komut satırı / ay ay eyvah klavyeye dokunmak zorunda kaldım:anlıyorum, gui'lerle büyüdün, elin kalemden önce mouse tuttu, bir şeye tıklamadan bilgisayarın bir eylemde bulunmasını beklemiyorsun, falan filan, hiç bunun nedenlerine, neden iyi neden kötü olduğuna falan girmeye gerek yok: bugün eğer linux tabanlı bir işletim sistemi kullanmak istiyor ve hiç komut satırı istemiyorsan ve donanımın da sürücü derlemeni gerektirecek bir uyumsuzluğa sahip değilse (yani çok şanssız değilsen veya bilgisayarını almadan önce oturup iki gugıl yaptıysan) al sana kapı gibi üç seçenek:1) mepis2) ubuntu + automatix3) linspirekonu kapanmıştır.

kendi hard diskimde bir türlü değişiklik yapmama izin vermeyen işletim sistemi. mesela; windows çöktüğü zaman açarım linux' la* gerekli dosyaları başka partition'a atarım gibi lüxleri bana haram etmiştir. bir türlü kendi kendime izin veremediğim için sokarım save game' ine de bookmark' ına da diyerek bütün çabalarımın heba olmasına neden olur. vardır bir yolu ama internet bağlantısını da kuramadığım için google amcaya da soramıyorum... bu nedenlerden ötürü biraz daha kullanıcı dostu olmasını istediğim işletim sistemidir bu arada...(bkz: linux özürlü)

kesinlikle korkulacak bir işletim sistemi * çekirdeği * değildir. sadece birkaç saat verip bikaç döküman-kitap okumak yeterlidir.şu bacılarımız unix çalışacak fırsat buluyosa kesinlikle herkes linux öğrenebilir.http://www.flickr.com/...pa/167011568/in/photostream/http://www.flickr.com/...pa/167011569/in/photostream/

linux ne kadar isletim sistemi ise, peynir de o kadar uzay mekigidir.

google gibi ise yaramayan bir firmanin, it altyapisinin cogunu tasiyarak hic bir ise yapmayan kernel. hayir anlamiyorum ki ise yaramasi icin ne yapmasi lazim, mavi ekran mi versin? ne yapsin?

workstationlarda kullanilmamasi gereken cekirdek. webserver falan yapacaksin, o kadar. 2000 kusur senelerine gelmisiz, boyle kullanissiz sey olmaz. program install etmeye kalkarsin, oinkoink paketi isterim der, gider oinkoink v2.46657 bulur yuklersin, bu sefer de 2.46658'den asagisi ile calisamam der, oinkoink 2.46659 bulursun, ama install etmek icin eskisini silmen lazim der, onu silmeye kalkarsan da bu paket filancaya lazim, silersen olmaz falan der. oinkoink 3.1 cekersin, bu sefer de zink 4.66 der ki ben oinkoink 3.1 desteklemiyorum, zink 5.0 ve uzeri yuklemelisin... tabii bu arada bu paketlerin kullandiginiz dagitimin surumune uygun olanlarini bulmaniz gerek, oyle daha eski ya da daha eski surumlerden biri icin olani cekerseniz ise yaramayabilir.linux tabanli sistemlerde gui ile calismak kesinlikle ve asla windows'un rahatligini, islevselligini, tutarliligini saglayamaz, hicbir zaman olmamistir, hicbir zaman da olmayacaktir.bazi savunucularinin da küstahlikta sinir tanimadigini da eklemek istiyorum (keza tahmin ediyordum 10 dakika gecmeden cikar boyle tipler diye)

(bkz: boyle buyurdu zerdust)

bu cekirdegi icinde bulunduran debian tabanli dagitimlarda [debian ubuntu knoppix vs] , gentoo tabali dagitimlarda, ve hatta fedoralarda kimi bilgi fakirlerinin sandigi gibi birsey kurmak icin versiyon versiyon program pesinde kosturmak diye bir husus yoktur. acarsiniz synaptic i yum u, hangi uygulamayi [20000 tane falan oluyor seceneklerin arasinda] kurmak isterseniz tiklarsiniz, o uygulamanin calismasi icin sistemi herhangi bir dengesizlige sokmamayi garantileyerek kurulmasi gereken ne varsa kurar. bu paketlerin saglamligi, calisirligi, kesinlikle kurulabilir oldugu binlerce insan tarafindan denendiginden guvenle kullanilabilir, bu guveni de bosa cikarmamislardir.ama tabi omru hayati arastirmadan bilmedigi konular hakkinda ahkam kesmekle gecen, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak tabirine en has ornek olusturan, dusmanimin basina bile akil hocasi olarak gitmesini istemeyecegim insanlardan okudugum sacmaliklar, hakikaten insanoglunun boyle bireylere ragmen bu noktalara gelebilmis olmasinin cok buyuk basari oldugunu dusunduruyor bana.rahatin ne, rahatsizligin ne, islevselligin ne , tutarliligin ne oldugu konusunda zerre ornek ve kanit sunamadan yazilan yazilar en fazla yazarina nasil birisi oldugu konusunda etiket olur. yapilan genellemelerin guzelligi de kisinin ortaya biraktiklarinin uzerine sos olmaktadir.

bu olay biraz fb-gs muhabbetine döndü ve kisir donguye dogru gidip geliyoruyumsuzluk var deniliyor, kimse yok diyemiyor sadece soyle yaparsan boyle yaparsan cozulurflash kartimi bile cart diye sokup cikaramiyorum diyorum, bu olay kullanici hatasi oluyor birden!yani kac kisi windowsta her zaman guvenli kaldir'a tiklayip flash kartini cikariyor ki hem usb 2.0 ile birlikte flash kartinizi veri aktarimi yoksa cart diye cikarabilirsiniz, bu oyle kullanici hatasi falan da degildir, eklersin ondisconnected/onconnected eventlerini olur biter-linux bu kontrolu eklememisse bu kullanici hatasi da degildir-ama linuxda kullanici hatasi ise o ayri, onlar mount/onmount ile ugrassinlaryada bazilarinin dedigi gibi sadece bu olay icin ekstradan baska bir program yuklemek gerekiyornot:acaba bu ekstradan mount-unmount olayini yapan programin da versiyonlari var mi :)neyse linuxculer oyle windowscular boyle takilsin, anladigim kadariyla -bir windowscu olarak ben de dahil-linuxculer windosculari, windowscular da linuxculeri anlamiyorolaylara bakis acisi biraz degil cok farkli...

cd, flash disk ve diger plug-in calişan cihazlarin user friendly distro cephesinde -fstab ve kankalar sagolsun- otomatik mount edildigi distrolarin kernelidir linux. windows'da da sizden istedigi guvenli kaldirma olayi aslinda bir unmount'dur. lakin işlemler memory'den diske synch edilirken, tam fat'in alt ust edildigi on en degerli anda diskine rohan diye asilan genc, diskindeki dosyalari bulmayi nasil bekler? sonra google'a "disk recovery" yazmayi bilebildigi kadar bekler ancak. linux en azindan kullanicilari bu bilince eriştirmek ister. istemeyen diskini eline alsin, o sorun degil tabi.gene ekliyorum: 15 dakika kullananlarin yorum yapmamasi gereken işletim sistemi kernelidir linux. her distrosu ayri guzeldir. biraz vakit ayiran, emek harcayan istedigi kadar konuşsun.

sözlükte hayvan kadar kullananı(saydım, tam 1021 kişi) olan şey. ( çekirdek mi desem, işletim sistemi mi desem,...)sozluk yazarlarının bazıları linux hakkında o kadar şey biliyorlar ki (ya da ben bilmediğimden bana öyle geliyor) toplanıp bir araya gelseler pardus gibi bişey yaparlar... valla ben linux hakkında yazarların yazdıklarının yalancısıyım.

flaş kartlarını takıp çıkarttıktan sonra indirmiş oldukları pron resimlerin neden yarım olduğunu anlamayan, "senkron/asenkron" kelimelerini bilmeyen, işletim sistemlerinin süpermen edası ile işlemleri ışık hızında yaptığını sanan bazı dallamaların,ne olduğunu anlayabilmesi için çok uğraşması, tonlarca kitap yutması gereken işletim sistemi çekirdeği

windows kullanan moron, linux tabanını kullanan adamdır diye düşünen gerizekalıları da bünyesinden bulunduran açık kaynak kodlu, iyimser bir işletim çekirdeği tabanı kökeni peynirli tombi tadında uzay gemisi. anlayamadığım şey, misal suse, 80€ ya satılır kendisi. heh, x de windows moronu, ama kutusunu gördü, böyle yeşil yeşil, kocaman, iştahı ve merakı kabardı. gitti aldım. 500 sayfalık bir kitap çıktı içinden, söylenilenleri yaptı, hard diski uçtu (moron işte), 80€ verdim ben buna, sikerim böyle işi demez mi bu moron? hmm ortalama bir kullanıcı olayım, gideyim googlea bakayım, heh oradan çözerim diye hırs mı yapsın? hadi gitti çekti, iso miso halletti bi şekilde. para falan da vermedi. gene çalıştıramadı bu gerizekalı moron. şaka gibi, sonra dolaştı falan, baktı, ne deniyor, -> driver yaz,-> distroları takip et-> distrowatch varmış onu bul-> sonra 2-3 saatini ver, git uyumlu alet al,-> driver yoksa bunu linuxa verme, firmasına küfür et-> oyun oynayamıyorsan git microsofta kız, oyun üreticelerine kız, ama linuxa bok atma, çünkü o çok temiz.-> iki tane komut giremiyorsan amına koyim zaten senin, mausla büyüdün, biz dosla büyüdük ya, adamız biz, sen bir sikim değilsin, siktir git moron olarak kal.fazit: öncelikle ''keygen bulan, oyun krelkeyebilen, info dosyalarını takip edebilen biri ol, sonra epey bişiler bul, onlarca saat, gün bu yeşil kutulu şeyin karşısında otur, bak, çözeme, çıldır. yardım istediklerin sana moron muamelesi yapsın. hardwareini değiştir, dünyayı değiştir, kendini değiştir, özgür ol.bak dağ bayır, çayır çimen, özgürsün, kooooş kooooş, ne, acıktın mı? geyik bilader geyik, sen kullanırsın, edersin, yaparsın, zaten sorun olmaması, olamaması değil, herkese göre olamamasıdır. hayri(30): abi bunda porno nasıl editleniyor?murat(18): kantır strayk nası olcak şimdi?vehbi(19): root ne amına koyim?(kamil(24): sikerim linuxu, ne lan bu.aha sen bunu değiştir, gel, ben satın alırım, özgür olması şart değil, çalışsın sadece.

insanlarin kullanmak zorunda olmadigi işletim sistemlerinin cekirdegidir linux.begenmeyen, caba sarfetmek istemeyene zorla dayatilmayandir. hoşgoru yoludur.isteyen windows'unda istedigini aliştigi şekilde yapabilir. elindeki bilgisayarla daha degişik işler yapmak isteyenlere ve degerli vaktini harcayacaklara linux oneriyoruz.

windows kullanan moron, linux çekirdekli bir işletim sistemi kullanan ise adamdır diye düşünen gerizekalıları bünyesinde nicedir barındıran, fakat özellikle son yıllarda ubuntu gibi "kullanıcı dostu" dağıtımların etrafında oluşan ve çok da hayırlı olan "isteyen istediği işletim sistemini kullanmakta özgürdür, biz sadece linux ve etrafındaki diğer projeleri mümkün olduğunca iyileştirmeye bakalım" söyleminin ağırlık kazandığı baharatlı tombi.okuma yazma bilmeyenlerin, "mouse'la büyümenin iyisine kötüsüne girmiyorum, tamamen gui tabanlı alternatif istiyorsan al bak şu seçenekler var" tabirinden "bir sikim değilsin, siktir git" meali çıkarabilenlerin, "windows kullanan morondur linux kullanan adamdır" gerizekalılığını "işte ahbap siz pis linüksçüler hepiniz böylesiniz" çamur-at-izi-kalsıncılığı ve siz-biz ayrımcılığıyla bizzat kışkırtan ve sabitlemeye çalışanların da kullanabileceği, bir gün kullanmalarından şahsen memnun olacağım, ama kullanmazlarsa üzülmeyeceğim tombi.çünkü herkes istediği işletim sistemini kullanmakta özgürdür, bu bu kadar basit, tartışılamayacak kadar basit bir şeydir. bugün ubuntu, mepis, fedora gibi dağıtımlar sayesinde tamamen bedavaya (80 euro'ya değil, bir boş cd parasına) son derece modern bir işletim sistemi kullanıp linux'un ve özgür yazılımın gelişimine katkıda bulunabilinecekken alışkanlık bozmama, yiğitliğe bok sürdürmeme, vakit darlığı, donanım uyumsuzluğu (ki son derece geçerli bir sebep olabilir, ama hakkında yapılabilecek şeyler vardır, saymıştık, yapmayanın da canı sağolsun demiştik) gibi nedenlerle linux'tan uzak duran "ortalama(nın biraz üstü) kullanıcılar" ise muhtemelen birkaç yıl sonra windows ve mac os'in drm, trusted computing, donanım kontrollü online aktivasyon, 1gb ram ve 2000mhz işlemciden aşağısını bilgisayar olarak görmeme gibi güzelliklerle dolu dünyasından kaçmak isteyecekler ve bir alternatif arayacaklardır. biz utanmaz linux elitleri bu birkaç yıl içinde halihazırda var olan bu alternatifi iyice geliştirmeye uğraşacağız ki kapımıza geldiklerinde bu kez kendilerini daha az hayal kırıklığına uğratacak, veya hiç uğratmayacak bir sistemle karşılarına çıkabilelim, kantır strayk da oynayabilsinler, porno da editleyebilsinler, şeker de yiyebilsinler.ama yine de özgür yazılım dünyasının "herkese göre" bir işletim sistemi yaratabilmesi olasılığı levis'ın "herkese göre" bir pantolon üretebilmesi olasılığıyla aynıdır. işletim sistemleri dahil olmak üzere hiçbir alanda hiçbir zaman herkesin ihtiyaçlarına uygun bir tek bileşik ürün olmayacaktır, her zaman çoğul ihtiyaçlar için çoğul çözümler olacak ve bu çözümler rekabet edecektir. bu çoğulluğun içinde de herkes istediği seçimi yapmakta özgürdür, fakat seçmediği seçeneklere cehalet içinde çamur attığı ve şu ya da bu seçeneği seçmekle edinilen yapmacık sosyal konumlanma kalıplarını onaylayıp güçlendirdiği takdirde alacağı karşılıkları sindirmeyi ve sonrasında daha bilinçli hareket etmeyi bilmelidir.

cok uzun tartismalara yol acan cekirdektir artik kendisi.bu cekirdegin son zamanlardaki versiyonlarindan birinin* guzel bir haritasi bulunmaktadir;linux nedir, ne degildir icin buraya bakmak faydali olabilir: http://lug.oregonstate.edu/...&y=287.5&zoom=1bir de soyle bir sey harita yapilmis, herkesin gozdesi bas harfi windoze olan sistem icin:http://uploadplus.com/quickupload/65.jpgola ki resim silinir, malum public bir hosta benziyor diye kendim de upload ettim bu harikulade calismayi, ustteki link calismazsa buraya bakin:http://bora.ai.com.tr/65.jpgikinci resim isin geyik kismidir, fakat her sistem belirli bir takimin elinden geciyor, test ediliyor,binbir turlu islemden sonra sunuluyor.burda oturup "bu kernela su fonksiyon yeni eklenmis kicimin kenari", "bunun su tarafi kotu", "oburunun su fonksiyonu calismiyor" vs. demek sidik yarisi yapmaktan ote bir sey degildir.bence iş sistemde degil, onu kullanandadir.kullanan "iyi super bir numara" diyecek, kullanamayan flash kart ureticileriyle akraba olacak belki, ha bir de birileri bazi cikar* iliskilerinden dolayi gozu kapali "su kesinlikle bir numaradir kraldir padisahtir" diyecektir.

ekşi sozluk'un hem linux hem de windows'tan daha ustun oldugunun ispati icin:http://www.sourtimes.org/stuff/poster_preview.jpg *avrupa yakasi'ndan burhan'in tabiriyle: "şoyle gorsel bir harita olabilirse daha iyi anliyacegim"

Rasgele

+ yere dusen nesneyi ayakla almak
+ koktu bu ayaklar
+ belki yarin belki yarindan da yakin
+ yazlikta bisikletin onunu kaldirmak
+ relative address
+ ebeveynlerin sigara icildigini ogrenmesi
+ sarazenler
+ klise laf
+ citir erkekler
+ welcome to the machine
+ klemens
+ sevgilinin yaninda biriyle sevismenin heyecani
+ dosyalar kopyalaniyor
+ haloti
+ cavedog entertainment
+ buyu
+ redprof
+ fell in love with a boy
+ vize basvurusunun geri cevrilme nedenleri
+ eidos

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam