|
|
okunulası ve bilinilesi şeylerdir, hem muhabbetleri güzel olur hem de hemen hemen hepsinde gerçeklik payı vardır... en meşhurları kennedy suikastıdır, hatta ve hatta yakın zamanda discovery channelda suikastın 2 raporu ayrı ayrı açıklanmış ve olayın nasıl ört bas edildiği gösterilmiştir...
(bkz: komplo teorisyenleri)
bütün dünyanın bana karşı olması durumu.şöyle ki nisan ortası askere gidiyorum, hemen akabinde piyasaya release edilen şeyler:star wars episode iiithe hitchhker's guide to the galaxygrand theft auto: san andreas pcharry potter and the half blood princenfl draft 2005
gözle görülür deliller ile kanıtlanmamış olmasına ragmen, tam tersine olmadıgı ispatlanamayacak mantıga uygun olması gereken paranoyak insanların iştigal ettigi konular.
aslinda bu sozluk de bir komplo! dedirtesi bir şey!
"bu cumledeki komplo teorisini dusunen ben degilim."
dünyada ilk defa su sitede açıklanmis olan komplolarhttp://www.ozeldedektif.com/komplo.html(bkz: joseph erdem)
(bkz: oglak muharremin kuzu olmasi)
"komplo teorileri türklerin tarih felsefesidir".şerif mardin
şu son terörist saldırısı hakkında bir arkadaşımın teorisi:olayın arkasındaki sorumlular çinlilerdir;bush,nam-ı diğer "çocuk bush,biliyorsunuz babası artık başkan değil" (bkz: reha muhtar) iktidara geldikten hemen sonra,amerikan istihbarat uçaklarından birisi çin sınırları içinde düştü ya...amerikalılarda israrla uçağı geri talep ettiler...bu olayla çin "al sana uçak!" mesajı vermiş oldu.diyor arkadaş...(bkz: dermişim)(bkz: pişkinlik)
bütün bu wtc olaylarını özel efektlerle sırf reklam olsun diye yapılıyor, yakında yeni bir film* girecek alemlere..
(bkz: tirtillar asla kahverengi bot giymezler)
(bkz: doğu perinçek)
(bkz: komplo teorisi)
(bkz: moon truth)
turkiye için dizayn edilmiş türkçe q klavye, meslek hastaliği olarak da bilinen carpal tunnel syndrome'u hizlandiriyor.(bkz: bence)
saplantı haline getirildiğinde kişinin hayattan alacağı 3 gram zevki de burnundan getirecek şeyler.paranoya ile şizofreninin kesiştiği kavşakta doğmuşlardır, zaman geçtikçe envai çeşidi hasıl olagelmiştir.kişinin başına en büyük bela olabileceği haller arasından çarpıcı bir örnek olarak :'kişinin gece 2 itibariyle tanıştığı ağır makyajlı, gizemli ve bir o kadar da cazibeli dişi kişinin, böbrek satışından kırılacak parayı ortaklarıyla paylaşacak organize suç örgütü üyesi olma ihtimalini düşündükten sonra, kendini sabah buz dolu bir küvette uyanırken düşünüp erkenden yolunu alması hali',verilebilir.
dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok sevilen ve inanılan teoriler. bir sohbet ortamında özellikle iyimserliğini kaybetmiş orta yaş üstü kadın ve erkeklerin konuşmalarını süslerler. bir çoğu safsata olup basit ve diğer faktörlerin gündeme getirilmesiyle etkililiğini yitirecek kanıtlara dayanır. olaylar hakkında düşünmeyi kolaylaştırmasından olsa gerek bu teoriler çok popülerdir. tek bir olay hakkında birbirine benzer ve aynı delillere dayanan ama farklı sonuçlara ulaşan bir çok komplo teorisi bulmak olasıdır. bu da dost sohbetlerine ayrı bir "derinlik" katar. genelde bu derinlikte normal atmosfer basıncında düşünüldüğü gibi düşünmek imkansızlaştığından herkes kendi teorisine daha bir bağlanarak ayrılır sohbet ortamından. beyni dikkatli analiz konusunda tembelleştiren ama yaratıcılığı körükleyen egzersizlerdir.
http://spaces.msn.com/members/komploteorileri/
ilginç ve sağlam doneleri olan bir örnek:1960'lı yıllarda ruslar, uzaya ilk kez insan gönderdiler. amerika birleşik devletleri'nin de bu atağa bir şekilde karşılık vermesi ve soğuk savaş'ta dengeleri kendi lehine çevirmesi gerekiyordu. teorisyen bill kaysing'e göre, nasa'da çalışan bilim adamları, radyasyon düzeyi yüzünden ay'a adam yollamanın imkansız olduğunu anladılar. bu nedenle las vegas'ın 160 kilometre kuzeyinde, koskocaman bir sahne kurdular ve ay'a adım atma hikayesini böyle gerçekleştirdiler. ama ne yazık ki hata yaptılar. neil armstrong'un, ''insan için küçük ama insanlık için büyük bir adım.'' sözünü duyduğumuz zaman, görüntü kristal gibi netti. ayrıca ay'daki çekim kuvveti, dünya'dakinin altıda biri olduğu için, armstrong'un adım atarken, yerden iki metre yükselmesi gerekiyordu. ama uflaya puflaya, azıcık havalanarak adım atması, armstrong'un aslında ay'a gitmediğini, görüntülerin dünya'da çekildiğini ve yavaş çekimle gösterildiğini kanıtlıyor. teorinin doğruluğuna kanıt olabilecek bir başka olgu da, ışık konusu. 144 milyon kilometre mesafeden gelen güneş ışığında, gölgelerin paralel olması gerekir. ama yüzey fotoğrafları, kaya gölgelerini sanki stüdyo ışığında çekilmiş gibi gösteriyor. üstüne üstlük, fotoğraflara göre, güneş'in yansıması, astronotların vizörlerinin %25'ini kaplıyor. bu da, astronotların yanı başında, kocaman bir ışık kaynağı olduğunu kanıtlıyor.
son on yilda, daha önce hiç çikmadigi kadar çok üretilen, ates olmayan yerden duman çikmaz atasözümüzün körükledigi, gerçekligi ispatlanana kadar koyu muhabbetlerin tatli mezesi olarak kalacak olan teoriler. öyle sevdik öyle sevdik ki biz bu teorileri, artik annemize babamiza bile "ulan yoksa...acaba...olur mu ki?" diye bakar olduk. matrix olduk hepimiz. bir yere kadar dadindan yinmayan bu muhabbetler (ne acidir ki dadindan yinmamasi bu arada), artik fasizan veya demokrasi karsiti söylemlerin en büyük destekçisi haline gelir oldu.bugün komplo teorisi diye arama motorlarina girildiginde antisemitik söylemlerden geçilmez oldu. demokrasi ve cumhuriyet degerlerinin aslinda "united states" in kendi hegemonyasini, kendi dümen suyunu döndürmesine yarayan, sümüklü bir deger olduguna dem vuruluyor, aslinda amerika' nin dayattigi demokrasinin gerçek demokrasi olmadigi unutularak. unutulan tek sey bu da degil elbet. amerikanin aslinda aya gitmedigini, kuleleri amerikanin bizzat kendisinin yiktigini, dünyayi gizli ailelerin yönettigini, yönetenlerin aslinda bizim görmedigimiz kisiler oldugunu, hepimizin matiz matrix oldugunu "dadindan yinmayan bir halde sunmak", sanal siyasi-gerilim filmleri "biçiminde" piyasaya sürmek bizleri bir sekilde eylemsizlige sürüklemiyor mu? hadi diyelim ki hepimizin matrix oldugu kanitlandi, kuleleri amerika yikti yüzde yüz. eee? kim ne yapiyor? bunlar ballandira ballandira sagda solda anlatilip, nihayetinde catharsise ulasilmiyor mu? susan sontag' in "savaslarla ilgili görüntülerin çok fazla görüntülenmesi yüzünden, insanlar bunlara karsi gerçek duyarliliklarini yitiriyorlar. çünkü bu görüntüler karsisinda yeterince üzülerek duygusal olarak saglanan arinma, toplumu eylemsizlige götürüyor" savi, komplo teorilerinin yarattigi etki ile uyusmuyor mu? komplo teorilerini ele alip isleyen ve eylem gösteren kisiler de nedense,(?) çogunluk olarak radikal dinci veya fasist kesimler. hani sanki bu kitleler biraz daha galeyana gelsin de, biz de bir müdahale edelim, "demokrasiyi" getirelim gibi bir durum kokmuyor mu ortalik? kavgamin su aralar bu kadar çok satmasinin sebelerinden biri de fasizan söylemlerin komplo teorilerinden destek almasi degil midir? çok uzak olmayan bir gelecekte mehmet agar' i da liberal milliyetçi olarak basbakan koltugunda görecek olmamiz su anda sadece bir kehanet olarak mi kalacak? yoksa ben mi çok komplo teorisi üretiyorum? hay karamba karambita...
http://www.yenisafak.com/...005/subat/05/tkivanc.html
bazen gerceklerden daha makul olabilirler. (bkz: http://www.neiu.edu/~ayjamess/hmmm.htm#main)
aya inilmedi aslında stüdyo çekimidir diyenler.http://www.dprins.demon.nl/moonhoax/exmoonhoax.html
hemen üretelim. cnbc-e' de yayınlanan "er" dizisinde sürekli olarak sıfır negatif kana ihtiyaç duyulmaktadır. hemen her bölümde 4, 5 ünite sıfır negatif hiç sorunsuz bir şekilde bulunur. normalde bulunması oldukça güç olan, hatta bu yüzden hayatını kaybeden pek çok insan varken, nedense o dizide bulunması hiç de zor değilmiş gibi bir izlenim yaratılmaktadır. acaba üç yüz milyona yakın bir nüfusu olan amerika'da çoğu insan bu gruptan mıdır da sorun çıkmamaktadır, yok değilse yaratılan bu imaj, organ mafyaları için ya da bazı önemli sıfır negatif kan grubuna sahip acil organ nakline ihtiyacı olan şahsiyetlere organ sağlamak için midir? sıfır negatif nasıl olsa bulunabilen bir kan grubu diye düşünerek kan vermeyen insanların sayısı artarsa, kan bekleyerek ölecek insanların sayısı da doğal olarak artacaktır ve ölen insanların organlarının transferi de kolaylaşabilecektir zira...
netten calip cirptigi yalan yanlis bilgileri kitap haline getirip bak ben neler biliyorum edasiyla arastirmaci gazeteci gecinenlerin son tutundugu dal. (apokalipse kiyametin gizli tarihi_ aydogan vatandas)
(bkz: rusyanin suudi arabistana saldirmasi)(bkz: amerika nin suudi arabistan a saldirmasi)
(bkz: harun yahya nin evrim gecirmesi)
konunun güncelliği açısından hemen sıcağı sıcağına bir tane üretmek gerekirse;aslında teskerenin mecliste kabul görmemesi; demokrasi, insanlık onuru gibi ulvi değerler yüzünden reddedilmedi.. teskerenin kabul görmemesi, iktidarın yeni ek vergiler ve ultra zam pakedini "bakın teskereye hayır dedik devletin ekonomisi çökmesin diye bunları yapmak zorundayız" bahanesiyle yürürlüğe koyabilmesi, seçim öncesi vaatleri ve görüntüsüne ters düşmemesi için kurulmuş bir komplodur.. aslında teskere eninde yada sonunda bi şekilde kabul edilecek, gelen vergi ve zamlar da yanımıza kar kalacaktır..yasal uyarı: filmde* kullanılan karakterler tamamıyla hayal ürünü olup, gerçek kurum, kuruluş ve kişilerle bağdaştırılamaz..
misal: komplo teorileri kitleleri salaklaştırmak için kapitalist düzenin ürettiği teorilerdir. *
bence en iyisi ''fransız ihtilalini ingilizler yaptırdı.niye mi? amerikalıları bağımsızlığa kışkırtan fransızlara ders vermek için''
"herkes bize düsman", "türkün türkten baska dostu yoktur" gibi türkiye'de ihtiyac fazlasiüretilen teorilerdir.
erol mütercimler'in aynanın arkası programında yer verdiği teorilerden oluşan kitabı. komplo teorilerinin paranoya ya da uydurma denecek kadar basit olmadığı, olaylara farklı açılardan yaklaşabilmek için gerekli bir zihin cimnastiği olduğu belirtiliyor. ilgi çekici çok fazla konu var.
son on günde suez kanalından* geçen çinden kömür yüklemiş 5 geminin de yanması, akıllara amerikanın uydu silahları aracılığıyla bu gemileri yakmiş olmasi ihtimalini çağrıştırmakta.
sadece inanmak isteyenler için yaratılmış yapay gerçeklerdir. asıl gerçeğin belirsiz olduğu durumlarda ortalığı biraz sakinleştirmek için veya inanılması çok zor olan gerçeklerin akıl sağlığımızı fazla yıpratmaması için üretilirler. bunlar, çok kolay tüketilen, biri bittiğinde hemen bir yenisi talep edilen malzemeler oldukları için kelime haznelerimize tekil değil çoğul olarak yerleşmiştir. bazen arz, talebi karşılayamayabilir. bu gibi durumlarda gerçekler didiklenmeye, hakikatler araştırılmaya başlanır. ama çoğu zaman, bu mecburiyetten doğmuş isteksiz çabalar hiçbir sonuç vermez. zaten sonuç verse de insanlar tatmin olmaz. onlar gene talep etmeye, başka şeyler duymak istemeye devam ederler. bu böyle hassas bir dengedir. ilginçtir ki bu denge hiç bozulmaz. boşluğun havayı vakumlaması gibi, gerçeklerdeki açıklar da işte bu malzemeyle dolar. otomatik ve doğal bir süreçtir bu. yerçekimi kanunu misali yaşamın bir parçasıdır. tehlikeli bir yanı vardır ama. bazen doğru olma potansiyelindeki mantık pek sorgulanmadan hemen kabullenilebilinir. bir de kulaktan kulağa yayılırsa bu mantıktan uzak teori, işte o zaman kanserli hücreler veya küf bakterileri gibi çoğalır, sarar etrafını asıl gerçeğin. bunları temizlemekle harcanan vakit ise toplumun huzuruna, refahına ve gayri safi milli hasılasına etki eder. zamanı az olan toplumlar için sakıncalı bir durumdur bu mantığını sorgulamadan hemen atlama olayı. halk arasında, arkadaş çevresinde ve terminolojide bu durum "sazanlık" olarak bilinir. kötü amaçlı kara kalpli zihniyetlerin elinde bir provakasyon silahına dönüşebilir bu teoriler. bu yüzden üretirken ve tüketirken her zaman mantığını sorgulamak, içine sindirmek, anlamak, ve en azından bayramdan bayrama da olsa, elimize bir çukulata kutusu alıp, kafatasının duvarları arasında artık yalnızlıktan canı iyice sıkılmış o organın kapısını tıklatıp ziyaretine gitmek gerekir.
ekşi sözlüğü, halkın nabzını tutmak için amerika'nın kurdurduğunu iddia etmek bir komplo teorisidir. ve de ayıptır. (bkz: çaktırma gerçekleri sadece ben biliyorum)
yurdum insanının büyük zevklerindendir.pespaye bir antisemitizm ve zenofobiyle servis edilir bu leziz yemekler.son komploları anlatan kitaplar onbinlerce satar ve televizyon kanallarının telefon hatları kilitlenir hulki bey'in sakalları uğruna...dinleyen müptelası olur bu komplo hayallerinin ve bu yüzden eline kalem alan herkes israil hakkında "fevkalade ilmi" zırvalarla dolu kitaplar yazar.memleketimin insanları böylece daha da faşistleşir,yozgat sokaklarında gezen ülkücü genç bir anda sevr'de hayal eder kendini ve içinden geçirir: "zamanlar değişti adamım,sevr her yerde!""uyanık olalım,türk'ün türkten başka dostu yok","patrikhane vatikan olacak"....ve endişeli bir suserın aklına da o pırıl pırıl sabahları gelir weimar cumhuriyetinin,"anavatanımızı çaldılar!","yahudi komplosu","mukaddes reich toprakları" diye böğüren hayvancıkların on yılda badem bıyıklı onbaşılarıyla tüm zamanlar en adi,en rezil,en vahşi idaresini nasıl kurduklarını düşünür.komplo teorileri...eh evet nasyonel sosyalizmin -sahi türkiye'de düz nasyonalistten de,nasyonel sosyalistten de bol miktarda mevcuttur,şimdi de elma ittifakı mı,armut ittifakı mı bir teşkilat kurmuşlar- ruhudur onlar...
her tür pisliğin altından derin devleti tombala çeker gibi çekip çıkartmak, ülkemizdeki yaygın komplo teorilerine bir örnektir.
(bkz: #9386958) **
(bkz: chemtrials)
tanrı insanları yaratırken beyinlerinin yüzde on gibi bir kısmını yaşamlarını sürdürebilmeleri ve iyileştirebilmeleri için onların hizmetine bırakırken kalan yüzde doksanını kendi hesaplarında kullanmak için ayırmıştır. bir nevi global computing ya da grid örneği.
menzilcilerin de cesit cesit anlattigi kurgular. su siralar benim favorim olan berber muhabbeti tadinda olani ise söyledir, uday huseyin ikinci körfez savasindan önce, paralarina bankalarda el koyulacagi icin, güvenilir bir ülkeye yollamak ister. bu para dedigim de ben diyeyim 20 sen de 40 milyar dolar (oha) (bkz: dunyanin en yuzeysel adami). savas patlak verince, gizli bir operasyonla tirlarla paraciklari tayyip'e, din kardesine yollar. tayyip'de alir bunu anadolu'da bos bir fabrikaya tikar, tavana kadar para doludur, basina da asker dikerler. bunun güvencesiyle o müthis akp hükümeti her cikan kriz sonrasi spekülatörlere, cok tozutmayin, süreriz dolarlari piyasaya yerden toplarsiniz kuru demekteymis. zaten misyoner tüsiad da bunu bildiginden cok sesini cikaramiyormus tayyip ve arkadaslarina. mis, mus. at yalanini...
(bkz: bekar erkeklerin erken olmesi)
ulkemizde taraftarlari her gun artan teorilerdir bunlar. oyle ki, memlekette bunlar artik komplo "teorisi" olmaktan cikti, bazilarinin dupeduz politik inanclari oldular. televizyonda, gazetelerde, halk arasinda bu konular tartisilirken olasiliklar tartisilmiyor. herkes bu teorilerin aslinda dogru oldugundan emin, yani teori diye birsey kalmadi ortada. gecen gun bir kirtasiyede karsilastigim ensesi kalin, jipini kaldirima park etmis abim faksinin gonderilmesini beklerken ordaki calisana ikiz kuleleri aslinda amerika'nin vurdugundan, usame bin ladin'in aslinda amerika'nin adami oldugundan, ladin amerikadaki sirketlerini satsa amerikan borsasinin cokeceginden falan bahsediyordu. karsisindaki de agzini acmis "hadi ya", "vay be"lerle dinliyordu. hicbir sekilde bu iddialarin olabilirligini tartismiyordular.cok klise olacak ama memleketteki bu komplo teorisi sorununu kanimca insanimizin egitimine ve bilgi karsisindaki durusuna baglamak gereklidir. turkiye'de insanlar neden-sonuc iliskileri uzerinde dusunmeye tesvik edilmeden yetisiyor. yurtdisinda, batida da boyle insanlar tabikide var, ama genel olarak batida bence gercekler ve kanitlar daha fazla talep goruyor. komplo teorilerinin popularitesinin ulkedeki siyasi tartismalarin derinligini etkiledigi de ortada.
(bkz: conspiracy theory)
en güzelleri yahudiler'le ilgili olanlarıdır:- israil'de 3 haham sürekli dua ediyormuş. bunların başı şeytanla direkt temas halindeymiş. hatta şeytan bile olabilirmiş.- yahudiler hep ikili yönetirlermiş, hem iktidarı hem muhalefeti ellerinde tutarlarmış. kapitalizm yahudiler'in icadıymış. komünizmi de muhalefet olsun diye çıkarmışlar. tüm dünyayı ikiye bölmüşler. zaten marx da yahudi'ymiş.- marx aslında çok gizli bir din karşıtı örgütün üyesiymiş. yahudi örgütüymüş bu tabi. amaçları insanları dinden uzaklaştırmak, sonra da manevi değerlerini kaybeden insanları daha kolay yönetmekmiş. ilerde tek din yahudilik kalacakmış.- yahudiler kendilerinden olmayanları hayvan olarak görürlermiş. sadece yahudiler insanmış. bu yüzden evrim teorisi diye bir şey uydurmuşlar. darwin herkese siz hayvansınız demiş, insanlar da kabul etmiş. darwin yahudi değilmiş ama yahudi olmak istiyormuş hep.
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |